İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2025/2077 Karar: 2025/10951 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/2077 K.2025/10951

3. Ceza Dairesi 2025/2077 E. , 2025/10951 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/329 E.,2024/332 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/166 E., 2024/10 K. SUÇ : Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme HÜKÜM : TCK 328/1

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2025/2077 E. , 2025/10951 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/329 E.,2024/332 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/166 E., 2024/10 K. SUÇ : Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme HÜKÜM : TCK 328/1

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2025/2077 E. , 2025/10951 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/329 E.,2024/332 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/166 E., 2024/10 K. SUÇ : Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme HÜKÜM : TCK 328/1,43/1, 62/1, 53/1, 2, 3, 63 maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 11.12.2024 tarihli ve 2024/14009 Esas, 2024/17574 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.02.2025 tarihli ve 3-2024/58475 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ 23.02.2025 tarihli dilekçenin incelenmesinde özetle; ''Dosya kapsamında mevcut MİT'in cevap yazıları, gizli tanık ... ile tanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in beyanları, dosyada yer alan delillerle örtüşen sanık ikrarları ile tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; sanığın MİT bünyesinde görev yaparken örgütün MİT ile ilgilenen mahrem abisi tarafından gizli bir grup yapıldıklarını ve bu süreçte mahrem abisi ile özel görüşmelerde bulunduğunu kendisinin de açık şekilde ikrar ettiği, bu kapsamda gizli tanık ...'ın beyanlarında; örgütsel sorumluları olan mahrem abilerinin MİT'e ilişkin bazı bilgileri kendilerinden istediğini ve sanığın da MİT'e ilişkin bir kısım bilgileri örgüt sorumlusu ile paylaştığına şahit olduğunu beyan ettiği, sanığın örgütün MİT mahrem yapılanması içerisinde öğrenci örgütsel konumunda faaliyette bulunmak suretiyle örgüt hiyerarşisinde üstü konumundaki mahrem abileri ile belirli periyotlar içerisinde edindiği bilgileri iletmek için buluştuğu, bu itibarla yabancı istihbarat örgütlerinin bir maşası olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne iletilmek üzere siyasal casusluk maksadıyla bilgi ve belge sağlamak amacıyla MİT'e ilişkin Devletin gizli kalması gereken bilgilerini temin ettiği ve MİT'e yerleştirilen bir örgüt mensubu olarak mahrem abisinin talimatları doğrultusunda faaliyetlerde bulunduğu, tüm dosya kapsamından bu durumun açıkça anlaşıldığı, milli güvenliğe ilişkin gerçekleştirilen faaliyetlerin yasa dışı şekilde dinleme yoluyla elde edilmesi ya da ilgili kuruma örgüt üyesinin yerleştirilerek Devletin gizli kalması gereken bilgilerinin siyasal casusluk maksadıyla temin edilmesi arasında bir fark bulunmadığı, bu nedenlerle sanığın bu şekilde vuku bulan eylemlerinin zincirleme olarak TCK'nın 328. maddesinde düzenlenen Devletin gizli kalması gereken bilgilerini askeri veya siyasal casusluk amacıyla temin etme suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, bu suçtan mahkumiyetine ilişkin kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından ve mahkumiyetine dair bu hükmün onanması gerektiği'' şeklindeki talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya incelendiğinde; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin devletin gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldiği, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 11.12.2024 tarihli ve 2024/14009 Esas, 2024/17574 sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA, 3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile T.C. ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 17.04.2024 tarihli ve 2024/329 Esas, 2024/332 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 4.Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla