Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/4862 E. , 2024/8544 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2019/883 E., 2020/995 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama kararının kaldırılması İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yar
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/4862 E. , 2024/8544 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2019/883 E., 2020/995 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama kararının kaldırılması İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 11.04.2022 tarihli ve 2021/6142 Esas, 2022/1858 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.05.2023 tarihli ve KD - 2023/1905 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; "Dosya kapsamından ByLock kullanıcısı olmayan ve özel bir konumda olmadığı anlaşılan sanık hakkında, Sanık ve müdafiilerinin " Bank Asya dışında başka bankalarda da yüksek miktarda mevduat olduğuna, suç tarihinde yatırılmış paraların ilk defa yatırılmış paralar olmadığına, çoğu zaman vadesinden önce çekildiğine, anılan bankanın TMSF'ye devrinden sonra da hesabın açık olduğuna, Bank Asya dışında daha çok Al Baraka isimli banka ile çalışıldığına, hesaplara ilişkin 2014-2015 yıllarını kapsayacak şekilde rapor alınması gerektiğine, 03.04.2014 tarihinde yatırılan paranın işlem saatinin 17:55 olduğu, söz konusu işlemin sanığın dışında banka görevlileri tarafından yapıldığına, imzanın sanığa ait olmadığına, 27.01.2014 tarihli işleme dair ise banka tarafından herhangi bir evrakın ibraz edilmediğine, Denizli İş Adamları Derneğine rızası dışında üye yapıldığına, buna ilişkin dosyada itkin pişmanlıktan istifade eden ... beyanının bulunduğuna " dair savunmaları ile, Yine temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan Denizli 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/161 Esas sayılı dosyasında Bank Asya Denizli şubesi müdürü olduğu beyan edilen ... ...'ın " Bankayı güçlü göstermek için müşteri hesaplarında müşterilerin bilgisi ve onayı dışında işlem yapıldığına" dair beyanları, yine dosya girdiği anlaşılan özel bilirkişi raporunda Bank Asya'daki dekontlarda imzaların sanığa ait olmadığının belirtilmesi, masak raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; 1-İlk Derece Mahkemesinin sanığın silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyetine esas alınan belirleyici delilin sanığın 27.01.2014 ve 03.04.2014 tarihlerinde örgüt talimatı ile katılım hesabı açma- para yatırma işlemleri ile KHK ile kapatılan Denizli İş Adamları Derneğine üye olmasının kabulüyle hüküm kurulmuş ise de; ByLock kullanıcısı olmayan, dosya kapsamından özel bir konumda olmadığı anlaşılan sanık hakkında aleyhe beyanda bulunan tanıkların beyanlarının soyut nitelikte, duyuma dayalı olması, sanık lehine bir kısım tanık beyanlarının lehe olması ve tanık beyanlarının hükme esas alınmaması, bunların dışında Bank Asya'daki hesabın örgüt talimatından önce 2013 yılından önce açılmış olması, Bank Asya dışında başka bankalarda da mevduat hesabı olması, "özellikle Al Baraka isimli bankada çok yüksek miktarda katılım hesapları ve bankacılık faaliyetlerinin bulunduğunun, daha önce hesapta paraların bulunması ile zaman zaman altın, döviz ve katılım hesabında değerlendirilen paralar olduğuna, bu paraların yatırılması değil temdit edilmesi, yenilenmesi olduğuna, nitekim talimatla hareket edilmiş olması halinde vadesinden önce paraların çekilmemiş olması gerektiğine, 03.04.2014 tarihli işleme ait dekonttaki imzanın sanığa ait olmadığına" ilişkin savunma ve beyanlar ile dosya kapasımdan Bank Asya'nın TMSF'ye devrinden sonra hesabın kullanılmaya devam edilmesi, sanığın ekonomik durumu ile yatırılan miktarların oranı ile sanığın savunmalarında rutin bankacılık işlemleri yapıldığına, örgüt talimatı ile hareket edilmediğinin beyan edilmesi karşısında; BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanun'un 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın Bank Asya hesap hareketlerine ilişkin, hesap açılış tarihinden itibaren 2014-2015-2016 yıllarını da kapsayacak şekilde Bank Asya hesap hareketleri dökümünün getirtilip örgüt liderinin talimatı üzerine katılım hesabı açma veya mevduat artışı gibi mutad dışı bankacılık işlemlerinin bulunup bulunmadığının gerektiğinde yeniden (2014-2015-2016 yıllarını da kapsayacak şekilde) bankacı uzman bilirkişi ya da heyetine incelemesi yaptırılmak, ayrıca savunmalarında belirttikleri hususlar ile dosyaya temyiz aşamasında geldiği anlaşılan hususların araştırılmasından sonra hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmeyerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması," Hukuka aykırı görülmekle, ilk mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf isteminin esastan reddine dair kararın bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Oluş, iddia, sanık savunması, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Sanığın Bank Asyadaki mevduat hareketlerinde talimat tarihlerine uyar şekilde yüksek miktarda artış olması, tanık ...'ın mahkeme huzurundaki ifadesinde sanığın evinde örgütsel faaliyetlerden olan sohbet toplantılarının yapıldığını söylemesi, sanığın FETÖ/PDy silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğu için KHK ile kapatılan Denizli İş Adamları Derneğine (DİAD) üye olması, sanıklar ... ve ...'dan ele geçen örgütün mütevelli heyetleriyle ilgili olduğu değerlendirilen örgütsel belgelerde sanığın da adının ve ismininin karşısında ödediği para miktarının yazılı olması, haklarında mahkumiyet kararı verilen bir kısım dosya sanığının ByLock içeriklerinde örgüte karşı düzenlenen operasyonlarda delillerin imha edilmesi amacıyla sanığın evinde ve örgütsel toplantıların yapıldığı evlerde temizlik yapılması talimatına ilişkin yazışmaların da bulunduğu görülmekle, mevcut deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturmasına rağmen aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bu husus karara dercedilmeksizin sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan kurulan hükmün onanması karşısında, Dairemizin, 11.04.2022 tarihli ve 2021/6142 Esas, 2022/1858 sayılı Kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin, 11.04.2022 tarihli ve 2021/6142 Esas, 2022/1858 sayılı Kararının ret kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.