KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2019/1288 E., 2020/3383 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av. ....'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında 01.01.2009 – 31.12.2010 tarihlerini kapsayan temizlik hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, davalı idarenin isteği üzerine, teknik şartnameye dayalı olarak, 40 yaşını doldurmuş beş işçinin işten çıkarıldığını, müvekkili şirket bünyesinde 01.01.2009 ila 28.02.2009 tarihleri arasında 58 gün çalışan bu kişilere, ilama dayalı işçi alacaklarının tahsili amacıyla giriştikleri icra takibinde, müvekkili tarafından toplam 137.557,64 TL ödeme yapıldığını, işçilerin uzun yıllardan beri aynı işyerinde çalıştıklarını, müvekkilinin en fazla 58 güne karşılık gelen kıdem tazminatlarının yarısından sorumlu tutulabileceğini, diğer borçların davalının sorumluluğunda olduğunu ileri sürerek, 137.557,64 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı idare vekili, sözleşme uyarınca davacı yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin tüm özlük haklarından sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşme gereğince işçilik alacaklarından davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 15.11.2018 tarih ve 1315 E., 1813 K. sayılı ilamıyla, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunan tarafların, dış ilişkide dava dışı işçilere karşı müteselsilen sorumlu oldukları, müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği, somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, yüklenicilerin,
çalıştıracağı işçilerin İş Kanundan ve ilgili mevzuattan doğan tüm özlük haklarından sorumlu oldukları, idarenin bu konularda hiç bir sorumluluk taşımayacağı hükümlerine yer verildiği, bu düzenlemeler dikkate alındığında iş akitleri feshedilen dava dışı işçilerin işçilik alacaklarının tamamından davacı yüklenicinin sorumlu olduğu belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı süresinde, davacı vekilince temyiz yoluna başvurulmuştur. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2019/1288, K. 2020/3383, 3 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama