İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/8695 Karar: 2026/5743 Tarih: 2026

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/8695 K.2026/5743

3. Ceza Dairesi 2023/8695 E. , 2026/5743 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/... E., 2021/1790 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/8695 E. , 2026/5743 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/... E., 2021/1790 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/8695 E. , 2026/5743 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/... E., 2021/1790 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın kızı tarafından sanığa gönderilen mektubun içeriğinin sanık aleyhine delil olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek yapılan incelemede; Tanık ...'in sanık hakkında verdiği beyanda; sanığın örgüt içinde "kasacı" olarak görevlendirildiğini, sanığın örgütün mütevelli toplantısına katılarak, bu grupta örgüt için toplanan himmetleri alıp, takibini yaptığını, bunların kayıtlarını tuttuğunu, daha sonra teslim aldığı paraları ... ilçesinde örgüt içinde "ana kasacı olarak" görev yapan kişiye aktardığı, sanığı bu görevini kendisinin ... ilçesinden ayrıldığı Mayıs 2014 tarihine kadar sürdürdüğünü bildiğine dair beyanı ve tanık ...'nun aşamalarda alınan beyanı ile tanıklar ... ve ...'nun Mahkemece itibar edilen soruşturma aşamasında müdafi eşliğinde verdikleri beyanları değerlendirildiğinde; tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine itibar edilmemiştir. Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz talebinin esastan reddiyle hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca ... 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde Başkan Dr. ...'ın ve üye ...'ın karşı oylarıyla oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Dosyada dinlenen tanıklar ..., ... ve ...'nun aşamalarda alınan beyanların çelişkili olduğu ve örgütün operasyonel eylemlerinden önceki döneme ilişkin olduğu; mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanık ...'in beyanlarının sanık ve müdafii olmadan talimat mahkemesinde alındığı değerlendirildiğinde; Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan talimat mahkemesi aracılığı ile dinlenen tanık...'in beyanlarının; doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla alınmadan, sanık ve müdafiine AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanıkların dinlenilmesi için belirlenen günün sanık ve müdafiine bildirilmeden, sanık ve müdafiinin tanığı sorgulama hakları engellenerek, talimat mahkemesinde alınan beyanların okunması suretiyle CMK'nın 180/1 ve 181/.1 maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek, sanığın savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi suretiyle hüküm kurulması, Kanuna aykırı olduğundan; sanık hakkında kurulan hükmün bu itibarla bozulması gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğun sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına dair gerekçesine iştirak edilmemiştir.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm edilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Tebliğnamede bozma görüşü bildirilmesine karşın Daire, sanığın 'kasacı' olarak himmet toplayıp kayıt tuttuğu ve toplanan paraları örgütün ana kasacısına aktardığı yönündeki tanık beyanlarını değerlendirmiştir. Sanığın kızı tarafından gönderilen mektubun içeriği sanık aleyhine delil sayılmamıştır.

Hukuki İlke: Çoğunluk, tanık beyanlarını mahkûmiyete yeterli görerek tebliğnamedeki bozma düşüncesine itibar etmemiş ve hükmü CMK 302/1 uyarınca onamıştır. Karşı oyda ise, mahkûmiyette belirleyici olan tanık beyanının sanık ve müdafii yokluğunda talimat mahkemesinde alındığı, CMK'nın 180/1-2-5 ve 181/1. maddelerine uygun (SEGBİS veya istinabe) biçimde ya da huzurda dinlenmeden, AİHS 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddesindeki tanığı sorgulama hakkı tanınmadan ve CMK 210'a aykırı şekilde hükme esas alınamayacağı, bunun savunma hakkını kısıtladığı belirtilmiştir.

Uygulama Sonucu: Onama (oy çokluğu, CMK 302/1); iki üyenin bozma yönünde karşı oyu bulunmaktadır.

Dava Strateji Notu: Bu karar ve karşı oy, belirleyici tanığın huzurda veya CMK 180-181 usulüyle dinlenmediği hâllerde tanığı sorgulama hakkının (AİHS 6/3-d, Anayasa 36) ihlali itirazının güçlü bir savunma ekseni olduğunu gösterir; karşı oy, aynı itirazın Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusuna taşınmasında dayanak oluşturabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla