İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/16141 K.2023/1267

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260…

Esas2021/16141Karar2023/1267Tarih15 Mart 2023Okuma7 dk · 1.389 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2021/16141 E., 2023/1267 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mart 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2019/335 E., 2019/723 K.
Suç
Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Tebliğname görüşü
Temyiz itirazlarının esastan reddi ile hükmün onanması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.389 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2019 tarihli ve 2017/22 Esas, 2019/32 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu

fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.04.2019 tarihli ve 2019/335 Esas ve 2019/723 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın aralarında örgüt bağlantısı bulunmayan S.

A. isimli şahsa kendi adına kayıtlı hat verdiğine, (...) (...) 66 14 numaralı telefonu sanığın kullandığına, 2009 yılında çocuğunu gönderdiği okulun ödemeleri yalnızca Bank ... aracılığıyla yapabileceğini söylemesi üzerine Bank Asyada hesap açtırdığına, muhafazakar yapıya sahip olduğu için birikimini faizsiz banka olduğuna güvendiği Bank Asyaya yatırdığına, 2014 yılında yatırıldığı iddia edilen paraların tamamının doğru olduğuna, talimat üzerine para yatırmadığına, darbe girişiminden önce Aktif Sen'e dilekçe vererek istifa ettiğine, himmet adı altında para toplamadığına ve vermediğine,

isimleri belirtilen kişilerin sanığın siteden tanıdığı kişiler veya öğretmen arkadaşları olduğuna, telefonundaki arama kayıtlarının halı saha maçına çağırmak amaçlı olduğuna, bu kişilerin ailece görüştüğü kişiler olduğuna, herhangi bir cemaate abilik yapmadığına, herhangi bir cemaat toplantısına katılmadığına, isnat edilen iddiaların herhangi bir örgüt üyeliği olmadan masumca yapılan işler olduğuna, ByLock uygulamasını kullanmamasının örgüt üyesi olmadığını gösterdiğine, görüşmelerini kendi hattıyla yaptığına, eksik inceleme ve araştırma yapılarak,

tanıklar sağlıklı bir şekilde dinlenmeden, olayın içine girilmeden ve lehe bazı maddeler uygulanmadan verilen kararın bozulması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince "Tanık B. Ç.'nin ifadelerinde özetle, üniversiteden mezun olduktan sonra 2008 yılında Havza'da göreve başladığını, bu okulda görev yapan ... ile M. O. isimli kişilerin cemaatle bağlantısı bulunup bulunmadığını sorduklarını, kendisinin geçmişte cemaat evlerinde kaldığını söylediğini, daha sonra bunların aracılığıyla sohbetlere katılmaya başladığını belirttiği, tanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında şüpheli olarak alınan ifadesinde özetle, 2008-2011 yılları arasında Havza'da görev yaparken sanık ...'ın aracılığı ile sohbetlere katılmaya başladığını, örgüte girmesinde ...'ın etkili olduğunu, bu sohbetlerde

...'ın da abilik yaptığını belirttiği, tanık A. K.'nın ifadelerinde özetle, 2008-2010 yılları arasında Havza da yurt müdürü olarak görev yaptığı esnada sanığın yapı içerisindeki öğretmen sorumlusu olduğunu kendisinin de yapı içerisinde olmasından dolayı bildiğini, tanık A.

K.'nın ifadelerinde özetle, 2010-2011 yılları arasında MEB'de ki öğretmenlerden sorumlu abi olduğuna ilişkin duyuma dayalı beyanı birlikte değerlendirildiğinde, tutarlı tanık beyanları ile sanığın 2011 yılına kadar Havza ilçesi Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretmenlerden sorumlu kişi olduğu, örgüte eleman kazandırma faaliyetinde bulunduğuna kanaat getirilmiştir.

Tanık beyanları her ne kadar 17/25 Aralık öncesini işaret etse de sanık ...'ın HTS kayıtları incelendiğinde, 17/25 Aralık sonrası da olacak şekilde örgüt mensubu kişilerle iletişim halinde olduğunun tespit edilmesi, örgüte müzahir Aktif Sen Sendikasında 2012-2015 arasında üyeliğinin bulunması, talimat sonrası yatırıldığı değerlendirilen Bank Asyadaki 03.02.2014 tarihinde 2.500 TL, 22.08.2014 tarihinde 5.000 TL, 15.10.2014 tarihinde 16.000 TL şeklinde artış gösteren hesap hareketlerinin bulunması,

örgüte müzahir Zaman Gazetesi aboneliğinin bulunması yönündeki süreklilik ve çeşitlilik gösteren eylemleri ile sanığın örgütle olan bağının 17/25 Aralık sonrası da devam ettiğine delil teşkil ettiği; sanık adına ByLock tespiti bulunmadığı anlaşılmakla değerlendirilen deliller ve anlatılan eylemleriyle kamu görevi üstlenen sanığın her ne kadar terör örgütü yöneticiliği suçundan cezalandırılması talep edilmişse de, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde inisiyatif alıp emir ve talimat verme ve bu talimatları uygulatabilme pozisyonunda bulunduğu hususunda kanaat verici deliller elde edilemediği,

ancak sanığın anlatılan eylemleriyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ kurarak terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil üyesi konumunda olduğu, kendi iradesini örgütün hiyerarşik gücünün emrine verdiği vicdani kanısına varılarak örgüt üyesi olduğu sabit görüldüğünden sanığın örgütsel eylemleri, örgüt içindeki konumu, suçun işleniş biçimi nazara alınarak örgüt üyeliği suçundan takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına" karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince "yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, her ne kadar sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair dosyaya yansıyan bir tespit yok ise de; sanığın, örgüt üyesi olmayan kimsenin dışarıdan harici olarak katılamadığı, her ne kadar belli bir sürece kadar legal görünümle dini saiklerle yapılmış olsa da sonrasında aslında örgüte dair kararların alınıp, talimatların hiyerarşik bir silsilede aktarıldığı, maddi yönden örgütün ihtiyaçlarını karşılamak için himmet, burs, yardım adı altında paraların toplandığı,

katılan sorumluların ve imamların ifşa olmamak için kod isimler kulllandığı sohbet adı altında yapılan toplantılara katıldığı/organize ettiği ve bu toplantılarda 2008-2011 yılları arasında sohbet hocalığı yaptığına dair B.

Ç.'nin beyanı, yine 2008-2011 yılları arasında örgüt hiyerarşisi içerisinde MEB öğretmen sorumlusu sıfatıyla, örgüt içerisindeki öğretmenlerin sorumlusu olduğuna ve dolayısıyla örgüt içerisinde sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiğine dair Ahmet K. ve Aydın K.'nın beyanları ile belirtilen tarihlerden sonra da FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu için KHK ile kapatılan Aktif Sen isimli sendikaya üyeliğinin bulunması, HTS kayıtlarına göre örgüt mensupları ile çok sayıda görüşme kaydının bulunduğunun tespit edilmesi nazara alındığında;

sanığın mahkumiyetine dair hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların

kanuni bağlamda bireyselleştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık müdafiinin hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. B bendinde açıklanan nedenlerle tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir.

1. Sanığa isnat edilen “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunun niteliği dikkate alındığında, Anayasa'nın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak 5271 sayılı Kanun'un 150 inci maddesinin 2 nci ve 3 üncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi ve sanığın müdafi huzurunda savunmasının tespit edilmesi gerektiği nazara alındığında;

yargılama aşamasında kendi seçtiği müdafii bulunmayan sanığın 26.09.2017 tarihli celsede müdafi huzurunda hakkındaki isnatlara ilişkin usule uygun sorgusunun yapılması gerektiği gözetilmeksizin sorgusu yapıldıktan sonra 19.07.2018 tarihli celsede re'sen müdafi atandığı, ancak müdafi huzurunda savunma yapma imkanı sağlanmadan sanık 21.01.2019 tarihli celsede hazır edilmeksizin yokluğunda, sadece müdafiinin beyanları ile yetinilerek, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 150/3, 193/1, 194, 196 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,

2. Yargılama aşamasında, UYAP üzerinden 02.10.2018 tarihli yazının ekinde gönderilen sanık hakkında aynı suçlamadan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ve sanığın örgütsel faaliyetlerine ilişkin beyanda bulunduğu belirtilen başka dosya şüphelileri N. Y. G.'nin ve M. D.'nin ifade tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi gereğince duruşmada okunarak tartışılması, anılan şahısların usulüne uygun şekilde tanık sıfatı ile dinlenmeleriyle bu hususta savunmanın da tespitiyle dosyanın bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

3. Kabul ve uygulamaya göre de; sanığın Zaman Gazetesi aboneliğinin tek başına örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.04.2019 tarihli ve 2019/335 Esas, 2019/723 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16141, K. 2023/1267, 15 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
  7. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
  8. IV. Gerekçe
  9. V. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16141
Karar No
2023/1267
Tarih
15 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/16144 K.2023/1576
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/16144 K.2023/917
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/16145 K.2023/919
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/16146 K.2023/1058
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/16147 K.2023/1268
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/16148 K.2023/2019

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.