Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/2079 E. , 2025/12988 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/407 E., 2021/244 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/3 ve 220/7 maddesi yollamasıyla 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verile
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/2079 E. , 2025/12988 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/407 E., 2021/244 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/3 ve 220/7 maddesi yollamasıyla 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusu üzerine hükmün kaldırılması ile TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 08.12.2024 tarihli ve 2022/33572 Esas 2024/18682 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2025 tarihli ve 3-2021/45173 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu özetle; tanık ...'nun aşama ifadelerinde; "sanık, örgütün ... yapılanmasındaki ... dersanesinde matematik öğretmenidir. ... tarafından düzenlenen toplantılara katılır, faaliyetleriyle ilgili bilgi verir, talimat alır, uygulanmasını sağlardı. Her ay örgütten maaşını alır, örgüte aşırı derecede bağlıdır. En son 2016 yılı içinde aktif şekilde faaliyetlere katıldığını biliyorum." ...'un kolluk ifadesinde; "...'da örgüte ait dersanede görev yaptığım. Maaşımdan her ay yüzde onu örgüt yetkilileri tarafından kesilmiştir. Sohbetlere katıldım. ... videoları izlettiler, kitapları okutuldu. ... Malatyalıydı. 1976 doğumluydu. Fetöye ait Ankara ... dersanesinde eşi ... ile birlikte göreve başlamışlardı. Dersane öğrencilerinden 5 er lira para toplayıp kütüphane yapacağız diye ... kitaplarını satın alıyorduk. Öğrencilerimize okutuyorduk. Bizden sorumlu öğretmen .... Eve kaç öğrenci geldiğini ve onlara neler okutulup izletildiğini ... takip ederdi. ... örgütüne ait okullarda görev yapanların atamalarını abiler/ablalar yapardı. Tayin seçme lüksü yoktu. ... ve eşi ... 1999 yılında MEB'e tayin olmalarına rağmen ablalar ve abiler hizmeti bırakıp nereye gideceksiniz dediler diye dersanede devam ettiklerini bizzat ... bana söyledi." şeklinde beyanda bulundukları ayrıca tanık ...'ın sanığı fotoğrafından teşhis ettiği, SGK kayıtlarından; sanığın mezuniyetini takiben örgüte ait Ankara, Yozgat, Zonguldak, Batman da ki dersanelerde görev yaptığı, örgüt ile iltisakı nedeniyle kapatılmış bulunan ... Dersanesi Mezunları Derneğine üye olup darbe girişimi sonrasında derneğin feshedildiği tarihe kadar üyesi bulunduğu, örgütün Emniyet Mahrem yapılanmasından... ile 21.07.2016-19.12.2016 tarihleri arasında irtibatlı olduğu ve örgüt lehine yapılan protesto faaliyetine katıldığı tespit edilmiş olup, 1998-2016 yılları arasında örgüt içi tayine tabi olarak ve maaşından her ay en az yüzde onu kadar himmet vermek, örgütsel toplantılara katılarak daha fazla kişinin örgüte katılımını sağlamak gibi örgüt mahremi içerisinde öğretmen olarak yer alıp, örgüte müzahir eğitim kurumlarında çalışan, "örgüt içinde genel serrehber olarak faaliyet yürüten eşiyle birlikte örgüte rapor veren, örgütsel toplantılara katılarak talimatları alıp uygulanmasını sağlayan, himmet verip, örgüt ile ilgili protesto eylemlerine katılıp, fesh edildiği tarihe kadar üyeliğini devam ettiren sanığın mahkumiyetine yönelik vicdani kanının tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, sanığın sosyolojik ve kültürel durumu, örgütteki konumu, faaliyetlerinin önemi ve devam ettiği tarih itibariyle örgütün nihai amacını bilmediği yönündeki savunmasına itibar edilmeyerek, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile katılmak suretiyle üyesi olduğu ve müsnet suçun sübut bulduğu yönündeki istinaf mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik olmadığı ve örgütün mahrem yapısı içerisinde yer alan sanığın örgütün nihai amacını bilmediği yönündeki gerekçeyle beraatine karar verilmesi hukuka aykırılık oluşturmakla, ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle sanığın silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükmün onanması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, S. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım S. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt S. 28, Özgenç Genel Hükümler S. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas sayılı Kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan .../PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, Örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri ve tanık beyanları nazara alındığında; suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullandığı veya örgütsel iletişim ağına dahil olduğu saptanamayan, soruşturmanın en başından itibaren aksi kanıtlanamayan savunmalarında da görüleceği üzere dernek üyeliği, içeriği belli olmayan sohbet toplantılarına katılma, bankasya hesap hareketleri dışında hakkında delil bulunmayan sanığın bu haliyle dosya kapsamına yansıyan eylemleri hiyerarşik yapıya girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik göstermediğinden, eylemlerinin sempati düzeyinde kaldığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmedilmesi gerekçesiyle verilen bozma kararının yerinde olduğu kabulü nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 08.12.2024 tarihli ve 2022/33572 Esas 2024/18682 sayılı bozma Kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.