Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2024/5481 E. , 2025/12827 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/753 Değişik İş TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yar
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2024/5481 E. , 2025/12827 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/753 Değişik İş TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, 3713 sayılı Kanun'un 7/2-1. cümle ve TCK 31/3 ve 62/1 maddeleri gereğince hükmedilen 6 ay 20 gün hapis cezasının 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verildiği, SSÇ müdafii tarafından söz konusu karara itiraz edilmesi üzerine merci Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesince SSÇ'nin üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle HAGB kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 13.02.2024 tarihli ve 94660652-105-47-27634-2023-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve 2024/20773 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A.Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Terör örgütü propagandası yapmak suçundan suça sürüklenen çocuk ...'ın, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2023 tarihli ve 2023/239 Esas, 2023/374 sayılı kararına karşı suça sürüklenen çocuk müdafi tarafından yapılan itirazın, suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına dair mercii Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2023 tarihli ve 2023/753 değişik iş kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, Mahkemesince 19.03.20223 günü Mardin ilinin ... ilçesinde meydana gelen ... etkinliğine katılan suça sürüklenen çocuğun etkinlik esnasında, üzerinde PKK/KCK isimli silahlı terör örgütü elebaşı olan...'a ait resim içerisinde uzun namlulu silah ile ''Başkanın özgürlüğü kürt halkının özgürlüğüdür'' şeklinde yazıların olduğu stickerı herkes tarafından görünecek şekilde tişörtüne yapıştırmak suretiyle, silahlı terör örgütleri PKK/KCK'nın propagandasını yaptığından bahisle, terör örgütü propagandası yapmak suçundan cezalandırılmasına, cezasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, propaganda suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2023 tarihli kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına dair karar verilmiş ise de, 3713 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" hükmü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, suça sürüklenen çocuğun eylemine konu olan resim içerisinde terör örgütü PKK/KCK elebaşı olan...'ın üzerinde bulunan silahın doğrudan cebir ve şiddeti çağrıştırmasından bahisle sanık tarafından yapılan söz konusu paylaşımların silahlı terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde olduğu terör örgütü propagandası yapmak suçunu oluşturduğu gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yapılan itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.Hukuki Süreç 1.SSÇ'nin 13.05.2005 ... doğumlu olduğu, kendi beyanına göre öğrenci olduğu ve pizza ustası olarak çalıştığı anlaşılmıştır. 2.SSÇ'nin, 19.03.2023 tarihinde ... ilçesinde düzenlenen ... etkinliğine katıldığı, ... etkinlik alanına arama noktasından giriş yaparken kıyafetinin ön yüzüne, önünde uzun namlulu silah bulunur bir şekilde PKK/KCK silahlı terör örgütü elebaşı...'a ait görüntü ile Türkçe tercümesi "Başkanın Özgürlüğü Kürt Halkının Özgürlüğüdür" şeklinde yazı bulunan bir etiket yapıştırdığının tespit edilmesi üzerine terör örgütü propagandası yapmak suçundan cezalandırılması istemiyle Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2023 tarihli ve 2023/1422 Esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açılmıştır. 3.Yapılan yargılama neticesinde, Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2023 tarihli ve 2023/239 Esas, 2023/374 sayılı kararıyla terör örgütü propagandası yapmak suçundan 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmiş ve itiraz yasayolu açık olmak üzere HAGB kararı verilmiştir. 4.Söz konusu HAGB kararına karşı SSÇ müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği merci Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2023 tarihli ve 2023/753 Değişik iş sayılı kararı ile oy çokluğuyla SSÇ'nin üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle HAGB kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 5.Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 13.02.2024 tarihli ve 94660652-105-47-27634-2023-KYB sayılı yazısı ile merci Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2023 tarihli ve 2023/753 Değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve 2024/20773 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmiştir. C.İlgili Hukuk Konu ile ilgili yasal düzenlemeler 3713 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231/5, 267 vd. maddeleridir. D.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlığın kapsamı, İlk Derece Mahkemesince verilen HAGB kararının itiraz merciince incelenerek suçun yasal unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle HAGB kararının kaldırılması şeklindeki kararının hukuka uygun olup olmadığına ve verilen bu kararın kanun yararına bozma yoluna konu edilip edilemeyeceğine ilişkindir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen istikrar kazanmış 26.06.2018 tarih 2014/15-771 Esas ve 2018/317 Karar, 10.04.2018 tarih 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasında yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak incelenmesi durumunda hak arama özgürlüğü ile AİHS'nin 13. maddesindeki etkili başvuru hakkının ihlal edilebileceği ve ayrıca ceza muhakemesi hukukunun maddi gerçeğe ulaşma amacıyla da bağdaşmayan sonuçlara neden olabileceği göz önüne alındığında, itiraz mercisinin CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığına dair yapılacak şekli denetim dışında esas bakımından da (suçun sübutu, nitelendirilmesi vb. konularda) değerlendirme yapması ve açıklanmayan hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkları denetlemesi gerektiği, bu bağlamda HAGB kararlarının itiraz üzerine veya itiraz edilmeksizin kesinleşmeleri halinde kanun yararına bozma kanun yolu başvurusuna konu edilebilecekleri kabul edilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.2020 tarih 2016/11-1150 Esas, 2020/148 kararında açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine merci tarafından verilen itirazın reddi kararlarının, kanun yararına bozma kanun yolunda sadece şeklen değil İlk Derece Mahkemesince hükmedilen kararın esasına yönelik olarak da denetlenmesi gerektiğine karar verilmiştir. (Dr. İhsan Baştürk, Ceza Muhakemesi Hukukunda Kanun Yararına Bozma, 2022, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul) Bununla birlikte Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.02.2020 tarihli ve 2019/11-67 Esas , 2020/59 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına vaki itiraz üzerine dosyayı inceleyen merci tarafından anılan kararın kaldırılmasının ardından mahkemece yeniden duruşma açılarak hüküm verileceği, verilecek olan hükmün yeni bir hüküm olup olağan kanun yoluna tabi olacağı bu itibarla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin merci kararlarının davanın esasını çözen kararlardan olmadığı anlaşılmaktadır. Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.02.2024 tarih 2023/4-1 Esas, 2024/95 kararında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının dayanağını oluşturan mahkûmiyet hükmünün, hükmün açıklanması, düşme kararı verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra kanun yolu incelemesine konu edilebileceği ve ancak bu aşamadan sonra istinaf veya temyiz yollarına başvurulmadan kesinleşmesi hâlinde, koşulları bulunduğu takdirde kanun yararına bozma yolu ile denetlenebileceği belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma kurumunun getiriliş amacının; temyiz ve istinaf Kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hüküm veya kararlarda ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi olduğu, bu bağlamda; İlk Derece Mahkemesince verilen HAGB kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan itiraz üzerine, itirazı inceleyen merci Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, verilen HAGB kararının kaldırılması kararı üzerine Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesince duruşma açılarak yeniden hüküm verileceği, verilecek olan hükmün yeni bir hüküm olup olağan kanun yoluna tabi olacağı, ancak bu aşamadan sonra istinaf veya temyiz yollarına başvurulmadan söz konusu hükmün kesinleşmesi hâlinde ve diğer koşulları da bulunduğu takdirde kanun yararına bozma yolu ile denetlenebileceği, yeni bir hüküm verildiğinde incelenebilme imkanı bulunan kanıtların takdir ve değerlendirmesine yönelik mahiyetteki kanun yararına bozma isteminin, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma istemine konu edilemeyeceği de gözetilerek hükmün esasını çözmeyen merci kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. II.KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, merciine gönderilemek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.