İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/5839 Karar: 2024/12453 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/5839 K.2024/12453

3. Ceza Dairesi 2022/5839 E. , 2024/12453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/245 E., 2021/1612 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık 15.08.2016 (nitelikli dolandırıcılık) HÜKÜMLER :Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; istinaf başvurusunun düzeltilerek esas

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/5839 E. , 2024/12453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/245 E., 2021/1612 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık 15.08.2016 (nitelikli dolandırıcılık) HÜKÜMLER :Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; istinaf başvurusunun düzeltilerek esas

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/5839 E. , 2024/12453 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/245 E., 2021/1612 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık 15.08.2016 (nitelikli dolandırıcılık) HÜKÜMLER :Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi ve nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, ceza miktarı itibariyle yasal şartları taşımadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2018 tarihli ve 2017/244 Esas, 2018/719 sayılı kararı ile; Sanık hakkında yapılan yargılama neticesinde; a) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. b) Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendinin son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 17.11.2021 tarihli ve 2019/245 Esas, 2021/1612 sayılı kararı ile a) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve Mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. b) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin istinaf başvuruları üzerine, duruşma açılarak mahkumiyet hükmünün CMK'nın 280/2 nci maddesi uyarınca kaldırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi, TCK'nın 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, TCK'nın 62 nci maddesinin birinci fıkrası, TCK'nın 52 nci maddesi, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 sayılı kısmi iptal Kararındaki hususlar gözetilerek 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 295.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.01.2022 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçların unsurlarının oluşmadığına, 2. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, ilişkindir. Katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri özetle; 1. Üst sınırdan cezaya hükmedilmesi gerektiğine, 2.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmak ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet kararı, verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, silahlı terör örgütüne olma suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bentleri uyarınca kaldırılarak, sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin temyiz istemi yönünden; 1. Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; İptal edilen 2010 yılı KPSS'de soruların örgüt tarafından önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporu dışında anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamadığından, müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken şüpheye dayalı belge ve delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Sanık müdafi ve katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin Kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz istemleri yönünden; İddia, savunma ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında; sanığın örgüt tarafından KPSS sorularının kendisine verilmesine sebep olabilecek şekilde kendi iradesini örgüt iradesine teslim edip örgütsel faaliyet gösterdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilememiş olması karşısında atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken şüpheye dayalı belge ve delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafisi ve Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2019/245 Esas, 2021/1612 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24 .10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla