KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/7927 E., 2022/3572 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2022
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2019 tarih ve 2018/15 - 2019/23 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs
Karar Metni
1.876 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
IV- Sanığın eylemleri değerlendirildiğinde
Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate
ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetildiğinde; ankesörlü sabit hatlardan ardışık arandığı tespit edilen sanığın suç tarihinde Ankara'da bulunan Kara Harp Okulunda kursiyer teğmen olarak eğitim gördüğü, sanığın etkin pişmanlıkta bulunarak 01.05.2018 tarihinde verdiği ifadesinde örgüt içerisinde yer aldığına ilişkin samimi ikrarı, tanık ...'in 15.03.2019 tarihinde talimat ile alınan beyanında sanığın örgütsel faaliyetleri ile ilgili anlatımları ve teşhisi doğrultusunda sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğunun anlaşıldığı;
15 Temmuz 2016 günü ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen darbe teşebbüsü esnasında Ankara'da bulunan Kara Harp Okulunda bölük komutanı ve kursiyer teğmen olarak bulunan yaklaşık 400 civarı kursiyer teğmenin daha önceden planlanmış ve ilgili kurumdan sorularak teyit edilmiş yazı gereğince 16 Temmuz 2016 günü icra edilecek Afyon gezisine katılmak için saat 21:30 sıralarında içtima alanında toplandıkları, yoklamanın yapılmasına müteakip koğuşlarına döndükleri, bir kısım harbiye öğrencilerinin nizamiyelere sevk edildiği mesajla takım komutanlarının çağrıldığı,
okul kurmay başkanının bilgisi alınmadan hiç bir personelin okula alınamayacağı talimatı verildiği, okul giriş çıkışlarının kontrol altına alındığı, daha sonra komutanlar ... ve ... tarafından silah başı alarmının verilmesi üzerine saat 22:00 sıralarında rastgele aldıkları silahlar ile otopark alanında toplandıkları ve bu toplanma sonrasında sanık savunmaları ve tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere Okul Komutanı ..., Kurmay Başkanı İlhami Polat tarafından "hükümetin terör örgütleri ile işbirliği yaptığı, ordunun yönetime el koyduğu,
sıkı yönetimin ilan ediliği, emirlere uymayanların sıkı yönetim mahkemelerinde yargılanacakları" şeklinde konuşmalar yaptıkları, başlarında komutanları bulunan kursiyerlerin bir süre daha bu alanda tutuldukları, daha sonra bir kısım astsubaylıktan subaylığı kazanan kursiyerin nizamiyelerde görevlendirildikleri, geri kalan kursiyerlerin yemekhane bölgesine gönderildikleri ve kendilerine beklemelerinin gerektiğinin söylendiği,
gecenin ilerleyen saatlerinde darbe teşebbüsünün değişen ve gelişen durumu karşısında darbeciler tarafından kritik görülen Genelkurmay Karargahının sivil halk tarafından ve kolluk kuvvetlerince teslim alınmaya çalışılması üzerine Genelkurmay Karargahının çevre güvenliğinin alınması ihtiyacına binaen sanıkların Genelkurmay Karargahına destek kuvvet olarak düşünülmesi üzerine alınan karar doğrultusunda Kara Harp Okulunda bulunan Celal Dora Tören Alanına okulda bulunan tüm kursiyerlerin komutanlar tarafından çağrılarak okulun artık güvenli olmadığı,
kursiyerlerin güvenli bölgeye tahliye edileceği bahanesi ile başlarında rütbeli sanıkların olduğu 15 kişilik rastgele seçilmiş gruplar halinde helikopterler ile 16 Temmuz 2016 günü saat 02:00 - 03:00 arası Genelkurmay Karargahına intikallerinin sağlandığı, silahların bir kısmının mühimmatsız olduğu, bir kısım silahlara 28. Mekanize Tugay Komutanlığından getirilen mühimmatların verildiği, sanığın da olay gecesi Genelkurmay Karargahına helikopterle iniş yaptığı, ancak sanığın kamera görüntülerinde tespit edilemediği, silah
veya mühimmat aldığına ilişkin belgelere rastlanılmadığı, doğrudan cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiklerinin kanıtlanamaması nedeniyle, müsnet suç yönünden TCK'nın 37. maddesi kapsamında fail olarak sorumlu tutulamayacakları ancak, suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan hareketlerinin, zaman,
nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelik olup, sanıklar hakkında TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna yardım etme suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Kanuna aykırı, tüm sanık ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, öngörülen ceza miktarı dikkate alınarak tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk hallerinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/7927, K. 2022/3572, 16 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama