Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/1510 E. , 2025/12828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2941 Değişik İş TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Meçhul şüpheli/şüpheliler hakkında Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından yapılan
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/1510 E. , 2025/12828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2941 Değişik İş TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Meçhul şüpheli/şüpheliler hakkında Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından yapılan soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2023 tarihli ve 2022/125907 soruşturma, 2023/26428 sayılı Kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına (KYOK/KYO) karar verildiği, suçtan zarar gören ... Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından eksik soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği belirtilerek KYOK'un kaldırılması ve soruşturmaya devam edilmesinin talep edildiği, dosyanın gönderildiği merci Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 04.05.2023 tarihli, 2023/2941 değişik iş sayılı kararı ile, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın dayandığı gerekçelerin dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen itiraz nedenlerinin yerinde görülmediği değerlendirmesi ile kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması ve soruşturmaya devam edilmesi talebinin "kesin" olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Suçtan zarar görenin talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 03.01.2024 tarihli ve 94660652-105-06-13284-2023-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve 2024/3270 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A.Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03.03.2023 tarihli ve 2022/125907 soruşturma, 2023/26428 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.05.2023 tarihli ve 2023/2941 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre; Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde yapılan 2015 yılı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Sözleşmeli Subaylık Sınavında örgüt mensuplarının başarılı olabilmeleri için çeşitli garantiler verdiği ve söz konusu sınavda sorulan soru ve cevapların sınavdan önce dağıtılması iddiasına yönelik olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2023 tarihli kararı ile sınavda gerçekleştirilen usulsüzlüklere dair ... ve ... isimli kişiler haricinde herhangi bir itirafçı ifadesi, tanık beyanı, tespit, delil, bilgi, belge ve sair evraka ulaşılamadığı, sınavda usulsüzlük yapılıp yapılmadığı hususunda idari makamlarca tanzim edilen tevdi raporunun bulunmadığı, sınav kitapçıkları ve cevap anahtarlarının 07.09.2015 tarihinde imha edilmesi sebebiyle mevcut olmadığı, bu sebeple HTS çalışması yapılamadığı ve bilirkişi raporu alınmasının mümkün olmadığından bahisle düzenlenen araştırma raporunun dosya içerisine gönderildiği, nitekim sınav ÖSYM tarafından yapılmadığı için ÖSYM olağandışılık analiz raporu tanzim edilmesi mümkün olmadığı gibi, sınav kitapçıkları ve cevap anahtarları bulunmadığından sınava giren adaylar yönünden cevap örüntüsü benzerliği, yanlışta birleşme, soruların çözümünde soru kitapçıklarına işaretleme veya çözümleme yapılıp yapılmadığının tespiti vb. hususlara dair resmi bilirkişi raporu alınmasının da imkan dahilinde olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında; Somut soruşturma dosyasında, Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde yapılan 2015 yılı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Sözleşmeli Subaylık Sınavına ilişkin ilgili kurumdan belgeler istenilmek suretiyle inceleme yapılıp inceleme tutanağının düzenlenmediği, ... ve ... isimli kişilerin ifadelerine başvurulmadığı anlaşılmakla, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz hakkında belirtilen gerekçelerle soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.Hukuki Süreç 1.Meçhul şüphelilerin 2015 yılı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Sözleşmeli Subaylık Sınavında usulsüzlük yaptıklarına ilişkin şüphelerin soruşturulması amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/125907 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma işlemlerine başlanılmıştır. 2.Yürütülen soruşturmada sonucunda, sınavda gerçekleştirilen usulsüzlüklere dair ... ve ... isimli kişiler haricinde herhangi bir itirafçı ifadesi, tanık beyanı, tespit, delil, bilgi, belge ve sair evraka ulaşılamadığı, sınavda usulsüzlük yapılıp yapılmadığı hususunda idari makamlarca tanzim edilen tevdi raporunun bulunmadığı, sınav kitapçıkları ve cevap anahtarlarının 07.09.2015 tarihinde imha edilmesi sebebiyle mevcut olmadığı, bu sebeple HTS çalışması yapılamadığı ve bilirkişi raporu alınmasının mümkün olmadığına dair kolluk araştırma raporunun dosya içerisine gönderildiği, sınav ÖSYM tarafından yapılmadığı için ÖSYM olağandışılık analiz raporu tanzim edilmesi mümkün olmadığı gibi, sınav kitapçıkları ve cevap anahtarları bulunmadığından sınava giren adaylar yönünden cevap örüntüsü benzerliği, yanlışta birleşme, soruların çözümünde soru kitapçıklarına işaretleme veya çözümleme yapılıp yapılmadığının tespiti vb. hususlara dair resmi bilirkişi raporu alınmasının da imkan dahilinde olmadığı gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2023 tarihli ve 2022/125907 soruşturma, 2023/26428 sayılı Kararı ile KYOK verilmiştir. 3.Söz konusu karar karşı, yasal süresi içerisinde suçtan zarar gören Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından itirazda bulunulmuştur. 4.Dosyanın gönderildiği merci Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 04.05.2023 tarihli, 2023/3941 değişik iş sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın dayandığı gerekçelerin dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek ileri sürülen itiraz nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle suçtan zarar görenin KYOK'un kaldırılmasına ilişkin talebinin reddine kesin olarak karar verilmiştir. 5.Suçtan zarar görenin talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 03.01.2024 tarihli ve 94660652-105-06-13284-2023-KYB sayılı yazısı ile Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 04.05.2023 tarih 2023/2941 Değişik İş sayılı kararının CMK 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir. C.İlgili Hukuk Konu ile ilgili olarak 5271 sayılı CMK'nın 160 ve devamı maddelerinde soruşturma işlemleri, aynı Kanun'un 172 inci maddesinde ise kovuşturmaya yer olmadığı kararlarının verilmesi düzenlenmiştir. D.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlığın özü, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının eksik soruşturma sonucunda verilip verilmediği ile bu kararın kaldırılması talebinin reddine dair merci kararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar (5271 sayılı Kanun 160/1 m.). Cumhuriyet savcısı, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığıyla her türlü araştırmayı yapabilir (5271 sayılı Kanun 161/1 m.). Soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmemesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı süresi ve mercii gösterilir (5271 sayılı Kanun 172/1 m.). Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz. (5271 sayılı Kanun 172/2 m.). Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.07.2018 tarihli 2017/507 Esas - 2018/352 sayılı Kararında, eksik soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği belirtilmiş; doktrinde de bu husus tartışılmış ve benzer şekilde, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların eksik soruşturma sonucunda verildiği gerekçesine dayanılarak yapılan itiraz üzerine merci tarafından bu itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yararına bozma yasa yoluna başvurulabileceği ifade edilmiştir. (Dr. İhsan Baştürk, Ceza Muhakemesi Hukukunda Kanun Yararına Bozma, On İki Levha Yayınları, Ekim 2022, sayfa 127-136; Aydın Kuyucu, Öğreti ve İçtihatlar Işığında Ceza Yargılaması Hukukunda Kanun Yararına Bozma, Yetkin Yayınları, 2020, sayfa 122) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.06.2008 tarihli 2008/8-83 Esas - 2008/166 sayılı Kararında ve benzer şekilde doktrinde; kanun yararına bozma yasa yolunda istemle bağlılık kuralının; talepte ileri sürülen hukuka aykırılık olgusu ve sebepleri ile bağlılık şeklinde anlaşılması gerektiği, buna karşın hukuka aykırılığın giderilmesi için istem yazısında önerilen yöntem ve hukuki çarelerle Yargıtayın bağlı olmayacağı belirtilmiştir. (Dr. İhsan Baştürk, Ceza Muhakemesi Hukukunda Kanun Yararına Bozma, On İki Levha Yayınları, Ekim 2022, sayfa 296) Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 2015 yılı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Sözleşmeli Subaylık Sınavında usulsüzlük yapıldığına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ise de; ... isimli şahsın 07.12.2016 tarihinde Samsun TEM Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde özetle, 2015 yılı mart veya nisan aylarında ... kod adlı ... ve ... isimli kişiler tarafından kendisine "TSK sınavında çıkacak soruların" verilmeye çalışıldığı, kendisinin kabul etmemesi üzerine bu gördüklerini başka bir yerde anlatmaması için kendisine yemin ettirildiği şeklinde beyanda bulunmuş olması ve uyuşmazlığa konu soruşturma dosyasında ... isimli şahsın ifadesine başvurulmadan tefrik kararı verilerek ... sayılı soruşturmaya kayıt edilmiş olması nazara alınarak; öncelikle ...'ın ifadesine başvurulması, akabinde ifadesinde isimleri geçen ... kod adlı ... ve eğitim gördüğü yer ve eşgaline ilişkin bir kısım bilgiler verdiği ... isimli kişilerin gerçek kimlik bilgilerinin tespit edilip edilmediğinin araştırılması, tespit edilmiş ise adı geçen kişilerin ifadelerin alınarak "TSK sınavında çıkacak" dedikleri soruları ne şekilde temin ettiklerinin tespitine çalışılması gerekirken bu yola tevessül edilmediği; yine soruşturma kapsamında ifadesine başvurulmayan bir diğer şahıs olan ...'ın kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilen Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/533 Esas sayılı dosyasında 2009 yılı askeri liseler sınavında çıkacak soruların ... isimli kişi tarafından kendisine verildiğini ifade etmiş olmasına göre ... ve ... isimli kişilerin ifadelerine başvurularak askeri liseler sorularının ne şekilde temin edildiğine dair bilgi ve belgeye ulaşılmaya çalışması gerekirken bu yönde bir araştırma yapılmadığı; ayrıca, dosya arasına alınan 07.09.2015 tarihli imha tutanağında 2015 yılı Muvazzaf/Sözleşmeli Subay Alım Sınavına ait 12.105 adet cevap kağıdının imha edildiği belirtilmiş iken soru kitapçıklarının imha edilip edilmediğine dair bir bilginin bulunmaması dikkate alınarak, ilgili kurumlara müzekkere yazılıp bahse konu sınavda cevap kağıtlarından bağımsız soru kitapçığı kullanılıp kullanılmadığının, kullanılmış ise hala muhafaza edilip edilmediğinin sorulmadığı, muhafaza ediliyor ise soru kitapçıkları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak kitapçıklarda olağandışı bir kayıt bulunup bulunmadığına ve soruların daha önceden ele geçirilip geçirilmediğine ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı; yine dosya içerisinde bulunan ... İl Emniyet Müdürlüğünün 02.01.2023 tarihli cevabi yazısında bahse konu sınav ile ilgili tevdi raporunun düzenlendiğinin belirtilmiş olmasına rağmen kovuşturmaya yer olmadığı kararında tevdi raporu bulunmadığı şeklinde bir ifadeye yer verilmiş olması nazara alınarak, ilgili kolluk biriminden tevdi raporu bulunup bulunmadığı yeniden sorulmadan, var ise dosyaya getirtilerek şüphelilerin tespitine yarayacak bir bilgi veya kayıt bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden eksik soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmakla; açıklanan tüm yönlerden araştırma yapılmak üzere suçtan zarar görenin itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddine dair merci Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 04.05.2023 tarihli, 2023/3941 değişik iş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır. II.KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Merci Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 04.05.2023 tarihli, 2023/3941 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3 maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-(a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.