Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/19827 E. , 2024/18344 K. "İçtihat Metni" İTİRAZ EDİLEN KARAR :Yargıtay 3. Ceza Dairesi SAYISI :2023/16519 E., 2024/186 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI :2022/128 E., 2022/280 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ :Bozma İTİRAZA
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/19827 E. , 2024/18344 K. "İçtihat Metni" İTİRAZ EDİLEN KARAR :Yargıtay 3. Ceza Dairesi SAYISI :2023/16519 E., 2024/186 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI :2022/128 E., 2022/280 K. SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ :Bozma İTİRAZA KONU KARAR :Onama İTİRAZ EDEN :Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 09.01.2024 tarihli ve 2023/16519 Esas, 2024/186 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2024 tarihli ve KD-2024/58482 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ A- Sanık ... hakkında; Mahkumiyete esas alının belirleyici delillerin tespit ve değerlendirme tutanağı bulunmayan ByLock kullanıcısı olunduğuna dair bilirkişi raporu, yine sanığın kovuşturma aşmasında kısmen döndüğü 2013 yılı öncesinde örgüte müzahir evde üniversite yıllarında 2 dönem kaldığı, birkaç kez sohbetlere katıldığına dair beyanları ile bozmaya konu edilen etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduğu anlaşılan tanık ...'ın sanıkla alakalı beyanları olduğu anlaşılmıştır. Bozmadan sonra yapılan yargılamada ise; ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının tespit edilemediği, dinlenen tanık ...'ın ise sanıkla alakalı beyanında "...Ben ...'i , ...'u, ...'ı tanımıyorum, ...'i tanıyorum, Bilkent Üniversitesinde okudum, üniversiteyi kazandığım ilk yıl okulun içindeki özel yurtta kaldım ikinci dönemde yapıya ait evde kaldım, bu evde ... ..., ... ..., ... ve ... kalıyorduk, bu evde ... sadece birinci sınıfın birinci döneminde 2013 yılının Ocak ile Mayıs aylarında gibi dört aylık bir sürede beraber kaldık o evin sorumlusu ... Güneşti, yani ev abisiydi, bu evde ... ait kitaplar olup olmadığını hatırlamıyorum, ben evde düzenlenmeyen sohbete bir kaç kez katıldım, ... ile birlikte belki bir kaç kere katılmışımdır sayısını hatırlayamayacağım birlikte de katılmışımdır ama yerini ve zamanını çok hatırlayamıyorum, ben evden ayrıldıktan sonra Hakanla görüşmedim, ben dört aylık süre sonra başka bir eve geçtim" şeklinde beyanda bulunduğu, Halihazırda sanığın da aşamalarda kısmen çelişen benzer beyanlarında bulunarak örgüte müzahir evde üniversite yıllarında 2013 yılı öncesinde kaldığına dair beyanlarda bulunduğu, soruşturma ve kovuşturma beyanlarının kısmen çeliştiği, ancak sohbet yapılan tarihe dair sanık ve tanığın beyanlarının 2013 yılı ve öncesine ait olduğu, gerek bozma ilamında geçen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının tespit edilememiş olması gerek dinlenen tanık ...'ın sanığın ev abisi olduğuna dair ( Sanık tarafından doğrulanmayan) ve 2013 yılı öncesinde sanıkla birlikte örgüte müzahir evde dört ay gibi bir süre kalıp birkaç kez sohbetlere katıldığına dair niteliği, yer ve zamanı belirtilmeyen soyut beyanların bulunması nazara alındığında; Sanığın örgütsel mahiyette sohbetlere katılıp , katılmadığı katılmış ise katıldığı tarihin kesin olarak tespit edilmesinin temini bakımından, Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönündeki delillerin neler olduğunun tespiti ile yine mahkumiyete esas alındığı anlaşılın belirleyici delil olan ByLock kullanıcısı olduğunun kesin olarak tespiti, dosya kapsamından örgütsel kod adı kullandığı anlaşılmayan, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra da örgütsel eylem ve faaliyetinin bulunup- bulunmadığının tespit edilip, maddi gerçeğin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılmasının temini bakımından; 1.Sanığın hükme esas alındığı anlaşılan soruşturma aşmasındaki beyanında ismi geçen sohbet verdiği iddia ve kabul edilen " ..." isimli şahsın gerçek kimlik bilgilerinin tespiti ile bulunması halinde sanıkla alakalı bilgi, belge ve beyanlarının dosya arasına alınıp gerektiğinde duruşmada tanık olarak dinlenmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu, 2.Tanık ... hakkındaki dava akıbetinin araştırılarak, bulunması halinde sanıkla alakalı bilgi, belge ve beyanlarının dosya arasına alınması, 3.Tanık ...'ın beyanında ismi geçen dinlenmeyen şahıslar hakkındaki dava akıbetlerinin araştırılıp, bulunması halinde sanıkla alakalı bilgi, belge ve beyanların dosya arasına alınıp, gerektiğinde duruşmada tanık olarak dinlenip sanığın örgütsel faaliyetlerine dair (Yer, zaman ve tarih belirtilmek suretiyle örgütsel saikle sohbete katılma, himmet verme vb....faaliyetler) bilgi ve görgülerine başvurulup, sanık ve müdafiine soru sorma ve sorgulatma hakkı tanınmasından sonra sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmeyerek esik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4.Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 20.02.2018 tarih ve 2017/3618 Esas, 2018/705 sayılı Kararı ile “ByLock iletişim sisteminin” FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, somut dosyada sanığın üzerine kayıtlı bulunan hat bakımından ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; ByLock “tespit ve değerlendirme tutanağı'nın dosyaya getirtilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 5.Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı var ise getirtilip duruşmada sanık ve müdafiine okunup CMK'nın 217. maddesi uyarınca diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre hukiki değerlendirme yapılması gerektiği lüzumu, 6.Bozma öncesi hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeksizin bozma sonrası giderlerin sanıktan tahsiline karar verilmesi, B- Sanık ... hakkında; Sanık hakkında mahkumiyete esas alınan belirleyici delillerinin Yargıtay bozma ilamında izah edildiği üzere, Sanığın dosya arasında yer alan "...", "...", "..." ve "..." ID numaralı ByLock tespit değerlendirme tutanaklarında kurum adı olarak adının geçmesi, "..." ID numaralı ByLock tespit değerlendirme tutanağı mesaj içeriklerinde adı ile birlikte T.C. Kimlik numarasının yazılmasının anlaşılması nazara alındığında sanığın kurum adı olarak adının geçtiği ve ... kullanıcı olarak göründüğü "..." ID numaralı ByLock'un kim tarafından kullanıldığının tespiti açısından ...is tanık olarak dinlenilmesine" dair bozma ilamı doğrultusunda dinlenen (ByLock kullanıcısı olmadığını beyan eden ancak hakkında ByLock kullanıcısı olduğundan bahisle hüküm kurulan) ve sanık ...'la alakalı soruşturma aşamasındaki aleyhe beyanlarından kovuşturma aşamasında örgütsel faaliyetine dair bilgisi ve görgüsü olmadığından bahisle beyanından dönen itiraz dışı sanık ...'ün tanık sıfatıyla vermiş olduğu beyanlar olması, Yine mahkumiyet esas alının diğer bir delilin ise sanığın 2016 yılı temmuz ayı öncesinde 3-4 aylık süre zarfından örgüte müzahir Helezon isimli yurdu satın aldığına dair iddia ve kabulün olması, sanığın ByLock kullanıcısı olmadığını savunması, ByLock'a dair yukarıda arz ve izah edildiği üzere itiraz dışı sanık ... hakkında hüküm kurulmuş olması, sanık ... hakkında herhangi bir ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına dosya arasında tesadüf edilememesi, bozma ilamı doğrultusunda dinlenen tanık ...'ün ByLock kullanıcısı olmadığını beyan etmesi ancak hakkında ByLock kullanıcısı olduğundan bahisle hüküm kurulması, kovuşturma aşamalarında sanığın örgütsel faaliyetlerine dair bilgisinin ve görgüsünün olmadığını beyan etmesi, itiraz dışı sanıklar da olduğu üzere ... dışında başkaca tanık ve delillerin sanık ... bakımından dosyada bulunmaması, dinlenen bir kısım tanıkların ise sanığın sadece örgüte müzahir yurdun sahibi olduğuna dair beyanlarda bulunması, sanığın örgüte müzahir yurdu hangi bedelle aldığı, bedelsiz alıp - almadığı, örgüt talimatı ya da örgüte yardım kapsamında alınıp - alınmadığının hükümde denetime imkan vermesi bakımından tartışılmadığı somut olayda; maddi gerçeğin hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılmasının ile suç vasfının belirlenmesi bakımından; 1.Soruşturma aşamasındaki beyanı hükme esas alındığı anlaşılan tanık ...'ün soruşturma aşamasında beyanında ismi geçen (Sohbet veren- katılan, himmet toplayan, veren, ByLock'ta bilgi verilen) dinlenmeyen şahıslar hakkında açılmış soruşturma ya da dava bulunup bulunmadığının araştırılarak, bulunması halinde sanıkla alakalı bilgi, belge ve beyanların dosya arasına alınıp, gerektiğinde duruşmada tanık olarak dinlenip sanık ve müdafiine soru sorma/sorgulatma hakkı tanınmasından sonra hukuki durumun yeniden tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Sanığın örgüte müzahir Helezon isimli derneği hangi tarihte devir alıp-devir ettiği, ticari maksatla ya da örgütsel talimatla, örgüte yardım kastıyla yapılıp - yapılmadığı, bedelli ya da bedelsiz olarak alınıp - alınmadığının tarihte belirtilmek suretiyle hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti ile, denetime imkan vermesi bakımından hükümde tartışılıp hukuki durumunun yeniden tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması, 3.Bozma öncesi hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeksizin bozma sonrası giderlerin sanıktan tahsiline karar verilmesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır, gerekçeleri ile Dairemizin onama kararına itiraz ederek kararın kaldırılıp sanıklar ... ve ... yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini aksi takdirde itirazın incelenmesi için, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. GEREKÇE a.Sanık ... yönünden yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde; 1.Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 Esas sayılı Kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; Sanığın örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, dosyaya yansıyan mevcut deliller göz önünde bulundurulduğunda sanığın eylemlerinin örgüte sempati düzeyinde olduğu gözetilmeden atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçundan beraati yerine yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2.Bozma öncesi hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeksizin bozma sonrası giderlerin sanıktan tahsiline karar verilmesi b.Sanık ... yönünden yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde; 1.Soruşturma aşamasındaki beyanı hükme esas alındığı anlaşılan tanık ...'ün soruşturma aşamasında beyanında ismi geçen (Sohbet veren- katılan, himmet toplayan, veren, ByLock'ta bilgi verilen) dinlenmeyen şahıslar hakkında açılmış soruşturma ya da dava bulunup bulunmadığının araştırılarak, bulunması halinde sanıkla alakalı bilgi, belge ve beyanların dosya arasına alınıp, gerektiğinde duruşmada tanık olarak dinlenip sanık ve müdafiine soru sorma tanınmasından sonra hukuki durumun yeniden tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanığın örgüt içerisinde ki konumunu ortaya koyabilmek açısından "253848" ID ile "11538" ID numaralı ByLock kullanıcıları arasında sanıkla ilgili bilgiler içerir yazışmlaların geçtiğinin anlaşılması karşısında söz konusu ByLock kullanıcılarının tespiti ile sanık hakkında ifade ve beyanlarının olup olmadığı bulunması halinde sanıkla alakalı bilgi, belge ve beyanların dosya arasına alınıp, gerektiğinde duruşmada tanık olarak dinlenip sanık ve müdafiine soru sorma hakkının tanınmasından sonra hukuki durumunun yeniden tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Bozma öncesi hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeksizin bozma sonrası giderlerin sanıktan tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle KABULÜNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 09.01.2024 tarihli ve 2023/16519 Esas, 2024/186 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/128 Esas, 2022/280 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, itiraznameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Kesin hüküm ortadan kalkmış olmakla sanıklar hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA ve TAHLİYELERİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil iseler DERHAL SALIVERİLMELERİ için ilgili yer Cumhuriyet başsavcılığına müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.