İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/4598 K.2018/641

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyet hükmü olduğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58/6. maddesi gereğince tayin olunan cezanın…

Esas2017/4598Karar2018/641Tarih22 Ocak 2018Okuma6 dk · 1.185 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2017/4598 E., 2018/641 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ocak 2018
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Hükümler
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.185 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyet hükmü olduğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58/6. maddesi gereğince tayin olunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

1) Katılan ...'in, sanığın işletmeciliğini yaptığı lokantaya müşteri olarak gidip çorba içtikten sonra, gelen hesaba itiraz etmesi üzerine sanık ile katılan arasında tartışma çıktığı, birbirlerine hakaret ettikleri, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın katılanın göğsüne ve yüzüne yumrukla vurduğu, olay yerinden iş yeri çalışanları tarafından uzaklaştırılan katılanın hastanede yatan oğlunu ziyarete gittiği, yaşadığı olayı hastanede bulunan kızı olan tanık S...... anlattığı, bunun üzerine tanık Sultan ile birlikte tekrar sanığa ait iş yerine gittikleri ve polisi çağırdıkları, sonrasında katılanın kalp krizi geçirdiği,

katılan hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 15.05.2013 tarihli raporuna göre, katılanın yumuşak doku lezyonuna neden olan yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, ancak olayın efor ve stresiyle katılanda mevcut kalp damar hastalığının akut hale geçerek akut miyokard enfarktüsü (kalp krizi) geliştiği, dolayısıyla dava konusu olayla geçirdiği kalp krizi arasında illiyet bağı bulunduğu ve geçirdiği kalp krizinin kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun belirtildiği olayda;

katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralayan sanığın katılanın kalp rahatsızlığını önceden bilip bilmediği araştırılıp, bildiğinin tespit edilmesi halinde sanığın eyleminin bilinçli taksirle yaralama suçunu, bilmediğinin tespit edilmesi halinde ise taksirle yaralama suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde tartışılmaması,

2) Sanığın eyleminin taksirle yaralama suçu olarak kabul edilmesi halinde, hakaret suçu ile birlikte her iki suçun uzlaştırmaya tabi olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Kabule göre de;

3) Sanığın katılanı yaralamasında netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama niteliğindeki "yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olma" nın adli tıp kriterleri ve Dairemiz uygulamalarına göre basit tıbbi müdahale ile giderilmesi mümkün bulunmadığı gözetilip, temel cezanın 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca tayin olunması gerekirken, TCK'nin 86/2. maddesi uyarınca tayin edilmesi suretiyle ve sanık hakkında TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,

4) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınc istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 22.01.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)

MUHALEFET ŞERHİ

Sanığın katılanın göğsüne ve yüzüne yumrukla vurduğu, olay yerinden iş yeri çalışanları tarafından uzaklaştırılan katılanın hastanede yatan oğlunu ziyarete gittiği, yaşadığı olayı hastanede bulunan kızı olan tanık Sultan Kayaer'e anlattığı, bunun üzerine tanık Sultan ile birlikte tekrar sanığa ait iş yerine gittikleri ve polisi çağırdıkları, sonrasında katılanın kalp krizi geçirdiği, katılan hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 15.05.2013 tarihli raporuna göre, katılanın yumuşak doku lezyonuna neden olan yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu,

ancak olayın efor ve stresiyle katılanda mevcut kalp damar hastalığının akut hale geçerek akut miyokard enfarktüsü (kalp krizi) geliştiği, dolayısıyla dava konusu olayla geçirdiği kalp krizi arasında illiyet bağı bulunduğu ve geçirdiği kalp krizinin kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun belirtildiği olayda;

katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralayan sanığın katılanın kalp rahatsızlığını önceden bilip bilmediği araştırılıp, bildiğinin tespit edilmesi halinde sanığın eyleminin bilinçli taksirle yaralama suçunu, bilmediğinin tespit edilmesi halinde ise taksirli yaralama suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde tartışılmaması hususu bozma sebebi yapılmış ise de;

Sanığın mağdurda göğüs ağrısı sol şakakta 2 cm sıyrık EKG de V5 te minimal st depresyonuna neden olacak şekilde yaralama eyleminin TCK'nin 86/2 ve 86/3-e maddeleri kapsamında olması ,ancak katılanın yumuşak doku lezyonuna neden olan yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmasına rağmen olayın efor ve stresiyle katılanda mevcut kalp damar hastalığının akut hale geçerek akut miyokard enfarktüsü (kalp krizi) geliştiği, dolayısıyla dava konusu olayla geçirdiği kalp krizi arasında illiyet bağı bulunduğu ve geçirdiği kalp krizinin katılanın hayati tehlikeye neden olduğu gözönüne alındığında ;

katılandaki kalp rahatsızlığının önceden sanık tarafından bilinmemesi durumunda sanığın TCK’nin 61. maddesinde belirtilen mağdurda meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca alt sınırdan ayrılmak suretiyle teşdiden ceza verilmesi gerektiği (olayımıza uygun olarak takdiren teşdiden 8 ay hapis , şikayete ve uzlaşmaya bağlı olup, şikayetten vazgeçmeyle veya uzlaşmayla düşme kararı verileceği, eylem kasti suç oluşturduğundan verilecek cezanın tekerrüre esas olacağı,

