KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2019/1048 E., 2019/8560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İlk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi gereğince asgari seviyede (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanması gerekirken, yazılı şekilde (1/2) oranında indirim yapılması ve yine hükmolunan "2 yıl 6 ay" hapis cezası üzerinden TCK'nin 62. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapıldığında, hatalı hesaplama sonucu sanığın "2 yıl 1 ay" yerine "1 yıl 13 ay" hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, sonuç cezanın kazanılmış hak gereğince "1 yıl 15 güne" indirilmesi gerektiğinden, sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Dairemizin 28.09.2016 tarih, 2016/1820 Esas - 2016/16464 Karar sayılı bozma ilamından önce sanığın neticeten "1 yıl 15 gün" hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; söz konusu kararın yanlızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması gerektiği belirtildiği halde; bozma ilamından sonra kurulan hükümde, neticeten "1 yıl 13 ay" hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle sanığın kazanılmış hakkı ihlal edilerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2019/1048, K. 2019/8560, 17 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama