Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/2940 E. , 2024/7145 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık 04.04.2018 (silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık) HÜKÜM : İstinaf başvurusunun re
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/2940 E. , 2024/7145 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık 04.04.2018 (silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık) HÜKÜM : İstinaf başvurusunun reddi ve esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili ve sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret, onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2019/1348 Esas, 2020/1576 sayılı Kararının, katılan vekili ve sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... Bakanlığının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca verilen sıfat yokluğundan ret kararının, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi gereğince kesin nitelikte olup, atılı suçtan kurulan hükmün temyizi kabil kararlardan olmadığından ve ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığının da bu suç yönünden doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma ve yasa yoluna başvurma hakkı da bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nın 298/1 maddesi uyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının Hazine ve Maliye Bakanlığı ve sanık müdafii yönünden; 5271 sayılı Kanun'nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2019 tarihli ve 2018/1600 Esas, 2019/521 sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 900.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 29.12.2020 tarihli ve 2019/1348 Esas, 2020/1576 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin istinaf başvurusnun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; katılan ... vekilinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olmak ve kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarına ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.12.2021 tarihli ve iade, ret ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın çalınan KPSS sorularını önceden temin ederek haksız başarı elde ettiğine, hileli davranışla kamuya yerleşerek haksız menfaat elde ettiğine, sanığın tüm suçlardan üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. B. Sanık müdafiinin Temyiz İstemi Sınav öncesinde soruları temin ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delilin bulunmadığına, dosya kapsamındaki raporların soyut tespitlere yer verdiğine, üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve örgüt üyeliği suçlarının maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, kesin delillerle değil zan ile hüküm kurulduğuna ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet, resmi belgede sahtecilik suçundan ise beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesinde katılan ... Bakanlığının sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunu, katılanın söz konusu suç yönünden zarar gören sıfatını taşımadığından bahisle reddetmiş, katılan ... Bakanlığının sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularını İlk Derece Mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden esastan reddetmiş, sanık müdafiinin sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunu İlk Derece Mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden esastan reddetmiştir. IV. GEREKÇE A. Hazine ve Maliye Bakanlığının sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz istemi yönünden 1.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Hazine ve Maliye Bakanlığının istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından anılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "suçun niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemesi" nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Hazine ve Maliye Bakanlığının sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi gereğince kesin nitelikte olup, atılı suçtan kurulan hükmün temyizi kabil kararlardan olmadığından ve ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığının da bu suç yönünden doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma ve yasa yoluna başvurma hakkı da bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nın 298/1 maddesi uyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE karar vermek gerekmiştir. C. Katılan ... Bakanlığının kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet, sanık müdafiinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz istemleri yönünden Ayrıntıları Dairemizin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 Esas 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir.(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır(Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; Sanığın sınav öncesi örgüt tarafından kendisine verilen sorulara çalışarak sınavda gerçek başarısının üzerinde performans gösterip, sıralamada diğer adayların önüne geçtiği, tekrar edilen Eğitim Bilimleri testinden aldığı puan ve iptal edilmeyen ancak kopya çekildiği mahkemece kabul edilen Genel Kültür-Genel Yetenek testlerinden aldığı puanla Milli Eğitim Bakanlığına öğretmen olarak atandığı ve iddianame tanzim tarihine kadar maaş, ek ders vs olmak üzere gelir elde ettiği, sınav sorularını önceden alarak hileli hareketlerle sınavda gerçek başarısının üzerinde performans gösterip, sıralamada diğer adayların önüne geçtiği, hileli bu hareketiyle haksız şekilde kamu görevine atandığı ve birden fazla kez maaş aldığı için sanığın eyleminin zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve ÖSYM'den çalınan sınav sorularının FETÖ tarafından %100 güvenilen örgüt mensupları dışındaki kişilere, hatta örgütle yeni tanışmış sempatizan konumundaki kişilere dahi verilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle sınav sorularını önceden aldığı kesin olarak tesbit edilen kişilerin FETÖ terör örgütü üyesi kabul edildiğine dair mahkeme kabulü dikkate alındığında, somut olayda silahlı terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin suçlamayı kabul etmeyen sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı kurumlarda çalışmadığı, kod adı kullanmadığı, ByLock kullanıcısı olmadığı, örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmadığı ve sınav sorularını önceden temin ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı dikkate alındığında, atılı kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından beraati yerine yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Hazine ve Maliye Bakanlığının sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz istemi yönünden Gerekçenin (A) bendinde açıklanan nedenlerle, katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan hükme ilişkin istinaf başvurusunun sıfat yokluğundan reddine dair karara yönelik temyiz başvurusunun, bahse konu kararın 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olması ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunması nedeniyle, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Hazine ve Maliye Bakanlığının resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz istemi yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C.Katılan ... Bakanlığının kamu Kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet, sanık müdafiinin kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz istemleri yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Hazine ve Maliye Bakanlığı ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 29.12.2020 tarihli ve 2019/1348 Esas, 2020/1576 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.