İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2025/1467 Karar: 2025/15850 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/1467 K.2025/15850

3. Ceza Dairesi 2025/1467 E. , 2025/15850 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/359 - 2023/558 SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılarak hapis cezasına mahkumiyet kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanl

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2025/1467 E. , 2025/15850 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/359 - 2023/558 SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılarak hapis cezasına mahkumiyet kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanl

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2025/1467 E. , 2025/15850 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/359 - 2023/558 SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılarak hapis cezasına mahkumiyet kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, atılı suçtan hükmedilen yedi ay onbeş gün hapis cezasının 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verildiği, söz konusu karar kesinleştikten sonra SSÇ'nin denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak HAGB kararının kaldırılmasına ve önceki hükmün açıklanmasına karar verildiği, söz konusu kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 94660652-105-35-13233-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve 2025/9647 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A.Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Terör örgütü propagandası yapmak suçundan suça sürüklenen çocuk ...'in, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2, 7/2-2. cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına dair İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2021 tarihli ve 2020/185 Esas, 2021/171 sayılı kararının 24.06.2021 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 29.07.2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine hakkındaki hükmün açıklanmasına, 3713 sayılı Kanun'un 7/2, 7/2-2. cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2023 tarihli ve 2023/359 esas, 2023/558 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce kesileşmiş hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B.Hukuki Süreç 1.Suça sürüklenen çocuğun 15.01.2001 Konak doğumlu olduğu, kendi beyanına göre ortaokul mezunu olup babasına ait iş yerinde çalıştığı anlaşılmıştır. 2.Suça sürüklenen çocuğun, kendisine ait olduğunu kabul ettiği ... rumuzlu sosyal medya hesabından terör örgütü propagandası içeren paylaşımlarda bulunduğunun tespit edilmesi üzerine terör örgütü propagandası yapmak suçundan cezalandırılması istemiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2020 tarihli ve 2019/106943 Soruşturma - 2020/13316 Esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açılmıştır. 3.Yapılan yargılama neticesinde, İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2021 tarihli ve 2020/185 Esas - 2021/171 karar sayılı kararıyla terör örgütü propagandası yapmak suçundan 3713 sayılı Kanun'un 7/2, 7/2-2.cümlesi, 5237 sayılı TCK'nın 31/2 ve 62/1 maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmiş ve koşulları oluştuğu kabul edilerek HAGB kararı verilmiş ve 3 yıl denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmiştir. Söz konusu karar duruşmada SSÇ'in yüzüne karşı tefhim edilmiş ve itiraz edilemeden kesinleşmiştir. 4.Verilen HAGB kararının üç yıllık denetim süresi içerisindeyken, suça sürüklenen çocuğun 03.11.2022 tarihinde Askeri Ceza Kanunu'na muhalafet etme suçunu işlemesi nedeniyle soruşturma işlemlerine başlanılmış, yapılan yargılama neticesinde Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2023 tarih 2023/481 Esas - 2023/890 Karar sayılı kararı ile sanığın 740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, verilen karar 19.06.2023 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Buna mukabil Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.06.2023 tarihli yazısı ile sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle HAGB kararı verilen dosyaya ihbarda bulunulmuştur. 5.İhbar üzerine İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dosya yeniden ele alınmış, yapılan yargılama neticesinde, İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2023 tarihli ve 2023/359 Esas - 2023/558 Karar sayılı kararıyla, daha önce verilen HAGB kararı açıklanarak suça sürüklenen çocuğun terör örgütü propagandası yapmak suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve adli sicil kaydına göre SSÇ hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50. ve 51. madde hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, verilen karar SSÇ'ye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, istinaf başvurusunda bulunulmaması üzerine 16.11.2023 tarihinde kesinleşmiştir. Söz konusu kararda SSÇ hakkında kısa süreli hapis cezasına hükmedilmiş olmasına rağmen münhasıran 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinde düzenlenen zorunlu seçenek yaptırımlara ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır. 6.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosu tarafından SSÇ hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin tespit ve ihbar edilmesi üzerine İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2024 tarihli yazısı ile SSÇ hakkındaki infazın durdurulmasına karar verilmiş ve dosya kanun yararına bozma yoluna götürülmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. 7.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 94660652-105-35-13233-2024-KYB sayılı yazısı ile İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2023 tarihli ve 2023/359 Esas - 2023/558 Karar sayılı kararının CMK 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve 2025/9647 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmiştir. C.İlgili Hukuk Konu ile ilgili yasal düzenlemeler, 3713 sayılı TMK'nın 7/2., 5271 sayılı CMK'nın 231. ve 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddeleridir. D.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlığın kapsamı, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen SSÇ hakkında daha önce hükmedilen HAGB kararının açıklanması sırasında, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düşünülmemiş olmasının hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen istikrar kazanmış 26.06.2018 tarih 2014/15-771 Esas ve 2018/317 Karar, 10.04.2018 tarih 2014/15-487 Esas - 2018/151 Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasında yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak incelenmesi durumunda hak arama özgürlüğü ile AİHS'nin 13. maddesindeki etkili başvuru hakkının ihlal edilebileceği ve ayrıca ceza muhakemesi hukukunun maddi gerçeğe ulaşma amacıyla da bağdaşmayan sonuçlara neden olabileceği göz önüne alındığında, itiraz mercisinin CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığına dair yapılacak şekli denetim dışında esas bakımından da (suçun sübutu, nitelendirilmesi vb. konularda) değerlendirme yapması ve açıklanmayan hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkları denetlemesi gerektiği, bu bağlamda HAGB kararlarının itiraz üzerine veya itiraz edilmeksizin kesinleşmeleri halinde kanun yararına bozma kanun yolu başvurusuna konu edilebilecekleri kabul edilmiştir. Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.02.2024 tarih 2023/4-1 Esas - 2024/95 karar sayılı kararında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının dayanağını oluşturan mahkûmiyet hükmünün, hükmün açıklanması, düşme kararı verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra kanun yolu incelemesine konu edilebileceği ve ancak bu aşamadan sonra istinaf veya temyiz yollarına başvurulmadan kesinleşmesi hâlinde, koşulları bulunduğu takdirde kanun yararına bozma yolu ile denetlenebileceği belirtilmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinde; daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının, aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği hüküm altına alınmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.12.2020 tarih 2019/13-243 Esas - 2020/517 Karar ve 20.11.2018 tarih 2017/3-421 Esas - 2018/543 Karar sayılı kararlarında; daha önce hükmedilen HAGB kararının açıklanması sırasında 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinde yer alan seçenek yaptırıma çevirme zorunluluğunun mahkemeleri tarafından göz önüne alınması gerektiği, anılan maddedeki "daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak" koşulunun ise suç tarihindeki adli sicil kaydına göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan hükmedilen 7 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra, 3 yıllık denetim süresi içerisinde SSÇ'nin kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edilmesi nedeniyle daha önce hükmedilen HAGB kararının açıklanarak SSÇ'nin 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve adli sicil kaydına göre SSÇ hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50. ve 51. madde hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; kanun koyucu tarafından 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinin emredici şekilde düzenlendiği ve uygulayıcılara takdir hakkı tanımadığı, HAGB kararının açıklanmasına ilişkin uyuşmazlığa konu kararda, münhasıran 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinde düzenlenen zorunlu seçenek yaptırımlara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen ve yukarıda yer verilen kararlarında belirtildiği üzere; HAGB kararının açıklanması sırasında 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinde yer alan seçenek yaptırıma çevirme zorunluluğunun mahkemeler tarafından göz önüne alınması gerektiği, anılan maddedeki "daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak" koşulunun ise suç tarihindeki adli sicil kaydına göre değerlendirileceği; buna göre, suç tarihinde 18 yaşından küçük olan SSÇ hakkında bir yıldan az hapis cezasına hükmedildiği ve suç tarihindeki adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına hükümlülüğünün bulunmadığı, adli sicil kaydında gözüken önceki tarihli HAGB kararının ise 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinde ifade edilen hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşulunu bertaraf etmediği, bu nedenle SSÇ hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin birinci fıkrasında yer verilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II.KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2023 tarihli ve 2023/359 esas - 2023/558 karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla