KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/14225 E., 2024/8538 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2024
- Sayısı
- 2019/990 E., 2020/687 K.
- Suç
- Terör örgütü propagandası yapmak
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın.
24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine, anılan Kanuna eklenen 5 inci maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde belirlenen süre içerisinde temyiz edildiği, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği,
298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2018/402 Esas, 2019/42 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58 inci maddesinin altıncı fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 25.06.2020 tarihli ve 2019/990 Esas, 2020/687 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.03.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; 1.Paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna, 2.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun sastan reddi kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1-İzmir Cumhuriyet Başsavcılğının 01.11.2018 tarihli iddianamesiyle sanığın 20.07.2013 günü silahlı terör örgütünün cebir, şiddet, tehdit içeren yöntemlerini öven videoyu herkese açık sosyal medya hesabı üzerinden paylaşması üzerine kamu davası açıldığı ve bu paylaşım esas alınarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, dosya içerisinde bulunan sanığa ait adli sicil kaydına göre ve mahkeme kabulüne göre tekerrüre esas alınan İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesi hükmünün 08.01.2016 tarihinde kesinleştiği, aynı adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kayıtlarının ise suç tarihinden sonraya ilişkin olması karşısında,
a- Yargılamaya konu hükümden sonra kesinleşen bir suçtan verilen mahkumiyetin tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
b- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına engel teşkil oluşturacak adli sicil kaydının karar yerinde kanun yolu denetimine olanak verecek biçimde açıkça gösterilmesi gerektiği gözetilmeden genel cümleler ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi, c- Sanığın daha önce kasıtlı suçtan sabıka kaydının bulunduğu belirtilmesine rağmen hangi mahkumiyetinin erteleme kurumunun uygulanmasına engel olduğunun karar yerinde açıkça gösterilmemesi, Bozmayı gerektirmiştir
V. KARAR
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/14225, K. 2024/8538, 25 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama