KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/25094 E., 2025/20104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1998 E. - 2022/113 K.
- İlk derece mahkemesi
- Erzincan1. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/208 E. - 2019/315 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 09.04.2018 tarih ve 2018/125 esas 2018/1049 sayılı kararında belirtildiği üzere; CMK'nın 188/1 inci maddesinde; "Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve kanunun zorunlu müdafiiliği kabul ettiği hallerde müdafiinin hazır bulanması şarttır." şeklinde duruşmada hazır bulunması gerekenler gösterilirken "zorunlu müdafiiyi" mahkeme heyetinden saymıştır.
CMK'nın 289 uncu maddesinin 1-a-e bendlerinde, kanuna kesin aykırılık halleri içinde, "mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması ile Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması" gösterilmiştir. Temyiz denetiminde bu madde kapsamındaki hukuka aykırılıklar temyiz kapsamında gösterilmiş olmasa da resen incelenecektir (CMK 289/1).
Bu açıklamalar doğrultusunda, somut olayda; silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan sanığın birleşen Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/126 esas sayılı dosyasında savunmasının alındığı 24.11.2016 tarihli celsede sanık müdafiinin duruşma öncesinde vekillikten çekildiği, Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/208 esas sayılı dosyasında savunmasının alındığı 14.06.2017 tarihli celsede sanık müdafiinin mazeret dilekçesi gönderdiği, diğer celselere sanığın ve müdafiinin katılmadığı, 24.10.2019 tarihli celsede sanık ve vekaletnameli müdafiinin yokluğunda zorunlu müdafii görevlendirilmek suretiyle karar verildiği anlaşılmakla;
sanığa isnat edilen “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunun niteliği dikkate alındığında, Anayasa'nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK'nın 150 nci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi ve sanığın müdafii huzurunda savunmasının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılama esnasında sanığın müdafii huzurunda hakkındaki isnatlara ilişkin usule uygun sorgusu yapılmaksızın, sanık hazır edilmeksizin yokluğunda sadece zorunlu müdafiinin beyanları ile yetinilerek,
savunma hakkının kısıtlanmasına netice verecek biçimde mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3, 193/1, 194, 196 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/25094, K. 2025/20104, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama