İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/3596 Karar: 2024/479 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/3596 K.2024/479

3. Ceza Dairesi 2023/3596 E. , 2024/479 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1847 E., 2021/648 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince silahlı terör ör

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/3596 E. , 2024/479 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1847 E., 2021/648 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince silahlı terör ör

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/3596 E. , 2024/479 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1847 E., 2021/648 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ve müdafinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2017/194 Esas, 2019/77 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin yedinci ve dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.10.2021 tarihli ve 2019/1847 Esas ve 2021/648 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.01.2023 tarihli ve temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin temyiz istemleri özet olarak; 1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için aşan özel kastın bulunması gerektiğine, 2. Her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, 3.Sanığın ByLock kullanmadığına, diğer örgüt mensuplarıyla bu uygulama üzerinden iletişim kurduğunun de tespit edilmediğine, 4. ByLock verilerinin çelişkili olduğuna, dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine, 5. ByLock delilinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, 6. MİT tarafından düzenlenen Bylock Teknik Raporunun hükme esas alınamayacağına, yalnızca CGNAT kayıtlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü verilemeyeceğine, 7. Gizli tanık ...’dan ele geçirilen dijital materyaller bakımından kimin tarafından hazırlandığı bilinmeyen, içeriği teyit edilmeyen ve yasal prosedürlere uygun temin edilmeyen fişleme bilgilerinin hükme esas alınamayacağına ve sanığa atfedilemeyeceğine, aksinin kabulü halinde rapordaki bazı lehe bilgilerin de değerlendirilmesi gerektiğine, 8. İsabetsiz gerekçe ile teşdiden ceza tayin edildiğine, 9. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, 10. Sanığın duruşmada hazır edilmeyerek savunmasının SEGBİS ile alınmasının savunma hakkını kısıtladığına, 11. İddia olunan eylem tarihleri itibariyle yargı kararı ile belirlenmiş terör örgütünün bulunmadığına, ilgili dönemdeki eylemlerin suç sayılmaması gerektiğine, 12. Bildiklerini samimi şekilde anlatan sanık hakkında beraat kararı verilmesi, aksi takdirde hata hükümleri dahil lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 13. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık temyiz aşamasında sunduğu 08.11.2023 ve 13.11.2013 tarihli dilekçelerinde etkin pişmanlık kapsamında anlatımda bulunduğunu beyan etmiş ise de, söz konusu dilekçe ve sonraki tarihlerde sunulan sair dilekçe içerikleri itibarıyla, aşamalardaki savunmalarıyla benzer şekilde üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, örgütün ve örgüt mensuplarının çözülmesine yönelik herhangi bir bilgi vermediği, bu itibarla silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında etkin pişmanlık iradesi göstermediği belirlenmiş olup; Dosya kapsamı incelendiğinde; sanığın ilk savunmasının 06.10.2016 tarihinde bu dosyanın tefrik edildiği 2016/144 Esas numaralı dosyanın üçüncü celsesinde tutuksuz halde iken talimat mahkemesi aracılığıyla SEGBİS aracılığyla alındığı, tefrik işlemi sonrasında bu dosya kapsamında tutuklu iken savunmasının ise 21.09.2018 tarihli altıncı celsede yine SEGBİS aracılığıyla alındığı ve aynı celse tahliye edildiği değerlendirildiğinde, sanık müdafinin 20.09.2018 tarihli dilekçesinde ilgili celsede tutuklu sanığın SEGBİS yoluyla hazır edilmesini talep etmiş olması, yargılamanın tefrik öncesi ve sonrasında karar celsesi dahil çoğunlukla tutuksuz sürmesine rağmen sanığın duruşma salonunda hazır bulunmaması ve sanık müdafinin 28.02.2019 tarihli dilekçesinde karar celsesinde sanığın talimat mahkemesi aracılığıyla SEGBİS yoluyla hazır edilmesini talep etmesi nazara alındığında, sanığın SEGBİS vasıtasıyla savunmasının alınmasının savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşıldığından, sanığın bu yöndeki temyiz dilekçesinde bildirdiği itirazlar yerinde görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken tüm şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanlarının dosyaya getirtilmesi ve tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulması, ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan diğer şahısların da duruşmada beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.10.2021 tarihli ve 2019/1847 Esas ve 2021/648 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Sanık hakkında mevcut delil durumu ve sanığın tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla