KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/1534 E., 2023/1674 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/529 E., 2021/1152 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/1364 Esas, 2018/1677 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2019/529 Esas, 2021/1152 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.01.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; atılı suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğuna ve dilekçesinde belirttiği sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; sanığın 2005-2010 yılları arasında KPSS sınavına 1 kez girdiği 10.07.2010 tarihinde yapılan bu sınavda (120) sorudan (115) soruyu doğru cevapladığı 2010 yılında yapılan bu sınavın iptali üzerine tekrarlanan sınava girmediği, sanığın 2002 yılında üniversiteden mezun olduğu ve 2012 yılında 2012 yılı ALES ve Lisans puanı ortalaması ile Erzincan Üniversitesi Tıbbi Hizmetler ve Teknikler bölümüne öğretim görevlisi olarak atandığı, sanığın FETÖ/PDY'ye müzahir kurumlarda çalışmasının bulunmadığı,
sanığın sınavda 100 ve üzeri sayıda doğru yapan ve hakkında soruşturma başlatılan diğer kişilerle telefon irtibatının, sanığın baz birlikteliği tespit edilen adresin ikamet ettiği adres olduğu, sanığın iki soruda yanlış şıkta birleşmesinin bulunduğu ancak çok sayıda yanlışı olmasına karşın iki (2) yanlışta birleşmesinin tesadüften kaynaklanabileceği, sanığın iptal edilen sınavda 115 doğru yapmış olmasının sayısal olarak tek başına müsnet suçları işlemiş olduğunun ispatına yeterli olamayacağı anlaşılmakla sanığın müsnet suçları işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak,
kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği dolayısıyla sanığın terör örgütü FETÖ-PYD üyesi olduğunu gösterir her türlü şüpheden uzak, inandırıcı ve kesin delil bulunmadığı kanaatiyle sanığın beraatine dair hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçesine göre sanık müdafinin temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2019/529 Esas, 2021/1152 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/1534, K. 2023/1674, 29 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama