İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2025/2076 Karar: 2025/9221 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/2076 K.2025/9221

3. Ceza Dairesi 2025/2076 E. , 2025/9221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/536 E., 2015/160 K. (Ek karar) SUÇ : Yasadışı silahlı terör örgütü ...'nın sair afradı olarak vahamet arz eden eylemlere bizzat katılmak HÜKÜM : Hükümlü/sanık hakkındaki yargılamanın yenilenmesi sonucunda; Adana 1 N

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2025/2076 E. , 2025/9221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/536 E., 2015/160 K. (Ek karar) SUÇ : Yasadışı silahlı terör örgütü ...'nın sair afradı olarak vahamet arz eden eylemlere bizzat katılmak HÜKÜM : Hükümlü/sanık hakkındaki yargılamanın yenilenmesi sonucunda; Adana 1 N

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2025/2076 E. , 2025/9221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/536 E., 2015/160 K. (Ek karar) SUÇ : Yasadışı silahlı terör örgütü ...'nın sair afradı olarak vahamet arz eden eylemlere bizzat katılmak HÜKÜM : Hükümlü/sanık hakkındaki yargılamanın yenilenmesi sonucunda; Adana 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 07.03.2002 tarihli ve 2001/48 Esas, 2002/41 sayılı kararının CMK 323/1 inci maddesi gereğince onaylanmasına dair karar Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 28.11.2024 tarihli ve 2024/5646 Esas 2024/17570 sayılı kararına karşı Yargıtay ... Başsavcılığının, 21.02.2024 tarihli ve 3-2024/31115 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay ... Başsavcılığının itiraz başvurusu özetle; "İtirazın konusu, sanığın sübut bulan eylemlerinin yasa dışı silahlı terör örgütü ...'nın sair efradı olarak vahamet arz eden eylemlere bizzat katılma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. Dosya kapsamına göre; ...'nın silahlı ve etnik bölücü bir terör örgütü olduğu konusunda Türkiye'nin bu menfur terör örgütüne karşı yıllardır verdiği mücadele ve Yargıtay'ın süregelen içtihatları kapsamında herhangi bir tartışma bulunmamaktadır. Adana 1 nolu DGM'nin 07.03.2002 tarihli ve 2001/48 Esas 2002/41 sayılı kararı ile sanığın yasa dışı silahlı terör örgütü ...'nın sair efradı olarak vahamet arz eden eylemlere bizzat katılma suçundan 765 sayılı TCK'nın 125, 59/1, 31, 33, 40 maddelerinden müebbet hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiş, bu mahkumiyet hükmü temyiz incelemesi sonucunda onanmış ve dosya kapsamında bulunan kesinleşme şerhine göre anılan hüküm 24.09.2002 tarihinde kesinleşmiştir. Hükümlü müdafisi 10.12.2013 tarihli dilekçesi ile yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuş ve bu talep, Adana 1 nolu DGM'nin kapatılması nedeniyle bu mahkemenin arşivini devralan Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmiştir. Hükümlü müdafisi dilekçesinde hükümlünün mahkumiyetine esas alınan eylemlerden biri olan ... baskınının ve Tuğgeneral ...'ın şehit edilmesinin ... tarafından değil, o dönemin yetkili komutanları... ve....tarafından yapıldığını, hükümlünün bu olaylara karışmadığını savunmuştur. Hükümlü müdafisinin iddialarına ilişkin yargılamanın yapıldığı ve bu dosya açısından bekletici mesele yapılan İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2018 tarihli ve 2015/58 Esas 2018/475 sayılı kararının gerekçesinde ise, özetle; "Yargılamanın yenilenmesine konu Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/536 Esas sırasına kayıtlı dosyanın, mahkememizce verilecek karar sonucunu bekletici mesele yaptığı anlaşılmıştır. Olay sırasında sadece sivil vatandaşlar ve sivillere ait ev, iş yeri ve benzeri yerlerin değil, Belediye hizmet binası, ..., Belediye garajı, Belediye lokali, Askerlik şubesi, ... ilkokulu, Kaymakam evi, Hükümet konağı, Emniyet hizmet binası ve .... lojmanları, PTT hizmet binası, ... ilkokulu, ... lisesi,.... ilköğretim okulu, ....ilköğretim okulu, Devlet hastanesi, Jandarma B1. Komutanlığı binası, Jandarma Komando bölüğü binası, T.E.K işletme şefliği, Tekel idare memurluğu, ... ilkokulu ile Belediyeye ait olan 1 adet Renault manager binek oto, Dodge pikap, 1 adet jeep, 1 adet el arabası, 1 adet minibüs, 1 adet traktörün de hasar gördüğü, Bu baskın sırasında ölenlerin sadece yörenin insanları olmayıp, birisinin Diyarbakır Bölge Jandarma Komutanı, birisinin uzman çavuş, bir diğerinin de öğretmen olduğu, yaralananların içinde de asker ve polislerin bulunduğu, Her ne kadar bir kısım katılan, müşteki ve tanık tarafından olay sırasında şehit olan Bölge Jandarma Komutanı ...'ın halkla diyalogdan yana, uzlaşmacı bir tutum içerisinde olduğu, bu sebeple ordu içinde bulunan bir grup tarafından yine bu kapsamda dosya sanıkları tarafından sevilmediği, istenmediği ve bu nedenle aralarının iyi olmadığı anlamında beyanlarda bulunulmuş ise de; bu iddiaların somut bir delile dayanmadığı, başkalarından duyum ve söylenti şeklinde aktarıldığı, özellikle sanık ....'ın ...'a yönelik husumetinin bir dönem birlikte çalıştıkları okuldaki anlaşmazlıklardan kaynaklanan bir husumet olduğu yönündeki iddianın böyle bir olaya gerekçe olarak kabulünün mümkün olmadığı, Yine bu derece büyük bir olaya çok sayıda teröristin katılması gerektiği, çok sayıda teröristin katılacağı böyle bir eylem sırasında hiçbir teröristin öldürülmemiş olmasının mümkün olmayacağı, bu sebeple olayın senaryo olduğu, teröristlerin bu eyleme katılmadığı beyanlarında bulunulmuş ise de; olaydan sonra ele geçirilen boş kovanlar, silahlar ve bunlardan birisinin yine olayın meydana geldiği bölgede başka bir eylemde kullanılan silahlardan olması, ekspertiz raporuna göre; olayda tespit edilebilen 39 ayrı silahın kullanılmış olması, Olayda önceden planını ve hazırlığını yapıp, komando bölüğünün operasyon için araziye çıktığı gün önceden şehir merkezine gelip yerleştikleri ev ve cami gibi yerlerden ateş eden, saldıran tarafın teröristler olması, jandarma ve polisin teröristlerin saldırmasından sonra karşılık vermesi, saldırı kararını veren teröristlerin saldırıdan önce can kaybı yaşamayacak şekilde mevzilenmeleri ve sonrasında ateş etmeleri ve amaçlarına ulaştıktan ya da ulaşamadan kaybedeceklerini anlayınca destekçilerinin de yardımı ile ilçeyi terk etmelerinin mümkün olması, hatta ölü ve yaralılarını da yanlarında götürmelerinin örgütün genel uygulaması olup, bu olayda da aynı şeyi yapmaları sebebiyle olayda hiç terörist öldürülmemiş olmasının da ilçeye teröristlerin saldırmadığı ve hiçbir şey yokken üstelik komando bölüğünü operasyona gönderdiği bir günde bu eylemin askerler tarafından gerçekleştirildiğinin delili olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, Olay günü teröristlerin yoğun saldırısı üzerine çıkan çatışmada en üst rütbeli asker olan Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral ...'ın askerleri sevk ve idare ettiği sırada teröristlerce vurulup yaralanması, ardından şehit olmasından sonra en yüksek rütbeli asker olan sanık ... 'nun yasalar gereği emir ve komutayı ele alıp askerleri sevk ve idare ettiği, sevk ve idaresi sırasında kanunsuz bir emir vermediği, bizzat kendisinin de kanunsuz bir eylemde bulunmadığı, Sanık ...'ın olay yerinde dahi olmadığı, Kovuşturma aşamasında yazılan müzekkerelerle kimlikleri tespit edilebilen ve tanık olarak beyanı alınan tanıklar ve tutanaklar düzenleyen çok sayıdaki asker ve polis ile tanıkların, teröristlerin saldırıda bulunduğunu beyan ve tutanakları ile doğruladıkları, İddianamedeki suçlamaların somut delillere değil varsayımlara dayandığı, Maddi deliller karşısında soyut iddia ve beyanlara itibar edilemeyeceği, Hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, Sanık ...'nun üzerine atılı suçları işlediği hususunda mahkumiyetlerini gerektirir, yeterli ve her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilemediğinden, sanık ...'nun CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince üzerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine, Sanık ...'ın kovuşturma aşamasında ölmesi sebebiyle hakkındaki davanın TCK'nın 64/1 ve CMK'nın 223/8 maddeleri gereğince düşürülmesine karar vermek gerekmiştir" şeklinde tespitlerde bulunulmuş ve yargılamanın yenilenmesinden önceki ilk yargılamada kabul edildiği gibi sanığın sorumlu tutulduğu eylemlerden biri olan Tuğgeneral ...'ın şehit edildiği ... baskınının ... silahlı terör örgütü tarafından gerçekleştirildiği kabul edilmiştir. Dolayısıyla, sanığın yargılamanın yenilenmesinden önceki ilk yargılamada henüz soruşturma evresinde emniyet aşamasındaki samimi kabulü, ikrarını destekleyen birlikte yargılandığı diğer sanıkların ve diğer örgüt mensuplarının kendisiyle uyumlu anlatımları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanığın ... ilçesindeki köyünde yaşamını idame ettirirken ... silahlı ve etnik bölücü terör örgütüne katılarak örgütün köy komitesini oluşturduğu, kırsaldaki örgüt mensuplarına para ve malzeme yardımı sağladığı, kuryeler aracılığı ile getirilen kişilerin dağ kadrosuna katılmalarına yardımcı olduğu, kendisinin deşifre olması üzerine sonradan Adana'ya yerleştiği, örgüt mensubu ...'ın ...'e gelerek yerleşmesine aracılık ettiği, ... kod ... ...'a bağlı olarak Adana-Mersin ile Diyarbakır'a örgüt mensupları aracılığıyla kuryelik faaliyetlerinde bulunduğu, 22 Ekim 1993 tarihinde Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral ....'ın şehit edilmesi ile sonuçlanan ... ilçesine yapılan saldırıya silahlı şekilde fiilen katıldığı, 1993 yılı sonbahar aylarında ... ilçesi ... köyünün arka tarafında ... militanları ile güvenlik güçleri arasında meydana gelen silahlı çatışmada da yer aldığı, bu çatışmada Jandarma komando eri ....'ın şehit edildiği, 3 adet ... militanının ise ölü olarak ele geçirildiği anlaşılmakla, sanığın bu şekilde yasa dışı silahlı terör örgütü ...'nın sair efradı olarak vahamet arz eden eylemlere bizzat katılmaya ilişkin birçok vahim eylem gerçekleştirdiği sabit olmuştur. Sanık her ne kadar soruşturma evresinde emniyet aşamasından sonra verdiği ifadelerinde üzerine atılı suçlamaları kabul etmemişse de; sanığın inkara yönelik bu sonraki savunmaları, dosya kapsamı ve dosyadaki delillerle uyumlu olmayıp, kendince suçtan kurtulmayı amaçladığından, dosya kapsamına uygun görülen ikrara ilişkin ilk ifadesine itibar edilmelidir. Sanığın yukarıda ayrıntıları verilen fiilleri işlemiş olduğu, kendisi gibi örgüt mensubu olan ...'ın beyanları ve özellikle .... ve ... isimli örgüt mensuplarının anlatımları çerçevesinde de kesin olarak kanıtlanmıştır. Anılan bu örgüt mensuplarının yanı sıra ....,...,..,...,....,...,...,.... ,....,...,...,...,...,... ve ...isimli örgüt mensupları da sanığın eylemlerini doğrulamışlardır. Bu kapsamda bir kül halinde değerlendirildiğinde sanığın eylemleri, 765 sayılı TCK'nın 125. maddesinde düzenlenen yasa dışı silahlı terör örgütü ...'nın sair efradı olarak vahamet arz eden eylemlere bizzat katılma suçunu oluşturmaktadır. Yapılan benzeri bazı yargılamalarda da en baştaki, olayla örtüşen ve dosya kapsamlarıyla uyumlu görülen ikrarlardan inkara yönelen ifadelerin nedeni, terörle mücadelede büyük emek veren kolluk güçlerinin iddia edildiği üzere uyguladığı baskı değil, örgütün çözülmesine ve gerçekleştirdiği eylemlere dair verdikleri beyanlar nedeniyle tanıkların ve sanıkların kendileri ile yakınlarına yönelen ağır tehditlerden ötürü sonrasında ... silahlı ve etnik bölücü terör örgütü aleyhine ifade vermekten korkmaları ve çekinmeleridir. Ayrıca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'unun 135/3. maddesinde, 3842 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 12. maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda getirilen ihtiyari avukat yardımından faydalanma hakkının, yine aynı Kanun'un 31. maddesi kapsamında Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanına giren suçlarda uygulanmayacağına dair hüküm bulunduğu da gözetildiğinde, dosya kapsamında alınan tüm beyanların usul ve yasaya uygun olduğu, bu bakımdan olayın sıcağı sıcağına alınan ifadeler ile kolluk kuvvetleri tarafından hazırlanan tutanakların örtüşmesinin yanında olay yerlerinde ele geçirilen çok sayıda silah ve boş kovan nedeniyle de alınan beyanların doğruluğunun somut delillerle desteklendiği, vahamet arz ettiği hususunda şüphe bulunmayan yargılamaya konu çatışmalara sanığın bizzat silahlı şekilde iştirak ettiği, açıklanan bu nedenlerle yasa dışı silahlı terör örgütü ...'nın sair efradı olarak vahamet arz eden eylemlere bizzat katılma suçunun sübut bulduğu anlaşılmıştır. Bunun yanında, yargılamanın yenilenmesi sırasında bekletici mesele yapılan İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2018 tarihli ve 2015/58 Esas 2018/475 sayılı kararıyla da Tuğgeneral ...'ın şehit edildiği ... baskınının ... silahlı ve etnik bölücü terör örgütü tarafından gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi nedeniyle esasında yargılamanın yenilenmesi nedeni de ortadan kalkmış bulunmaktadır. Bu kapsamda, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2024 tarihli ve 2014/536 Esas 2015/160 sayılı dosyası üzerinden ek kararla, kapatılması nedeniyle arşivi devir alınan Adana 1 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin usul ve yasaya uygun bulunan 07.03.2002 tarihli ve 2001/48 Esas 2002/41 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 323/1 maddesi gereğince hükümlü ...'ın müebbet ağır hapis cezasıyla mahkumiyeti yönünden onaylanmasına dair hükmün karar başlığında "... savcısı .... (...)'nun" isminin yazılması suretiyle düzelterek onanması gerektiği düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir." şeklindedir. II. GEREKÇE Dairemizin, 28.11.2024 tarihli ve 2024/5646 Esas 2024/17570 sayılı kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay ... Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay ... Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin, 28.11.2024 tarihli ve 2024/5646 Esas 2024/17570 sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay ... Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla