Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/5935 E. , 2024/11189 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/964 E., 2021/1722 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : 1- Sialhlı terör örgütüne üye olma suçu yönünde istinaf başvurusunun esastan reddi 2- Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/5935 E. , 2024/11189 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/964 E., 2021/1722 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : 1- Sialhlı terör örgütüne üye olma suçu yönünde istinaf başvurusunun esastan reddi 2- Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan hükümlere verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2018 tarihli ve 2017/180 Esas, 2018/221 Karar sayılı Kararı ile; 1. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmiştir. 2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendinin son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 350.500 TL adli para cezası verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 17.11.2021 tarihli ve 2018/964 Esas, 2021/1722 Karar sayılı Kararı ile 1. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendinin son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 937.420.00 TL adli para cezası verilmiştir. C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.01.2022 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, 2. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer temyiz sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmemekle birlikte; nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden suç tarihi itibarıyla uygulanması gereken kanun maddelerinin yanlış uygulandığı kanaatiyle sanık hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyen, örgüt içi haberleşme programı kullandığı tespit edilemeyen, dosya kapsamında hakkında aleyhe beyan bulunmayan, neticeten FETÖ/PDY terör örgütü ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetleri tespit edilemeyen ve örgüt üyesi olduğunu gösteren her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmayan sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar vermek gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın iki ayrı sınavdaki başarı farklılığının tesadüfi olamayacağına yönelik güçlü kanaat oluştuğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olmasının sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dayanak delil olarak mahkemece kabul edilmişse de; bilirkişi raporunun ihtimallere dayanan yüzdelik oranlarının yer aldığı değerlendirme içermesi, sanığın hileli bir davranışını ortaya koymaya elverişli olmadığı gibi, kişinin önceki ve sonraki yıllardaki doğru ve yanlış cevap sayılarının kıyaslanarak, sınav sorularını haksız elde etmek sureti ile sınavda hileli yollarla yüksek puan aldığının kesin olarak ispatlanamayacağı, ayrıca sanığın kamu kurumuna atanmasında iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri sınavının etkili olmadığı, tekrardan düzenlenen KPSS Eğitim Bilimleri'nde almış olduğu puanında değerlendirilek sanığın kamu kurumuna atanmasında etkili olduğu gözetildiğinde; sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak mahkûmiyetini gerektirir yeterli delil bulunmadığından beraati yerine, delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2018/964 Esas, 2021/1722 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.