Sanığın; katılanın kalp rahatsızlığını bilmesi halinde katılana karşı yapacağı eylem sebebiyle mağdurun kalbinin altında bulunduğu göğsüne vurduğu darbenin kalp krizi geçirerek hayati tehlike geçirebileceğini öngörebilecek durumda bulunması nedeniyle yine de olursa olsun yani olası kastla hareket ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu itibarla TCK’nin 86/2 ve 87/1-d-son maddeleri uyarınca en az verilmesi gereken 3 yıl hapis cezasından TCK’nin 21/2 maddesi uyarınca takdiren ½ oranında indirim yapılması halinde 1 yıl 6 ay hapis cezası verilmesi gerektiği, yine bu durumda da eylem kasti suç oluşturduğundan şikayete bağlı olmayıp, şikayetten vazgeçmeyle düşme kararı verilemeyeceği, verilecek cezanın tekerrüre esas olacağı,

Dairemizce benimsenen çoğunluk görüşüne göre sanığın mağdurun kalp rahatsızlığı olduğunu bilmediğinin anlaşılması durumunda sanığın basit taksirle yaralama suçundan TCK'nin 89/1-2,son maddeleriyle cezalandırılması durumunda TCK’nin 89/1 maddesi uyarınca alt sınırdan (mağdurun hayati tehlike geçirmesi TCK’nin 89/2 -e maddesi uyarınca ayrıca cezanın artırım sebebi olarak düzenlenmesi nedeniyle ayrıca ceza bu sebeple ceza alt sınırdan ayrılma sebebi olarak değerlendirilemez) 3 ay hapis ve hayati tehlike nedeniyle TCK’nin 89/2 -e maddesi uyarınca cezası yarı oranında artırılarak 4 ay 15 gün hapis cezası verilmesi gerektiği,

Eylemin kasten yaralama suçunu oluşturması sebebiyle TCK’nin 86/2 maddesi uyarınca 8 ay hapis cezasından daha az ceza verilmesinin söz konusu olması yanında eylem kasten yaralama suçunu oluşturmasına rağmen şikayete ve uzlaşmaya bağlı olup, şikayetten vazgeçmeyle veya uzlaşmayla düşme kararı verileceği, şikayetin devam etmesi ve uzlaşmanın gerçekleşmemesi hallerinde ise verilecek cezanın kasti suçlar açısından tekerrüre esas olmayacağı, ancak taksirli suçlar açısından tekerrüre esas olacağı,

Yine Dairemizce benimsenen çoğunluk görüşüne göre sanığın mağdurun kalp rahatsızlığı olduğunu bildiğinin anlaşılması durumunda sanığın bilinçli taksirle yaralama suçundan TCK'nin 89/1-2, son, 22/3 maddeleriyle cezalandırılması durumunda TCK’nin 89/1 maddesi uyarınca alt sınırdan (mağdurun hayati tehlike geçirmesi TCK’nin 89/2 -e maddesi uyarınca ayrıca cezanın artırım sebebi olarak düzenlenmesi nedeniyle ayrıca ceza bu sebeple ceza alt sınırdan ayrılma sebebi olarak değerlendirilemez) 3 ay hapis ve hayati tehlike nedeniyle TCK’nin 89/2 -e maddesi uyarınca cezası yarı oranında artırılarak 4 ay 15 gün hapis ve bilinçli taksir nedeniyle TCK’nin

22/3. maddesi uyarınca cezası takdiren yarı oranında artırılması halinde dahi 6 ay 22 gün hapis cezası verilmesi gerektiği, olası kastla hayati tehlike geçirecek şekilde silahla yaralama suçundan TCK’nin 86/2, 87/1-d-son ve 21/2. maddeleri uyarınca verilebilecek 1 yıl 6 ay hapis cezasından daha az ceza verilmesinin söz konusu olması yanında şikayete ve uzlaşmaya tabi olmamasına rağmen verilecek cezanın kasti suçlar açısından tekerrüre esas olmayacağı, ancak taksirli suçlar açısından tekerrüre esas olacağı dikkate alındığında,

sanığın mağdurun kalp rahatsızlığı olduğunu bilmediğinin anlaşılması durumunda TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca teşdiden cezalandırılması gerektiği, sanığın mağdurun kalp rahatsızlığı olduğunu bildiğinin anlaşılması durumunda ise TCK’nin 86/2, 87/1-d-son ve 21/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği görüşündeyim.

(Muhalif)

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2017/4598, K. 2018/641, 22 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2017/4598
Karar No
2018/641
Tarih
22 Ocak 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/4598 K.2018/485
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2017/4598 K.2018/247
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/4599 K.2018/621
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/4599 K.2018/1130
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2017/4600 K.2018/351
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/4600 K.2018/330

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.