KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2019/17818 E., 2020/2022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık ...'ın katılan sıfatıyla katılan sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz isteminin yapılan incelemesinde;
Sanık ...'ın yüzüne karşı verilen hükmü 02.06.2015 havale tarihli temyiz ve süre tutum dilekçesinde “sanık” sıfatıyla temyiz ettiği,1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra 22.07.2015 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde katılan sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmünü de temyiz ettiğini bildirmesi karşısında, sanığın süresinden sonra ''katılan'' sıfatı ile yaptığı temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Sanık ...'ın sanık sıfatıyla hakkında katılan sanık ...'a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz isteminin yapılan incelemesinde;
Katılan sanık ...'ın yüzde sabit iz ve kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığının anlaşılması karşısında; birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1 fıkrasınca temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nin 3. maddesinde cezada orantılılık ilkesi gözetilerek 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesindeki ölçütler gereğince sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından,
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2019/17818, K. 2020/2022, 4 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama