KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/23963 E., 2024/7425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2024
- Sayısı
- 2019/726 E., 2020/425 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2017/98 Esas, 2019/80 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda;
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2019/726 Esas, 2020/425 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.04.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi özetle,
1.Sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
2.Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,
3.Sanığın mütevelli heyeti üyesi olmadığına,
4.Sanığın tüm bildiklerini samimi olarak anlattığına,
5.Sanığın öncelikle beraatini, aksi kanaatte ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini, aksi kanaatte alt sınırdan ceza tayini ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesini talep ettiklerine,
6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle,
1.Kısa karara iştirak eden Bursa 2. Ceza Dairesi başkan ve üyeleri ile zabıt katibinin ad ve soyadlarının karar başlığında bulunmadığına, ayrıca duruşmaya katılan Cumhuriyet savcısının da ad ve soyadının gerekçeli kararda bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
a-)Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında temel ceza tayin edilirken; Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle TCK’nın 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayin edilmesi,
b-)Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanmaması,
c-)Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında başkan, üye hakimler, Cumhuriyet savcısı ve zabıt katibinin adları ile sanığın gözaltında ve tutuklu kaldığı tarih ve sürelerin yazılmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/23963, K. 2024/7425, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama