KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2015/25306 E., 2015/29254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2015
- Tebliğname No
- KYB - 2015/247328
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Kasten yaralama suçundan sanık A.. S..'nın, 5237 sayılı sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2. maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kısa süreli hapis cezasının aynı kanunun 50/1-d maddesi gereğince 4 ay süre ile sinema ve kahvehane gibi yerlere gitmekten yasaklanması seçenek tedbirine çevrilmesine dair Kütahya 1. Sulh Mahkemesinin 30/05/2014 tarihli ve 2013/754 esas, 2014/549 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 29.06.2015 tarih ve 2015/13297–42904 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.07.2015 tarih ve 2015/247328 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50/1-d maddesinde “Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama süresinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlemesindeki özelliklere göre; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katma kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, çevrilebilir.” hükmünün yer aldığı,
sanığa tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırıma çevrilirken, kanun koyucunun amacına uygun, akla ve mantığa aykırı olmayan tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir seçenek yaptırıma hükmedilmesi gerektiği, kanunî, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan, sanığın kişiliğini ve suçun işlenmesindeki özellikleri değerlendirmeden, infazının da denetlenme imkanı bulunmayacak biçimde yükümlülük getirmek suretiyle, yazılı şekilde hüküm kurulmasında; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2015/25306, K. 2015/29254, 21 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama