İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/3108 Karar: 2023/1459 Tarih: 2023

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/3108 K.2023/1459

3. Ceza Dairesi 2023/3108 E. , 2023/1459 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma İTİRAZA KONU KARAR : Dairemizin 13.10.2022 tarihli ve 2021/2696 E., 2022/6365 K. sayılı, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddi ve aynı Kanun'un 302/1 maddesi

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/3108 E. , 2023/1459 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma İTİRAZA KONU KARAR : Dairemizin 13.10.2022 tarihli ve 2021/2696 E., 2022/6365 K. sayılı, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddi ve aynı Kanun'un 302/1 maddesi

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/3108 E. , 2023/1459 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma İTİRAZA KONU KARAR : Dairemizin 13.10.2022 tarihli ve 2021/2696 E., 2022/6365 K. sayılı, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddi ve aynı Kanun'un 302/1 maddesi gereği sanık müdafisinin temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onamasına dair verilen kararı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2021/2696 Esas, 2022/6365 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.02.2023 tarihli ve KD-2023/14138 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasınca yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.02.2023 tarihli ve KD-2023/14138 sayılı itirazı, özetle ; "... İtiraza konu uyuşmazlık: Sanık ...'in temyiz başvurusunun süresinde olmadığından bahisle reddedilmiş olması karşısında, 11.02.2019 tarihinde yüze karşı tefhim edilen kısa karara yönelik, sanığın 13.02.2019 tarihli süre tutum dilekçesi verdiği, gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilmediği, sanığın öğrenme üzerine 11.03.2019 tarihinde gerekçeli temyiz dilekçesi vermiş olması nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek dosyanın esastan incelenmesinin gerekip gerekmediğine ilişkindir... Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet kararına karşı sanığın 11.02.2019 tarihli süre tutum ve 11.03.2019 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi, ve sanık müdafiinin 12.02.2019 tarihli süre tutum ve 11.03.2019 gerekçeli temyiz dilekçeleri doğrultusunda dosyanın esastan yapılan incelenmesinde: Dosya içeriğine, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapılmasına, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilenmesine, özleri değiştirmeksizin tartışılmasına, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığının anlaşılmasına göre, Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 18.07.2016 olarak doğru gösterildiği belirlenerek yapılan incelemede, Sanık ve müdafiinin: Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/05/2018 ... 2018/2030 E.2018/1650K. sayılı kararında da belirtildiği üzere CGNAT kaydı olmaması nedeniyle User ID ve CGNAT eşleştirmesi yapılamadığından gerçek Bylock kullanıcısı olmadığının tespiti için BTK.dan araştırılmadan eksik araştırma ve soruşturma nedeniyle bylock'un hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu ve savunma hakkının ihlal edildiği, Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının sanığa isnat edilemediği, çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiği, Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının hukuken geçersiz olduğu, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2017 ... ve 2016/219 Esas-2017/42 Karar sayılı kararı ile delil olarak kabul edilmeyen Bank ... hesabının 11.02.2019 tarihli bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda delil olarak kabul edilmesinin 'aleyhe değiştirme yasağının' ihlali niteliğinde olduğu, savunma hakkının kısıtlandığı, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, fiilin işlendiği tarihin yanlış saptandığı, nedenlerine dayalı olarak, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesinin 11.02.2019 ... ve 2018/2663 Esas-2019/429 Karar sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerektiğini talep ettikleri anlaşılmakatdır [anlaşılmaktadır]. Sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri diğer nedenler yerinde görülmediğinden CMK.nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddi,ile hükmün onanaması, gerektiği değerlendirilmiştir... Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-İtirazın kabulü ile, 2-Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 13.10.2022 ... ve 2021/2696 Esas, 2022/6365 Karar sayılı kararı ile; 'Bölge adliye mahkemesi kararının 11.02.2019 tarihinde duruşmada sanığa usulüne uygun olarak tefhim edildiği, sanık tarafından 11.03.2019 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla; sanık ...'in temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca reddine ilişkin karar ile sanık müdafiinin temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanmasına ilişkin kararın kaldırılması, 3-Sanık ve müdafiinin temyiz talepleri üzerine yapılacak incelemeye göre ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 11.02.2019 ... ve 2018/2663 Esas-2019/429 Karar sayılı hükmünün CMK.302/1 maddesi uyarınca onanması, 4-İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca itiraz konusu hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna tevdii,..." Talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 27.03.2019 tarihli dosya gönderme formunda, 12.02.2019 tarihinde sanık müdafii tarafından temyiz edildiğinin derci sureti ile temyiz incelemesine esas olmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilip, 12.06.2020 tarihli ve 2019/34953 sayılı Tebliğname ile de: "7201 sayılı Tebligat Kanununun 11/1. maddesinde yazılı olduğu üzere 'vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.' hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının 11.02.2019 tarihinde duruşmada sanığı[sanığa] usulüne uygun olarak tefhim edildiği, sanık tarafından 11.03.2019 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla; sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca reddi..." talep olunan dosyaya konu; ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 11.02.2019 tarihli, 2018/2663 Esas, 2019/429 sayılı Kararını; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda "...tefhim tarihinden itibaren 15 ... içerisinde, dairemize veya bulunulan yer bölge adliye mahkemesi ilgili birimine (yoksa ilk derece ceza mahkemesine), sanığın ceza infaz kurumunda olması durumunda cezaevi idaresine verebileceği temyiz dilekçesi veya zabıt katibine yapılacak temyiz beyanının tutanağa geçirilmesi suretiyle başvurusu halinde, temyiz (temyiz yoluna başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceği sanığa ve sanık müdafine ihtar edildi) yolu açık olmak üzere..." kanun yolu bildirilen mahkumiyet hükmünün tefhim edildiği 11.02.2019 tarihli duruşma sonrasında, UYAP sisteminden gönderdiği 12.02.2019 tarihli dilekçesi ile müdafinin, 13.02.2019 tanzim fakat 14.02.2019 oluşturma tarihli dilekçesi ile de sanık ...'in temyiz ettiklerini bildirir süre tutum dilekçelerini sunmalarına müteakip, 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinde düzenlenen yedi günlük süreye ilişkin bir ihtarat içermeyen elektronik tebliğ mazbatası ile gerekçeli kararın sanık müdafine 08.03.2019 tarihinde gönderildiği ve 13.03.2019 tarihinde de okundu sayıldığı, daha sonrasında ise UYAP sisteminden gönderilen 11.03.2019 tanzim fakat 18.03.2019 oluşturma tarihli dilekçesi ile müdafisinin yine 09.03.2019 tanzim ancak 14.03.2019 oluşturma tarihli ayrıca 11.03.2019 tanzim ve havale tarihli dilekçeleri ile de sanığın, gerekçeli temyiz nedenlerini bildirmeleri karşısında; ilaveten temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşü ile düzenlenen Tebliğnameye karşılık göndermiş olduğu 01.06.2022 tarihli dilekçesi ile de süresinde dilekçelerini ibraz ettiğini bildiren sanık ...'in, müdafiine gerekçeli kararın tebliğine müteakip, süresinde ve geçerli temyiz başvurusunda bulunduğunun kabulü ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 13.10.2022 tarihli, 2021/2696 Esas, 2022/6365 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA, 3.Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. HUKUKÎ SÜREÇ 1. FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan kamu davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2017 tarihli, 2016/219 Esas, 2017/42 sayılı Kararı ile sanık ...'in silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 62, 53/1, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5/1 inci maddeleri uyarınca neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.04.2017 tarihli ve 2017/656 Esas, 2017/358 Karar sayılı kararı ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde özetle; yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine ancak; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1 maddesinin tatbikine karar verilirken hatalı hüküm kurulması sebebi ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303 maddelerince hüküm fıkrasının ilgili kısmının çıkarılarak yerine "Sanığın kasten işlediği suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak; 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas,2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının ilk cümlesinin tatbikine," cümlesinin eklenmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, oybirliği ile karar verilmiştir. 3. Sanık ve de müdafisinin temyiz başvurusuna istinaden gönderilen dosya kapsamında düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2017 tarihli, 2017/37557 nolu Tebliğnamesi ile özetle; istinaf mahkemesinin vermiş olduğu karar usul ve kanuna uygun bulunduğundan, sanık ile müdafii tarafından eksik inceleme, delillerin yetersiz ve hukuka aykırı olduğuna; sanığın ise eylemlerinin suç oluşturmadığına dair yerinde görülmeyen temyiz başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 302/1 maddesi uyarınca esastan reddi talep olunmuştur. 4. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 25.09.2018 tarihli, 2017/3509 Esas, 2018/2799 sayılı Kararı ile özetle; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanığın çocuğunu örgütle iltisaklı okula göndermesinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairenin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararında, "Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının" kabul edildiği dikkate alınarak, somut dosyada istinaf aşamasından sonra dosya içerisine konulduğu anlaşılan, atılı suç vasfının tespiti açısından belirleyici nitelikte olan; ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 02.11.2017 tarihli, 2017/656 esas sayılı yazısı ekinde dosyaya gönderilen detaylı Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorularak yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerekirken sanığın Bylock kullanıcısı olduğuna dair ... İl Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen eksik ve yetersiz belgeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, kanuna aykırı bulunmuş ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülerek, hükmün bu sebepten bozulmasına, karar verilmiştir. 5. Karar tarihi itibari ile yürüklülükte olan mevzuat uyarınca dosyanın gönderildiği ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.02.2019 tarihli, 2018/2663 Esas, 2019/429 sayılı Kararı ile ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2017 tarih, 2016/219 E., 2017/42 K. sayılı ilamının 5271 sayılı Kanun'un 280/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve sanığın, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanunun 314/2, 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1 inci maddeleri uyarınca, neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 6. 23.06.2021 tarih ve 31520 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.07.2021 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 22.06.2021 tarih ve 196 sayılı kararı ile Yargıtay 16. Ceza Dairesi numarasının Yargıtay 3. Ceza Dairesi olarak değiştirilmesi sonrasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının özetle; 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11/1 maddesinde yazılı olduğu üzere "vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır." hükmü uyarınca bölge adliye mahkemesi kararının 11.02.2019 tarihinde duruşmada sanığa usulüne uygun olarak tefhim edildiği ve sanık tarafından 11.03.2019 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 maddesi uyarınca reddi; müdafisinin temyiz itirazlarının ise kanuna uygun yapıldığı belirlenen yargılama sürecindeki usuli işlemlere, karar yerinde gösterilip değerlendirilen ve hukuka uygun olarak elde edildiği belirlenen delillere, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye, dosya içeriğine ve yapılan yargılamaya göre, sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1 maddesi uyarınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir, 12.06.2020 tarihli ve 2019/34953 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. 7. 5271 sayılı Kanun'un 109/3-a maddesi uyarınca yurt dışına çıkış yasağı ile tahliyesine karar verilen sanık, 10.09.2020 tarihinde illegal yollardan yurt dışına çıkış yapmak isteği ile yabancı uyruklu şahıslarla birlikte yakalandığının bildirilmesi üzerine, kaçma şüphesi bulunduğundan, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 14.09.2020 tarihli, 2018/2663 esas sayılı kararı ile adli kontrol tedbirine bilerek aykırı davrandığından tutuklanmıştır. 8. ... 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 01.06.2022 tarihli yazısı ekinde gönderdiği 01.06.2022 tanzim tarihli dilekçesi ile sanık, temyizinin süresinde olduğunu belirterek tebliğnameye karşı beyanda bulunup, tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. 9. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2021/2696 E., 2022/6365 sayılı Kararı ile özetle; sanığın temyiz başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince reddine; sanık müdafisinin temyiz istemi üzerine yapılan inceleme sonucu ise 5271 sayılı Kanun'un 302/1 maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle mahkumiyet hükümünün onanmasına karar verilmiştir. 10. Hükmün infazına başlanılması sonrası, ceza infaz kurumu aracılığı ile gönderdiği 11.01.2023 tarihli dilekçesi ile sanık tarafından karar düzeltme isteminde bulunmasına müteakip; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2023 tarih, KD-2023/14138 sayılı, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir İtiraznamesi ile dava dosyası Daireye tevdi olunmuştur. B. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemleri, özetle; 1. ByLock kullanıcısı olmadığı halde; CGNAT kaydı olmadan, user ID ile CGNAT eşleştirmesi de yapılmadan gerçek kullanıcı olduğunun kabulü ile eksik araştırma ve inceleme yapıldığı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği; 2. Şahsına aidiyetine dair illiyet bağı kurulmasına ilişkin veri barındırmayan ve yazışma içerikleri bulunmayan diğer yönden hukuken tutanak hüviyeti taşımayan, onaysız ve fotokopiden ibaret ayrıca içeriğinde çelişkiler barındıran tespit ve değerlendirme tutanağının, hukuken geçerli bir delil niteliğine haiz olmadığı gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile hüküm verildiği, 3. ByLock'a ilişkin verilerin ve materyallerin, tarafına verilmemesi nedeni ile silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğini, 4. Bozma ilamı öncesinde verilen kararda aleyhine delil olarak değerlendirilmeyen kızı adına açtığı Bank ... hesabının, bozma ilamına uyularak verilen kararda bu kez örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilmesi sureti ile “aleyhe değiştirme yasağı”nın ihlal edildiğini, bu hususta savunması da alınmadığından, hükme esas alınamayacağını ve savunma hakkının ihlal edildiğini, 5. Atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığını, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığını, beraat kararı verilmesi gerektiği, 6. Suç tarihi 18.07.2016 tarihi olarak gösterilmiş ise de hükme esas alınan ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında belirtilen tarihin 14.03.2015 tarihi olduğunun gözetilmediği, 7. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara... İlişkindir. Ayrıca sanık süreçte gönderdiği dilekçelerinde, tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Sanık müdafisinin temyiz istemleri, özetle; 1. Bozma ilamı öncesinde verilen kararda aleyhine delil olarak değerlendirilmeyen kızı adına açtığı Bank ... hesabının, bozma ilamına uyularak verilen kararda bu kez örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilmesi sureti ile “aleyhe değiştirme yasağı”nın ihlal edildiğini, duruşmada savunmaları alınmadığından hükme esas alınamayacağı, 2. CGNAT kaydı olmadan, user ID ile CGNAT eşleştirmesi de yapılmadan gerçek kullanıcı olduğunun kabulü ile eksik araştırma ve inceleme yapıldığı, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği, 3. Müvekkiline aidiyetine dair illiyet bağı kurulmasına ilişkin veri barındırmayan ve yazışma içerikleri bulunmayan diğer yönden hukuken tutanak hüviyeti taşımayan, onaysız ve fotokopiden ibaret ayrıca içeriğinde çelişkiler barındıran tespit ve değerlendirme tutanağının, hukuken geçerli bir delil niteliğine haiz olmadığı gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile hüküm verildiği, 4. Bylock'a ilişkin verilerin ve materyallerin, taraflarına verilmemesi nedeni ile silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğini, 5. Atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığını, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığını, beraat kararı verilmesi gerektiği, 6. Suç tarihi 18.07.2016 tarihi olarak gösterilmiş ise de hükme esas alınan Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında belirtilen tarihin 14.03.2015 tarihi olduğunun gözetilmediği, 7. Temyiz dilekçesinde belirtilen Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara... İlişkindir. C. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "...Dosya içerisine celp edilen yazı cevaplarından sanığın kızı olan İlknur Ç.'i 2014 - 2016 yılları arasındaki Eğitim Öğretim dönemlerinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait ... Ortaokuluna gönderdiği, buna ilişkin savunmasında kızının iyi bir eğitim alması amacıyla ve ücret almamaları nedeniyle gönderdiğini savunduğu, örgüte bağlı okulların iyi eğitim verdiğine yönelik algı oluşturması nedeniyle sanığın bu savunmasının aksi ispatlanamadığından bu durumun suç unsuru olarak değerlendirilemeyeceği, gelen Bank ... cevabına göre 2014 Ocak ayında 10.000 TL olarak kızı adına açılmış hesaba para yatırıldığı, para yatıran kişinin sanığın eşi olduğu, bu tarihten sonra da hesaba sürekli olarak para yatırıldığı, hatta Bank ... ya TMSF tarafından el koyma tarihi olan 2015 yılının Mart ayından sonra da para yatırılmaya devam ettiği, bu itibarla sanığın çocuğu adına birikim yapmak için para yatırdığı savunmasının aksine talimat ile hareket ettiğine yönelik dosya kapsamında kesin bir delil bulunmaması nedeniyle bu hususun da suç unsuru olarak değerlendirilemeyeceği... anlaşılmıştır. Sanık ... Bylock isimli programı yüklemediğini ve kullanmadığını beyan etmiş ise de; Kaçakçılık ve Organize Suçlar İle Mücadele Şube Müdürlüğünün 13/03/2017 tarihli raporunda... soruşturma aşamasında kullandığını beyan ettiği ... 7431 ve kovuşturma aşamasında kullandığını beyan ettiği ...7531 numaralı GSM hatlarında Bylock kullandığına ilişkin rapor sunulduğu,... ... C. Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu'nca tüm İl Başsavcılıklarına göndermiş olduğu ve dosyamız içinde de bulunan Bylock rapor başlıklı teknik inceleme raporunun tetkikinde...Bylock üzerinden gönderilen mesajlar, mesajı gönderdikten sonra alıcı tarafından silinmemiş ise 24 saat içerisinde mesajın sistem tarafından otomatik olarak silindiğinin, ancak gönderici mesajı gönderdikten sonra mesajı telefonundan silerse, alıcı mesajı okuduktan sonra sistem mesajı otomatik olarak sildiğinin, Bylock içerisinde gelen mesajlardan telefonların özelliklerine göre ekran görüntüsü kopyası alınabildiğinin belirtilmesi ve yine Server'deki mesajlarında belirli periyotlarla bir görevli tarafından silinmesi nedeniyle elde edilen verilerin programın tamamını kapsamadığı, sadece kurtarılabilen verilerin tespit edilebildiğinin belirtilmesi ve bu nedenle içeriklerinde tam olarak tespit edilememiş olması, bu itibarla içeriğin tamamının tespitinin mümkün olmaması karşısında... ...By-Lock isimli programa FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet göstermeyen bir kişinin ulaşmasının mümkün olamayacağı, bu durumun ayrıca sanığın savunmasında da belirtildiği üzere bu program haricinde örgütün birbiri ile haberleşmeyeceğinin örgüt üyeleri tarafından söylenmesi ile anlaşıldığı bu manada söz konusu programın bir kişide mevcudiyetinin aslen doğrudan doğruya örgütle görüşme dahilinde devam eden bir organik bağı ispat eden bir sübut vasıtası olduğunun anlaşılması nedeniyle sanığın bu programı kullanmadığına ilişkin savunmasına itibar edilmeyerek üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık müdafinin Bylock isimli program ile ilgili araştırma yapılması talebi yönünden gelen Bylock raporları da nazara alındığında hat üzerinden indirim yapılmış olduğunun tespit edilmesi, IP numarasının her bağlantıda farklı bir numara olarak verilmesi, kullanıcı ID'sinin sorgulama evrakında belirtilmiş olması, Mahkememizin başka dosyalarında MAC bilgisi ile ilgili yazılan yazılara bu bilgilerin tutulmadığına ilişkin cevaplar verilmiş olması, kullanım verilerinin içeriğinin Bylock raporları nazara alındığında periyodik olarak kendiliğinden silinmesi, bu itibarla görüşme içeriklerinin bütün olarak tespit edilemeyeceğinin belirtilmiş olması, yine görüşülen kişiler yönünden kullanıcı adlarının nick name olarak alınması nedeniyle bu yönden yapılan taleplerin bilgi olarak tespit edilemeyeceği ve ayrıca dosya kapsamına da bir katkısının olmayacağı, sanığın terör örgütüne bağına ilişkin araştırma yapılması taleplerinin dosya kapsamında örgüte ilişkin bilgilerin iddianame ile sunulmuş olması, belirtilen hususların mahkemece değerlendirilecek hususlar olması, bu itibarla taleplerin dosya kapsamında bir katkısının olmayacağı anlaşıldığından taleplerin reddine karar verilmiştir. ...açıklanan nedenlerden ötürü bylock programının kullanılmasının başlı başına FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyeliğinin ispatı olduğu ve diğer kriterlere göre örgüte bağlılığın çok güçlü bir delili olduğu, sanığın da bu programı kullanmasının örgüte bağlılığını ve örgüt üyeliğine ilişkin kastının yoğunluğunu gösterdiğinden suça ilişkin kanunda belirlenen alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına,... Terörle Mücadele Kanununun 5. Maddesi uyarınca cezasında yasal arttırım uygulanmasına,... sabıkasız geçmişi, yargılama sürecinde gösterdiği saygılı tutum ve davranışlar göz önüne alınarak hakkında takdiri indirim uygulanmasına karar verilerek... hüküm kurulmuştur. 2. Bozma üzerine verilen ve temyiz incelemesine konu olan Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü "...Usul ve Yasaya uygun Yargıtay Bozma İlamına uyulmuş, Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı okunarak sanık ve müdafinin bu tutanağa ilişkin diyecekleri tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ...'in ... İl Emniyet Müdürlüğünde 4. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görevliyken FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı nedeniyle mesleten ihraç edildiği, FETÖ/PDY terör örgütünce münhasıran gizli haberleşme sistemi olarak kullanılan ByLock isimli programı kullandığı, buna ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağı düzenlendiği, düzenlenen tutanak içeriği incelendiğinde, kullandığı cep telefonu numarasının ... 7431 olduğu, yine tutanak içeriğine göre ...., kullanıcı adı: ohooo1, şifresi... olduğu, ilk tespit tarihinin 04.12.2014, son tespit tarihinin 14.03.2015 olduğu, Bylock giriş sayısının 48, alınan mail sayısının 37, alınan mesaj sayısının 8, okunan mail sayısının 44, gönderilen mesaj sayısının 9, silinen mail sayısı 31 olduğu,... sanığın bu programı kullandığının değerlendirme ve tespit tutanağı ile sabit olduğu, sanığın örgüt liderinin talimatından sonra 18 yaşından küçük kızı adına açtırdığı Bank ... hesabında mevduat artışında bulunduğu, sanığın bu şekilde örgüt hiyerarşisi içerisinde yer alarak üzerine atılı suçu işlediği kanatine varılmakla, asgari hadden temel cezanın belirlenmesi suretiyle cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir. Sanığın işlemiş olduğu suçun 3713 Sayılı Kanun'un 3. maddesinde belirtilen terör suçları kapsamında kaldığı anlaşıldığından, sanığa verilen cezada 3713 SY'nın 5/1. maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılmıştır. Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri de dikkate alınarak, TCK'nın 62. maddesi gereğince cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak ... hüküm kurulmuştur..." D. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 4. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görevliyken, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı nedeniyle 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile meslekten ihraç edilen ve adına kayıtlı olup kullanımında olduğu belirlenen, süreçte verdiği ifadelerinde de kullandığını beyan ettiği "...7431" numaralı hattında bylock kaydının bulunduğunun tespiti sonrası, 269482 User İd numarasına rapten düzenlenen tespit ve değerlendirme tutanağı ile hattından Bylock kullandığı ayrıyeten örgüt liderinin talimatından sonra kızı adına açtırdığı Bank ... hesabında mevduat artışında bulunduğu belirlenen, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.02.2019 tarihli ve 2018/2663 Esas, 2019/429 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, İtirazname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla