Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/13860 E. , 2024/11563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak Yargıtay Cumhuriyet Başsavılığı'nın itiraz yazısı üzerine dava dosyası incelenip gereği düşünüldü: 1-İTİRAZIN KONU VE KAPSAMI: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.06.2024
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/13860 E. , 2024/11563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak Yargıtay Cumhuriyet Başsavılığı'nın itiraz yazısı üzerine dava dosyası incelenip gereği düşünüldü: 1-İTİRAZIN KONU VE KAPSAMI: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.06.2024 tarih, KD-2019/101002 sayılı yazısında: "İTİRAZ NEDENLERİ :İtiraza konu uyuşmazlık; sanığın etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması maksadıyla verdiği bozma talepli dilekçenin değerlendirilmesi zorunluluğuna ilişkindir. Sanık ..., 20/03/2024 tarihinde Yargıtay 3. Ceza Dairesi'ne hitaben yazdığı dilekçesinde özetle; "08/04/2017 tarihinde etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu ifadelerinin doğru olduğunu, gözaltı ve ifade sürecinde baskı ile kötü muamele gördüğünü ancak kimseye iftira atmadığını, soruşturma beyan ve teşhislerinin doğru olduğunu, sorulacak diğer hususlarda da tüm bildiklerini paylaşmaya hazır olduğunu, bu sebeple etkin pişmanlık kurallarının değerlendirilmesi için kararın bozulmasına karar verilmesini talep ettiğini" belirtmiştir. Anılan dilekçenin Yüksek Dairenizce onama kararının verildiği 17/04/2024 tarihinden önce 20/03/2024 tarihinde verildiği, fiziki havale ve Uyap kayıtlarının da bunu doğruladığı ancak sanığın etkin pişmanlıkla ilgili bozma talep eden bu dilekçesi hakkında Yüksek Dairenizce temyiz incelemesi yapılmadığı, temyiz incelemesinin sanık müdafinin vermiş olduğu temyiz dilekçeleri ile sınırlı yapıldığı anlaşılmıştır. Sanığın etkin pişmanlık uygulanması için kararın bozulmasını talep ettiği 20/03/2024 tarihli dilekçesi ve dilekçe içeriği hakkında Yüksek Dairenizce bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek etraflıca beyanları alınıp, verdiği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunduğu değerlendirildiğinden, Yüksek Daireniz kararına karşı sanık lehine itiraz yoluna başvurulmuştur. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. İtirazımızın KABULÜ ile, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17.04.2024 tarih ve 2022/292 Esas - 2024/5339 Karar sayılı ile verilen DÜZELTİLEREK ONAMA kararının KALDIRILMASI, 3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 24.09.2019 tarih ve 2019/50 Esas ve 2019/1524 sayılı kararının BOZULMASI, 4. İtirazın Dairenizce yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, Arz ve talep olunur." denilerek sanık lehine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulduğu belirtilerek kararın düzeltilmesi için itirazda bulunulmuştur. 2-YARGILAMA SAFAHATI VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Sanık ...'nın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53, 54, 55 ve 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2018 tarih ve 2018/213 Esas, 2018/373 sayılı Kararı ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 24.09.2019 tarihli, 2019/50 Esas ve 2019/1524 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.11.2021 tarihli ve 16 - 2019/101002 sayılı onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17/04/2024 tarihli ve 2022/292 Esas, 2024/5339 sayılı Kararı ile; "Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına uygun kabule göre; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, düzeltme dışında yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, sanığın sosyo külterel durumu ve örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. Ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanunun 5/1. Maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı kanunun 5. maddesi olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına, oy birliği ile karar verilmiştir. İtiraz ve ekli dosya 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile değişik CMK'nın 308/2, 3. madde ve fıkralarınca Dairemizce incelendiğinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz sebepleri usül ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmekle yerinde görülmüştür. 3-GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına uygun kabule göre, Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K., 26.10.2015 tarih, 2015/1565 E. 3464 K. sayılı kararları). TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın 20.03.2024 tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi ve her ne kadar kovuşturma aşamasında bir kısım beyanlarından dönse de hazırlık aşamasında verdiği bilgilerin doğru olduğunu, tüm bildiklerini paylaşmaya hazır olduğunu beyan etmesi karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 4. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz talebinin KABULÜNE, 2-Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17.04.2024 tarihli ve 2022/292 Esas, 2024/5339 Karar sayılı temyiz isteminin düzeltilerek esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, 3-Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 24/09/2019 tarihli, 2019/50 Esas ve 2019/1524 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.