Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/2084 E. , 2025/18992 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1 E., 2022/315 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 3, 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZ
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/2084 E. , 2025/18992 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1 E., 2022/315 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 3, 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I. İTİRAZIN KONUSU Sanık hakkında İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2019 tarih ve 2017/324 esas, 2019/255 sayılı kararı ile "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan "Beraatine" karar verilip kararın Cumhuriyet Savcısı tarafından aleyhe istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 12.11.2019 gün ve 2019/1920 esas, 2019/1435 karar sayılı ilamı ile sanık ve bir kısım itiraz dışı sanıklar bakımından İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine karar verildiği, Cumhuriyet Savcısı tarafından aleyhe temyiz edilmesi üzerine Yargıtay C. Başsavcılığımızın 09.02.2020 tarihli tebliğnamesi ile hükmün onanmasının talep edildiği, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 08.11.2021 gün ve 2021/1991 esas, 2021/9956 karar sayılı ilamı hükmün eksik inceleme sebebiyle bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesin gönderildiği, Bozma üzerine İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 gün ve 2022/1 esas, 2022/315 karar sayılı hükmü ile bu kez sanık hakkında "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan bir üye hakimin sanığın beraat etmesi gerektiğine dair muhalefeti ile neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûmiyetine karar verilip anılan hükmün sanık müdafii tarafından temyiz üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından düzenlenen 18.11.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir tebliğname ile dosya Daireye tevdi edildiği, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 10.07.2023 gün ve 2022/40481 esas, 2023/5237 karar sayılı ilamı ile "Sanık müdafiinin ilk derece mahkemesi kararının tefhiminden sonra 29.06.2022 tarihinde gerekçesiz süre tutum dilekçesi sunduğu, 19.07.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen gerekçeli karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde, temyiz sebebi içeren herhangi bir dilekçe sunmadığı, her ne kadar temyiz formunda sanığın temyiz ettiği yazılmış ise de hem UYAP sisteminde yapılan araştırmalarda hem de dosyanın fiziki incelemesinde sanığın temyizine rastlanmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Sanık müdafiinin ilk derece mahkemesi kararının tefhiminden sonra 29.06.2022 tarihinde gerekçesiz süre tutum dilekçesi sunduğu, 19.07.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen gerekçeli karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde, temyiz sebebi içeren herhangi bir dilekçe sunmadığı, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE" karar verildiği anlaşılmıştır Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesinin "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine dair ilamına karşı aşağıda belirtilen gerekçelerle sanık lehine itiraz edilmesi gerektiği düşünülmüştür. II. İTİRAZ NEDENLERİ "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan bozma sonrası İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 gün ve 2022/1 esas, 2022/315 karar sayılı hükmü ile sanığın mahkûmiyetine karar verilip, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 10.07.2023 gün ve 2022/40481 esas, 2023/5237 sayılı kararıyla temyiz isteminin süre tutum dilekçesi verilmesinden sonra gerekçeli kararın tebliğine rağmen süresinde herhangi bir gerekçeli temyiz dilekçesinin verilmemesi sebebiyle temyiz isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri gereğince karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, merci, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğunun belirtilmesi ve aynı Kanun'un 294/1. maddesinde yer alan; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'' hükmü ile "Temyiz gerekçesi" başlığını taşıyan 295/1. maddesindeki; "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.'' şeklindeki düzenlemeler karşısında; Sanık müdafiinin süresinde vermiş olduğu süre tutum dilekçesinden sonra her ne kadar sanık müdafiine gerekçeli karar tebliğ olunmuş ise de, tebliğ olunan hükümde aynı Kanun'un 295/1. maddesi gereğince temyiz nedenlerini bildirmez ise temyiz isteminin reddedileceği hususunun bildirilmediği anlaşıldığından, sanığa/müdafiine yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda usulüne uygun şekilde "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 295. maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz sebeplerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi halinde temyiz talebinin incelenebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz talebinin reddedileceği'' hususlarını içeren meşruhatlı tebligat ile gerekçeli kararın tebliğ edilmesi, mahkemesince bu eksikliğin giderilmesi, tebligat belgesi ve verilmesi halinde gerekçeli temyiz dilekçesi ile birlikte dosyanın incelenmek üzere iadesinin temini hususunda tebligat yapılması için dosyanın mahalline iadesinin sağlanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm bunların ışığında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-554 esas, 2021/117 sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı anlaşılmakla usûlüne uygun ihtarat içeren tebliğin sağlanması için dosyanın iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanık ... lehine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur. III. GEREKÇE Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ancak daha sonra ilga edilen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 293 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, temyiz eden Cumhuriyet savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa; hükmün temyiz edildiğinin bölge adliye mahkemesince öğrenilmesinden itibaren gerekçe yedi gün içinde tebliğ edilir.", 5271 sayılı Kanunu'nun 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." ve yine aynı Kanun'un karar tarihi ile itibariyle yürürlükte bulunan ancak daha sonra ilga edilen 295 inci maddesinde yer alan "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.'' şeklindeki düzenlemeler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık müdafiinin 29.06.2022 tarihli yasal süresinde vermiş olduğu temyiz dilekçesinin herhangi bir gerekçe içermediği, 19.07.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen gerekçeli karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde, temyiz sebebi içeren herhangi bir dilekçe sunmadığı, ancak kararın son bölümünde veya gerekçeli karar tebligat mazbatasında, temyiz başvurusunda hükmün neden dolayı bozulmasının istendiğine dair temyiz sebebi gösterilmesinin zorunlu olduğuna, gösterilmemesi halinde ise temyiz isteminin reddedileceğine dair bildirimi içeren ihtaratın yer almadığının anlaşılması, IV. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 10.07.2023 gün ve 2022/40481 esas, 2023/5237 sayılı kararı sayılı ilamının KALDIRILMASINA, 3. İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi 28.06.2022 gün ve 2022/1 esas, 2022/315 karar sayılı ilamının sanık müdafiinin temyiz talebi doğrultusunda yapılan incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarih ve 2019/9.MD-554 esas ve 2021/117 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, hak kaybının önlenmesi bakımından sanık ve müdafiine yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak meşruhatlı tebligatla, tebliğden itibaren yedi günlük süre içerisinde, yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddedileceği hususunda ihtar yapılmasının gerektiği gözetilerek söz konusu eksikliğin giderilmesi sureti ile iadesinin temini için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, kesin hüküm ortadan kalkmış olmakla sanık hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA ve TAHLİYESİNE başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal salıverilmesi için müzekkere yazılmasına 27.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.