Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/5337 E. , 2024/13053 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/500 E., 2020/110 K. İLK DERECE : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/378 E., 2017/245 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜK
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/5337 E. , 2024/13053 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/500 E., 2020/110 K. İLK DERECE : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/378 E., 2017/245 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : 1-Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararına ilişkin ... vekili istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık dolandırıcılık suçu yönünden; TCK'nın 158/1-e-son, 43/1, 62, 52/2-4 ve 53/1-2-3 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin ... vekilinin istinaf talebinin reddine, sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 3-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK’nın 62, 53/1-2-3 ve 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Düzeltilerek Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE, 1-)... vekilinin sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz istemi yönünden; Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik ÖSYM vekilinin istinaf istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından anılan Kurumun "suçun niteliği itibarıyla doğrudan zarar görmemeleri" nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2-)Sanık müdafiinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet, ... vekilinin ise resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemleri yönünden; Resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin olarak, suçun niteliğine göre suçtan doğrudan zarar gören sıfatı bulunmayan ÖSYM Başkanlığının davaya katılan olarak katılma hakkı bulunmaması karşısında verilen katılma kararının hukuki sonuç doğurmayacağı ve hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğinden; kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak da, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin resmi belgede sahtecilik ve sanık müdafiinin ise kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarına yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, 3-)Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik temyiz talebinin incelemesinde; a)Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine göre yerinde görülmeyen diğer temyiz isteminin reddine, Ayrıntıları Dairemizin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 Esas 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28). Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 2017/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve dosya kapsamına göre, sanığın 2007 yılında (120) sorudan (104) soruya doğru, 10.07.2010 tarihinde düzenlenen ve iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Testinde (120) sorudan (116) soruyu doğru cevapladığı nazara alındığında, 18.03.2015 tarihli Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme bilirkişi inceleme raporunda belirtildiği üzere 2010 yılındaki başarı grafiğindeki anormal yükselişin şüpheli olduğu, 31.10.2010 tarihinde tekrarlanan Eğitim Bilimleri Testinin ise zorluk derecesi bakımından daha kolay olduğu bilirkişi raporlarıyla ve ÖSYM yazısıyla sabit olmasına rağmen başarısında büyük bir düşüş olduğu ve ikinci sınavda (120) sorudan (86) soruyu doğru cevapladığı nazara alındığında iptal edilen sınavdaki yüksek başarının kendi başarısı olmadığı kanaatine varıldığı, tekrarlanan sınavdaki düşüşün sanığın savunmasında belirttiği gibi sınava görev yaptığı Van ili Çaldıran ilçesinden iki yaşındaki çocuğu ile gelerek girdiğini ve bu yüzden sınava yorgun şekilde girmiş olması ile açıklanamayacak derecede yüksek olduğu yine Genel Kültür Testinde; 2007 yılında (60) sorudan (41) soruyu doğru ve 2010 yılında ise (60) sorudan (53) soruyu doğru cevapladığı, Genel Yetenek Testinde; 2007 yılında (60) sorudan (46) soruyu doğru ve 2010 yılında ise (60) sorudan (56) soruyu doğru cevapladığı, Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme bilirkişi inceleme raporunda belirtildiği üzere 2010 yılında önceki yıla nazaran başarı grafiğindeki anormal yükselişin şüpheli olduğu nazara alındığında sanığın FETÖ tarafından çalınan sınav sorularının sınav öncesinde örgüt tarafından kendisine verilmesi üzerine sınava hazırlandığı ve 2010 KPSS sınavındaki iptal edilen Eğitim Bilimleri ile iptal edilmeyen Genel Kültür-Genel Yetenek testlerindeki başarısının bundan kaynaklandığı belirlenerek kamu kurum ve kuruluşlarının zararına neden olacak şekilde dolandırıcılık suçunun varit olduğunun dikkate alındığı ve bu hususun silahlı terör örgütü suçuna dayanak teşkil ettiğinin kabul edildiği somut olayda silahlı terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin suçlamayı kabul etmeyen sanığın kod adı kullanmaması, ByLock kullanıcısı olmaması, örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı dikkate alındığında, atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraati yerine, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, b)Kabul ve uygulamaya göre ise; Tayin edilen temel cezadan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi uyarınca artırım yapılırken 3713 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrası uyarınca artırım yapıldığının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden uygulama maddesinin yalnızca 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi olarak gösterilmesiyle yetinilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.