İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/22186 Karar: 2024/8692 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/22186 K.2024/8692

3. Ceza Dairesi 2023/22186 E. , 2024/8692 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2019/912 E.,2019/1142 K. ..., ..., ... KATILANLAR : T.C. ..., TBMM Başkanlığı SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/22186 E. , 2024/8692 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2019/912 E.,2019/1142 K. ..., ..., ... KATILANLAR : T.C. ..., TBMM Başkanlığı SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/22186 E. , 2024/8692 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2019/912 E.,2019/1142 K. ..., ..., ... KATILANLAR : T.C. ..., TBMM Başkanlığı SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 1-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; TCK’nın 309/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK 62, 53, 58/9, 63. maddesi uyarınca verilen mahkumiyet kararlarınına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine, 2-Sanıklar ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından; CMK'nın 223/2-c, e maddesi uyarınca verilen beraati kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, 3-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından; Ceza verilmesine yer olmadığı TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, sanıklar ... ve ... ile T.C. ... vekili, TBMM Başkanlığı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama I-) Sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile sanık ...'nın duruşmalı inceleme talepleri yönünden; Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince yapılan incelemede istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ve karar temyiz edilmiş olmakla; Sanık ve müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmalarını kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile sanık ...'nın duruşmalı inceleme taleplerinin takdiren 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi ile değişik CMK'nın 299 uncu maddesi uyarınca REDDİNE, II-)Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karara ilişkin katılan T.C. ... ve TBMM Başkanlığı vekillerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından verilen "ceza verilmesine yer olmadığına" dair kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları CMK'nın 286/2-h maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan, katılanlar Türkiye Cumhuriyeti ... ve TBMM Başkanlığı vekillerinin temyiz taleplerinin 5271 sayılı CMK’nın 298 inci maddesi uyarınca REDDİNE, Temyizin başkaca reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriği; oluş ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede; III-) HUKUKİ AÇIKLAMALAR Ayrıntıları, Dairemizin 22.03.2019 tarih ve 2018/7103 Esas 2019/1953 sayılı Kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir. Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de bu husus suçun unsuru değildir. Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanununun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür. Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez. 15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve ... Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır. Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309 uncu maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37 nci maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır. Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir. Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir. TCK'nın 309 uncu maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla, sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde, yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasasının 137/2. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/3. maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak, amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B). IV-) Bölge Adliye ve İlk Derece Mahkemelerince sübutu kabul edilen somut olay ve bu çerçevede yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanık ...'ın 47. Motorlu Piyade Alay Komutanlığında Bölük Komutanı olarak yüzbaşı rütbesiyle görev yaptığı ve 15 Temmuz gecesi nöbetçi subay olduğu, hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve kasten öldürme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/11498 Esas, 2020/3604 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilen Alay Komutanı Kurmay Albay ...'nin 15 Temmuz öğlen saatlerinde KOKTOD birliğinin hazır edilmesi, 4000 G3 ve 5000 MG-3 mühimmatının hazır edilmesi talimatını verdiği, saat 17:30'dan itibaren darbe kapsamında görevlendirilen Kara Harp Akademileri Komutanlığı'nda kursiyer olarak bulunan 15 öğrenci subay ve çeşitli birliklerdeki subayların 47. Motorlu Piyade Alay Komutanlığına geldiği, KOKTOD düzeni alarak askere mühimmat dağıtıldığı, tüm bu hazırlıklardan sonra Kara Harp Akademileri Komutanlığı'nda kursiyer olarak bulunan 15 öğrenci subay, farklı birliklerde görev yapan 3 tane subay, tabur komutanı yarbay ... ..., bölük komutanı ... ... ve sanık ...'ın katılımı ile ...'nin odasında toplantı düzenlendiği, ...'nin toplantı sırasında hazırlanan KOKTOD birliklerinin İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ak Parti İstanbul İl Başkanlığında görevlendirdiği, sanık ...'ın usulüne uygun olarak soruşturma aşamasında alınan ifadesinde toplantı sırasında ülke gündemine yansıyan haberlerden ve telefonlara gelen mesajlardan darbe girişimi yaşandığını öğrendiklerini beyan ettiği, ... tarafından sanığın darbe girişimi sırasında alay içerisinde görevlendirildiği, hazırlanan Birliklerin 22:30'a kadar alaydan çıkış yaptıkları, çıkış yapılırken tanık ...'in sanık ...'a ısrarla hareketliliğin sebebini sorduğu, sanık ...'ın da darbe oluyor şeklinde cevap verdiği, 16 Temmuz günü sanık yakalandıktan sonra makam odasında yapılan aramada masasının üstünde İstanbul Valilik binasını işgal amacıyla giden asker şahısların isimlerinin, verilen silahların seri numaralarının ve şarjör sayısının yer aldığı listenin ele geçirildiği, Sanık ...'ın 47. Motorlu Piyade Alay Komutanlığında üsteğmen rütbesi ile görev yaptığı, 15 Temmuz günü mesai bitimi ile evine gittiği, evinde televizyondan ülkedeki askeri hareketliliği öğrendiği ve saat 23:48 sıralarında kendi isteği ile alaya gittiği, ...'nin dışarıdan kimsenin giriş yapmayacağı talimatı nedeniyle önce nizamiye nöbetçileri tarafından alaya alınmadığı ancak sanığın ısrarı üzerine ...'nin aranarak girişi hususunda izin alındığı, bunun üzerine sanığın alaya girerek, sanık ...'dan alayda yaşananlar konusunda bilgi aldığı, daha sonra kamuflajlarını giyerek ...'ye tekmil verdiği, Darbe girişiminin duyulmasından sonra halkın alayın giriş nizamiyesinde toplandığı, aynı zamanda saat 00:00'dan sonra herhangi bir askeri aracın çıkışının engellenmesi maksadıyla Esenler Belediyesine ait 4 adet çöp kamyonunun giriş nizamiyesinin önüne yolu kapatacak şekilde park edildiği, bunu gören ... tarafından sanıklar ... ve ...'a çöp kamyonlarını çekme talimatı verdiği, sanıkların saat 01:20 sularında ZPT ve Uminoc araçlara bağladıkları halatlar ile çöp kamyonlarını çekmeye çalıştılar ancak halatın kopması sonucu başarılı olamadıkları, Sanık ...'ın 47. Motorlu Piyade Alay Komutanlığında teğmen rütbesi ile 120 mm'lik havan takımı komutanı olarak görev yaptığı, 15 Temmuz günü mesai bitimi ile evine gittiği, ...'nin verdiği emir ile alaya gitmesi için çağrıldığı, sanığın saat 23:00 sularında alaya gittiği, ...'nin sanığa kendisini ve karargah binasının korunması emrini verdiği, sanığın gece boyunca alaydan ayrılmadığı, Sanık ...'nın uzman çavuş rütbesi ile Alay Komutanı ...'nin makam şoförü ve habercisi olarak görev yaptığı, 15 Temmuz gecesi sanığın ...'nin habercileri olan erlere silah almaları talimatını verdiği ve erleri bekleyecekleri yerlere yerleştirdiği, sanığın da gece boyu ...'nin kapısında beklediği anlaşılmıştır. V-Yukarıda belirtilen açıklamalar ve gerçekleşen somut olay muvacehesinde sanıklar ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından verilen beraat kararlarına ilişkin katılan T.C. ... ve TBMM Başkanlığı vekillerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı ve kasıtlarının bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; katılan kurumlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle beraate ilişkin hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA, VI- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanıklar müdafileri, sanıklar ... ve ...'nın temyiz taleplerinin incelenmesinde; 1-) Sanıkların yukarıdaki bölümde izah edilen faaliyetlerinin somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradelerini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptıkları katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeden ve rütbeleri, süreçteki faaliyet ve eylemleri dikkate alınarak sanık ... hakkında makul bir ceza, sanıklar ... ve ... hakkında ise alt sınırdan ceza tayinin gerektiği gözetilerek hukuki durumlarını buna göre tayin ve takdiri gerekirken suç vasfında düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, 2-) Uygulamaya göre de; Çekişmeli yargılamanın gereği olarak, hükümden önce son sözün hazır bulunan sanıklara, sanık yoksa müdafiine verilmesi gerekirken, hükmün açıklandığı 22.02.2019 tarihli oturumda sanıklar müdafilerinin mütalaaya karşı savunması alındıktan sonra hazır bulunan sanıklara son sözleri sorulmadan yargılamaya son verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 216/3 ve 289/1-h maddelerine muhalefet edilerek savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri, sanıklar ... ve ...'nın temyiz taleplerinin bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, sanıkların ceza miktarı, mevcut delil durumu, suç vasfı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla