İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/22719 Karar: 2025/14607 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/22719 K.2025/14607

3. Ceza Dairesi 2022/22719 E. , 2025/14607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/920 E., 2020/1409 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1125 E., 2019/292 K. SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma; resmi belgede sahtecilik; kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcıl

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/22719 E. , 2025/14607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/920 E., 2020/1409 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1125 E., 2019/292 K. SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma; resmi belgede sahtecilik; kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcıl

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/22719 E. , 2025/14607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/920 E., 2020/1409 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1125 E., 2019/292 K. SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma; resmi belgede sahtecilik; kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 58/9. maddeleri uyarınca; verilen mahkumiyet kararı ve TCK'nın 158/1-e son, 158/3, 43/1,62 ve 58/9. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi, Resmi belgede sahtecilik suçu için 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; A. Katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf talebinin reddine dair karara vaki temyiz başvuruları yönünden: Bölge adliye mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ...'nın istinaf başvurusunun, suçun niteliği itibariyle doğrudan doğruya zarar görmemesi ve bu nedenle de davaya katılma hakkının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu (ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği) anlaşılmakla temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının bu talep yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Katılan ... vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik istinaf talebinin reddine dair karara vaki temyiz başvuruları yönünden: Resmi belgede sahtecilik suçu hakkındaki ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının, verilen hükmün tür ve süresi itibariyle CMK'nın 286/2-g maddesi kapsamı içerisinde bulunması nedeniyle temyiz edilemez nitelikte olduğundan, katılan vekilinin temyiz taleplerinin CMK'nın 298 inci maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarının unsurları itibariyle oluşmadığından beraatine dair verilen hüküm kesinleşen sanığın; iptal edilen 2010 yılı KPSS'de soruların örgüt tarafından önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporu dışında anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamadığından, silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından beraatine karar verilmesi gerekirken şüpheye dayalı belge ve delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla