Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2023/3133 E. , 2023/1360 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1249 E., 2018/2107 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2023/3133 E. , 2023/1360 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1249 E., 2018/2107 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2021/8809 Esas, 2022/9695 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.03.2023 tarihli ve 16 - 2018/99628 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvusuru ''Daireniz ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımız arasındaki uyuşmazlık; istinaf incelemesinin duruşma açılarak yapılmasına karar verilmesine rağmen sanık hazır edilmeden yokluğunda yargılama yapılıp eski savunmalarının okunulmasıyla yetinilmesi suretiyle karar verilmesinin savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup olmadığına ilişkindir. Sanık hazır olmaksızın duruşma yapılamayacağı kuralını düzenleyen 5271 sayılı CMK’nın 193. maddesinin 1 inci fıkrası; “Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.” hükmünü amirdir. Bu kuralın istisnaları da aynı maddenin ikinci fıkrasında; “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.”, 194 üncü maddenin 2. fıkrasında; “Sanık savuşur veya ara vermeyi izleyen oturuma gelmezse, önceden sorguya çekilmiş ve artık hazır bulunmasına mahkemece gerek görülmezse, dava yokluğunda bitirilebilir.”, 195 inci maddede; “Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.”, 200 üncü maddenin 1 inci fıkrasında; “Sanığın yüzüne karşı suç ortaklarından birinin veya bir tanığın gerçeği söylemeyeceğinden endişe edilirse, mahkeme, sorgu ve dinleme sırasında o sanığın mahkeme salonundan çıkarılmasına karar verebilir.”, 204 üncü maddesinde; “Davranışları nedeniyle, hazır bulunmasının duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşıldığında sanık, duruşma salonundan çıkarılır. Mahkeme, sanığın duruşmada hazır bulunmasını dosyanın durumuna göre savunması bakımından zorunlu görmezse, oturumu yokluğunda sürdürür ve bitirir. Ancak, sanığın müdafii yoksa, mahkeme barodan bir müdafi görevlendirilmesini ister. Oturuma yeniden alınmasına karar verilen sanığa, yokluğunda yapılan işlemler açıklanır.”, 196 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasında; “(1) Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir." şeklinde gösterilmiştir. Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması için Bölge Adliye Mahkemelerinde duruşmaların nasıl yapılacağına ilişkin CMK'nın 282. maddesinin incelenmesinde fayda bulunmaktadır. İlgili maddenin 1 inci fıkrasına göre; Bölge Adliye Mahkemelerinde duruşma açıldığında maddenin alt bentlerindeki istisnalar dışında CMK'nın duruşma hazırlığı, duruşma ve karara ilişkin hükümleri uygulanacaktır. 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle CMK'nın 282. maddesinin 1. fıkrasının "f" bendine yapılan eklemeyle sanığın yokluğunda duruşma yapılıp karar verilmesi yönünde yeni bir istisna getirilmiş "Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, 195 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, her hâlde sanığın dinlenmesi gerekir." şeklinde düzenlemeye gidilmiştir. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu incelendiğinde; Sanık hakkında Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar 14.11.2018 tarihli olup CMK'nın 282 inci maddesinin 1 inci fıkrasına "f" bendi ile eklenen istisnanın o tarihte henüz yürürlükte olmadığı ve sanığın yokluğunda duruşma yapılarak karar verilmesine ilişkin diğer istisnai hükümlerin hiçbirinin uygulanma koşullarının da oluşmadığı dikkate alınarak CMK'nın 282/1 maddesi delaletiyle uygulanması gereken aynı Kanun'un 193/1 maddesi uyarınca daha önce istinaf mahkemesince savunması alınmayan sanığın yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması şeklindeki uygulamanın sanığın savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğu kabul edilmelidir.'' şeklindeki gerekçe ile onama ilamının kaldırılmasına ve sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın İlk Derece Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olma suçundan neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine dosyanın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2 inci Ceza Dairesine gönderildiği, daire tarafından duruşma açılarak hazır olan sanık müdafine dosyaya gelen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı okunup savunmasının alındığı, sanığın talimat mahkemesine usulüne uygun tebligata rağmen gelmemesi sebebiyle duruşmada hazır edilemediği ve dinlenilmesinden vazgeçilerek ilk derece mahkemesinde vermiş olduğu savunmasının okunulması ile yetinildiği ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2 inci Ceza Dairesinin duruşma açmasının mezkur dosyada sanığın lehine olduğu ve ilk derece mahkemesince sanığa verilen cezanın ağırlaştırılmadığı göz önüne alındığında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2021/8809 Esas, 2022/9695 sayılı onama Kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2023 tarihinde karar verildi.