İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/15619 Karar: 2025/22497 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/15619 K.2025/22497

3. Ceza Dairesi 2022/15619 E. , 2025/22497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2344 E., 2020/617 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/998 E., 2018/1305 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma 10.07.2010 (Resmi belgede sahtecilik ve Nitelikli dolandırıcılık suçları

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/15619 E. , 2025/22497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2344 E., 2020/617 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/998 E., 2018/1305 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma 10.07.2010 (Resmi belgede sahtecilik ve Nitelikli dolandırıcılık suçları

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/15619 E. , 2025/22497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2344 E., 2020/617 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/998 E., 2018/1305 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma 10.07.2010 (Resmi belgede sahtecilik ve Nitelikli dolandırıcılık suçları yönünden) HÜKÜM : 1. 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi 2. TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; 1. Sanık hakkındaki kamu kurum ve kuruluşlarının zararına neden olacak şekilde dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekili tarafından yapılan temyiz isteminin incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesince ... vekili istinaf başvurusunun, suçların nitelikleri itibariyle doğrudan doğruya zarar görmemesi ve bu nedenle de davaya katılma hakkının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu (ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği) anlaşılmakla temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının bu talepler yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Katılan ... Bakanlığının kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik istinaf talebinin reddine dair karara vaki temyiz başvurusu yönünden: Müsnet suç için 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e maddesinde öngörülen cezanın miktar ve türü ile 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasına veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığı ve sanık hakkında TCK'nın 158/3 maddesinin uygulama ihtimali bulunmadığından, temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, 3. Sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf talebinin reddine dair karara vaki temyiz başvurusu yönünden: Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; a. Maddi gerçeğin şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya çıkması açısından; hükümden sonra temyiz aşamasında dosyaya gelen 12.03.2025 tarihli emniyet mahrem analiz raporu ve eklerinin okunarak diyeceklerinin sorulması, b. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından hükümden sonra temyiz aşamasında gelen güncel ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, yine ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı olduğu kişiler ile irtibatı olup olmadığının tespitine yönelik sanığın HTS ve baz kayıtları getirtilerek gerekirse bilirkişi raporu da alınarak, bunların CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ... müdafisine okunarak savunmaları alındıktan ve bu kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi, c. UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sonucunda var ise bu araştırma kapsamında elde edilecek tüm delillerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ... müdafiine okunması, sanığın söz konusu delillere ilişki beyanlarının alınması, var ise beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, tespit edilen tüm delillerin karar yerinde tartışıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması lüzumu, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla