İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/20994 Karar: 2025/18133 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/20994 K.2025/18133

3. Ceza Dairesi 2024/20994 E. , 2025/18133 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/83 E., 2024/321 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme HÜKÜM : Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı nedeniyle yapılan yeniden yargılama sonucunda önceki hükmün CM

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/20994 E. , 2025/18133 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/83 E., 2024/321 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme HÜKÜM : Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı nedeniyle yapılan yeniden yargılama sonucunda önceki hükmün CM

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/20994 E. , 2025/18133 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/83 E., 2024/321 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme HÜKÜM : Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı nedeniyle yapılan yeniden yargılama sonucunda önceki hükmün CMK'nın 323/1. maddesi uyarınca onaylanmasına ilişkin karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2016 tarih 2017/11953 esas numaralı iddianamesi ile hükümlü/sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığı, yapılan yargılama sonucu 09.05.2019 tarih, 2017/290 esas ve 2019/132 sayılı kararı ile hükümlü hakkında silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22.09.2022 tarihli ve 2022/106 esas, 2022/5002 sayılı ilamı ile kararın onanarak kesinleştiği, hükümlü/sanığın haklarının ihlal edildiği gerekçesi ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yoluna başvurduğu, başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesinin, 2022/47477 Başvuru numaralı 13.12.2023 tarihli kararı ile, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilerek, yargılamanın yenilenmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesince 07.02.2024 tarihli kararı ile yargılamanın yenilenmesi karar verildiği, duruşmalı olarak yapılan yargılama sonucunda Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2024 tarih ve 2024/83 esas 2024/321 sayılı kararı ile CMK'nın 323/1 maddesi uyarınca evvelki Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarih, 2017/290 esas ve 2019/132 sayılı ilamının onaylanmasına karar verildiği, bu kararın hükümlü sanık müdafii tarafından temyiz edildiği görülmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Hükmedilen cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299. maddesi gereğince REDDİNE, YARGILAMANIN YENİLENMESİ A) Genel Olarak: Kesin hükümde yer alan adli hataların düzeltilmesine ve hükümlü hakkında aynı fiil nedeniyle tekrar muhakeme yapılmasına imkan tanıyan yargılamanın yenilenmesi, olağanüstü kanun yollarının bir çeşidini oluşturmaktadır. Kesin hüküm; doğruluğu hukuken kabul edilen ve artık tartışılmayan bir mahkeme kararıdır. İstisnai olsa da uyuşmazlığın çözümünde “adli hata” denilen yanlışlıklar yapılmış olduğu sonradan öğrenilebilir. Bazı önemli hataların giderilebilmesi ve hakikatin araştırılması bu şekilde maddi gerçeğe ulaşılabilmesi “olağanüstü kanun yolu” ile mümkün olabilecektir. "Bu yolun istisnai olarak kabul edilmesinin nedeni, doğruluğu hukuken tartışılmayan “kesin hükmün” temellerinin bazı hallerde sarsılmış olması hükmün artık bu temel üzerinde oturmasının mümkün olmamasına dayanmaktadır. Hukuk barışının ve güvenliğinin sağlanması ne kadar önemli ise de, hukuka olan güvenin sağlanması da en az bu kadar önemlidir. Temelleri olmayan bir hüküm hukuk düzeni tarafından kabul edilemez. Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi yolu, sadece çok istisnai hallerde mahkeme kararı ile açılabilmektedir." (Yenisey-Nuhoğlu, CMK 4. baskı 962. syf.) Maddi gerçeğe ulaşmayı hedefleyen ceza muhakemesinde verilen ve kesinleşen hükmün sonradan maddi gerçeğe uyumlu olmadığı anlaşıldığı halde, kararın infazının aynı şekilde sürdürülebilmesi adli hatadan vazgeçilmemesi, diğer bir anlatımla yeni ortaya çıkan bu durumların görmemezlikten gelinmesi, bir hukuk devletinde kabul edilemez. Her şeyden önce kesinleşmiş bir hükmün, doğru ve maddi bir gerçeğe uygun olduğu, yargılamanın hukuka uygun yürütüldüğü, meşru olduğu, adaletin tecelli ettiği varsayımının bu konudaki inancın kamu vicdanında tahribata uğraması, bozulan hukuk düzeninin yeniden tesis edilmesi ve hukuk barışının yeniden sağlanmasını zorunlu kılar. İstisnai nedenlerle yargılamanın yenilenmesine karar verildikten sonra yapılacak yargılamada izlenecek yol; yeni bir yargılamada olduğu gibi deliller toplanabilir. Re’sen araştırma ilkesi sonucu olarak yenilenme sebebine bağlı olmaksızın başvuruda belirtilen delillerin dışında da delil toplanabilir. Toplanan deliller karar yerinde tartışılıp suçun ne şekilde işlendiği açıklanmalı, mevcut deliller irdelenmeli, delillerle sonuç arasında bağ kurulmalı, bir başka deyişle bu delillerle önceden bu sonuca varıldığı anlatılmalı, suçun nitelendirilmesi yapılarak yenilenen yargılamanın daha önce yapılıp bitirilen yargılama sonucunda ulaşılan sonuçları değiştirecek bir yenilik getirip getirmediği duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmelidir (Ünver- Hakeri CMK şerhi). Yargılamanın yenilenmesinin istisnai kanun yolu olduğu Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarih, 2012/3-909 Esas, 2014/121 sayılı kararında, “Yargılamanın yenilenmesindeki amaç kanunda istisnai ve sınırlı olarak sayılan hallerin gerçekleşmesi halinde, gerçeğin araştırılması böylece toplumun ve sanığın menfaatinin korunması olduğundan, kesin hükme yönelik olarak ileri sürülen ve gerekli şartları taşımayan her türlü yenileme talebini dikkate alınması söz konusu olmayacaktır.” şeklinde vurgulanmıştır. B) Yasal Düzenleme: Yargılamanın yenilenmesi nedenleri CMK'nın 311. maddede tek tek sayılmıştır. Bunlar; (1)Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa. b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa. c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise. d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise. e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa. f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir. (2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 4.2.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır. Şeklinde sayılmıştır. Yine 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu Ve Yargılama Usulleri Kanunun 45-51. Maddeleri arasında bireysel başvuru yolu düzenlenmiş, adı geçen yasanın 50. maddenin (2). fıkrasında; "Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." Denmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 311. maddesinden farklı olarak yeni bir yargılamanın yenilenmesi yolu düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere, yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden birisi de “ceza hükmünün, insan hakları ve ana hürriyetleri korumaya dair sözleşmenin veya ekli protokolleri ile Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerin ihlali sureti ile verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, bireysel başvuru yoluna gidilmesi üzerine Anayasa Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması” dır. Yenilenme talebinde bulunabilmek için cezanın infaz edilmemiş olması ya da hükümlünün sağ olması şart değildir. Yargılamanın yenilenmesi isteminde hükümlünün bulunabileceği gibi, sağ olmaması halinde eşi, üst veya alt soyu, kardeşleri, şayet bu kişiler mevcut değilse Adalet Bakanı talepte bulunabilir. Yargılamanın yenilenmesi kararında artık mahkeme, yeni bir yargılamada olduğu gibi deliller toplamalı, re’sen araştırma ilkesi sonucu olarak yenilenme sebebine bağlı olmaksızın gerekirse başvuruda belirtilen delillerin dışında da delil toplamalı, toplanan delilleri karar yerinde tartışıp suçun ne şekilde işlendiği açıklamalı, mevcut delilleri irdelemeli, delillerle sonuç arasında bağ kurmalıdır. C) Somut Olayda: Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen hükümlü/sanığın, aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması ve bankanın TMSF'ye devrinden sonrada işlemlere devam etmesi karşısında, mevcut şüphenin hükümlü sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, hükümlü sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebepten dolayı CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla