İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2024/4155 Karar: 2024/19482 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2024/4155 K.2024/19482

3. Ceza Dairesi 2024/4155 E. , 2024/19482 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/661 E. -2023/1103 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/29 E. - 2021/417 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama HÜKÜM : Sanık hak

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2024/4155 E. , 2024/19482 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/661 E. -2023/1103 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/29 E. - 2021/417 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama HÜKÜM : Sanık hak

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2024/4155 E. , 2024/19482 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/661 E. -2023/1103 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/29 E. - 2021/417 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama HÜKÜM : Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün bölge adliye mahkemesince kaldırılarak; 1.TCK'nın 155/2, 43/1, 62, 52/2, 52/4 ve 53 maddeleri uyarınca mahkumiyetine dair 2.TCK'nın 282/1, 62, 52/2, 52/4 ve 53 maddeleri uyarınca mahkumiyetine dair TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I.Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, II.Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; 1.Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun oluşabilmesi için failin, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkarması veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla çeşitli işlemlere tabi tutması gerektiği nazara alınarak; Dosya kapsamında bulunan 27.05.2015 tarihli MASAK değerlendirme raporunda; öncü suç olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kaynaklanan ve dava konusu olan mal varlığı değerinin gayrimeşru kaynağının gizlenerek meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırılmak maksadıyla tabi tutulduğu belirlenen; sanığın 2013 yılında araba satın alıp kayınpederi R.D.'ye devretmesi, sanığın babası tarafından 2011 yılında spor salonu açılması ile 2012 yılında daire satın alınması şeklindeki işlemlerin "muhtemelen" sanığın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini anılan şahıslar üzerine aktarması ve bu şekilde suç gelirinin yasadışı kaynağından uzaklaştırılarak aklamaya tabi tutulması suretiyle gerçekleştirildiğinin belirtilmesi karşısında; sanığın suçtan kaynaklandığı iddia olunan mal varlığı değeri ile araba satın alıp salt kendi uhdesinde tutmasının atılı suçu meydana getirmeyeceği ancak koşulları varsa müsaderesine karar verilebileceği gözetilerek; anılan şahısların söz konusu taşınır ve taşınmazları suçtan kaynaklandığı iddia olunan malvarlığı değerleri ile edindikleri hususunun şüpheye mahal bırakmayacak ve Yargıtay denetimine açık olacak şekilde tespiti amacıyla, anılan şahıslar hakkında işlem tarihlerinden önceki ve sonraki dönemi kapsayacak şekilde gelir getirici tüm faaliyetlerinin de soruşturulması suretiyle detaylı malvarlığı araştırması yaptırılarak konusunda uzman bilirkişi heyetine dosyanın tevdi edilmesiyle belirtilen hususları içerecek şekilde detaylı rapor düzenlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Esas itibariyle suç delillerini gizleme, yok etme suçunun özel bir şekli olan suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama suçunun maddi konusu, öncül suçtan elde edilen malvarlığı değerleridir. Hukuki konusu ise, gerek kanunun sistematiği içindeki yeri, gerek madde gerekçesi ve gerekse düzenleme sarahatine göre, suç işlemek suretiyle veya dolayısıyla elde edilmiş olan ekonomik değerlerin meşruiyet görüntüsü kazandırılarak ekonomik sisteme sokulmasının, aynı zamanda suç delillerinin değiştirilmesi, gizlenmesi ve dolayısıyla suçlunun kayrılmasının, suçla mücadelenin etkin biçimde sürdürülebilmesinin teminini amaçlayan suçlardır. Bu suçun mağduru, güven ortamında yaşama hakkına sahip toplumun her bir ferdidir. Öncül suçun mağduru, doğrudan zarar gördüğü öncül suç bakımından suçtan doğrudan zarar gördüğünden, kovuşturma aşamasında CMK'nın 260. maddesi gereğince istinaf kanun yoluna başvurma hakkını kullanabilir ise de doğrudan zarar görmediğinden suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu yönünden bu hakları haiz değildir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Müsnet Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama suçunun niteliğine göre suçtan doğrudan zarar gören sıfatı bulunmayan katılan kurum ve şirket vekillerinin davaya katılma hakları bulunmadığı ve buna rağmen verilen katılma kararının da hükmü istinaf etme hakkı vermeyeceği gözetilerek; İlk derece mahkemesince sanık hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan 2 yıl 11 ay hapis ve 416 gün adli para cezasına hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince bu hükmün kaldırılarak, sanığın atılı suçtan 3 yıl 4 ay hapis ve 500 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ancak aleyhe istinaf talebi olmadığından yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kazanılmış hakkın gözetilmesi gerekirken bundan zuhul ile yazılı olduğu biçimde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla