KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/17133 E., 2025/15138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/2457 E., 2020/671 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/999 E., 2018/423 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmedilen cezanın nev ve süresine göre yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A. Yargılaması aşamasında ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan sanığın, hükümden önce 25.08.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı KHK’nın 147 nci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen zorunluluk halinin ne olduğuna dair somut olgulara dayanan ilgili ve yeterli gerekçe ile ortaya konmadan yargılamanın hiçbir aşamasında mahkeme salonunda hazır bulundurulmaksızın SEGBİS yöntemiyle savunması alınıp hüküm kurularak 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında aynı Kanun’un 196 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına muhalefet edilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
B. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olabileceğinin kabul edildiği gözetilerek;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığına dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olabileceği karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun yeniden istenilerek,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/218628 soruşturma, 2024/125414 karar numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği dosyasının getirtilip incelenmesi ile UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sanıkla ilgili beyan bulunup bulunmadığı da sorgulanarak 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılması, sanık hakkında beyan bulunması halinde usulüne uygun şekilde tanık sıfatı ile dinlenilmelerinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
C. 17.08.2016 tarihli ihbarda isimleri geçen ... ve ... hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa dosya örneklerinin derci ile adı geçenlerin usulüne uygun şekilde tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
D. Uygulamaya göre de
a. Sanığın duruşmada SEGBİS vasıtasıyla kaydedilen savunmasına ilişkin SEGBİS çözüm tutanağı düzenleyen bilirkişiye ödenen ücretin yargılama gideri olarak sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
b. Belirlenen temel cezanın suçun niteliği gereği 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırılması gerekirken uygulama maddesinin fıkra belirtilmeksizin anılan Kanun'un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/17133, K. 2025/15138, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama