Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/3244 E. , 2025/25636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/50 E., 2022/171 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜ
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/3244 E. , 2025/25636 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/50 E., 2022/171 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanık hakkında, terör örgütü propagandası yapma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde 6352 sayılı Kanun'un geçici 1-b maddesi gereğince kovuşturmanın ertelenmesine karar verildiği, söz konusu kararın sanığa usulüne uygun şekilde tefhim edildiği ve itiraz yoluna başvuru yapılmadan kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.04.2025 tarih ve 94660652-105-70-12636-2024-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve 2025/47888 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Terör örgütünün propagandası yapma suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki kovuşturmanın, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 1-b maddesi uyarınca ertelenmesine dair Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2022/50 esas, 2022/171 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, kayden 20.11.1994 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun üzerine yüklenen suçun işlendiği 15.01.20 11... .03.2011 tarihlerinde 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu, eylemine uyan ve 3713 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde tanımlanan cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zaman aşımı süresinin de 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay olduğu anlaşılmakla, suçun işlendiği tarihten itibaren Karaman Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianamenin düzenlendiği 13.02.2020 tarihine kadar olağan dava zaman aşımı süresinin tamamlandığı gözetilmeden, kamu davasının düşmesi yerine yazılı şekilde kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Hukuki Süreç 1. Sanık ...'ın 20.11.1994 Viranşehir doğumlu olduğu, üniversite mezunu olup serbest meslek çalışanı olduğunu beyan ettiği tespit edilmiştir. 2. Sanık hakkında Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2020 tarihli ve 2020/1059 soruşturma numaralı iddianamesiyle, sanığın Facebook sosyal paylaşım sitesinde, 13.01.20 11... .03.2011 tarihlerinde PKK terör örgütünü övücü nitelikte paylaşımlar yaptığı ve bu şekilde terör örgütü propagandası yapma suçunu işlediği belirtilerek 3713 sayılı TMK'nın 7/2 maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. 3. Yapılan yargılama neticesinde Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2022/50 esas - 2022/171 sayılı kararı ile sanığın terör örgütü propagandası yapma suçunu işlediği sabit görülerek 6352 sayılı Kanun'un geçici 1-b maddesi gereğince kovuşturmanın ertelenmesine karar verildiği, verilen bu kararın itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. 4. Dosyaya sonradan vekaletname sunan sanık müdafii tarafından verilen 03.11.2023 tarihli dilekçede, suçun işlendiği tarihte sanığın suça sürüklenen çocuk konumunda olduğu ve 15-18 yaş aralığında bulunduğu, dava konusu suçun iddianame tanzim edilmeden önce zaman aşımına uğradığı, bu nedenle mahkeme tarafından düşme kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek kanun yararına bozma yoluna gidilmesi talep edilmiştir. 5. Adalet Bakanlığının, 14.04.2025 tarihli ve 94660652-105-70-12636-2024-KYB sayılı yazısı ile Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2022/50 esas - 2022/171 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir. C. İlgili Hukuk Konu ile ilgili olarak 5237 sayılı TCK'nın 66. maddesinde zaman aşımı süreleri, 67. maddesinde dava zaman aşımı süresinin durması veya kesilmesi, 3713 sayılı TMK'nın 7/2. maddesinin ikinci cümlesinde terör örgütü propagandası suçunun nitelikli hali, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinde kamu davasının düşmesine karar verilebilecek haller düzenlenmiştir. D. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlığın özü, sanığın üzerine atılı terör örgütü propagandası suçu yönünden zaman aşımı süresinin dolup dolmadığına ve verilen kovuşturmanın ertelenmesi kararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. Ayrıntıları, 14.11.1977 tarih, 3-2 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen istikrar kazanmış kararlarında (03.04.20 12... /10-438 - 2012/141 sy. 10.05.20 11... -80-90 sy. 14.12.20 10... -210-259 sayılı 15.06.20 10... -117-146 sy. 23.06.20 09... -30-177 sy. gibi) açıklandığı üzere: 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinde, olağanüstü bir kanun yolu olarak düzenlenen kanun yararına bozma ile; hakim ya da mahkemelerce verilen ve temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar yahut hükümlerdeki gerek maddi gerekse usule ilişkin hukuka aykırılıkların hem ilgilisi hem de toplum açısından giderilmesi ile ülkede uygulama birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2. maddesinde; terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişinin bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı, anılan Kanun'un 7/2 maddesinin ikinci cümlesinde ise propaganda suçunun nitelikli hali belirlenerek bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı hüküm altına alınmıştır. 5237 sayılı TCK'nın 66/1. maddesinde dava zaman aşımı süreleri, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda ise on beş yıl olarak belirlenmiştir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında dava zaman aşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinin de göz önünde bulundurulması gerektiği, yine aynı maddenin dördüncü fıkrasında zaman aşımı sürelerinin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırının göz önünde bulundurulacağı ayrıca hüküm altına alınmıştır. Bu açıklamalar ışığında ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanık hakkında sosyal medya hesabından yapmış olduğu alan paylaşımlar nedeniyle terör örgütü propagandası yapmak suçunu işlediği iddiasıyla soruşturma işlemlerine başlanıldığı ve atılı suçtan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın terör örgütü propagandası yapma suçunu işlediği sabit görülerek 6352 sayılı Kanun'un geçici 1-b maddesi gereğince kovuşturmanın ertelenmesine karar verildiği, verilen bu kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, yargılamaya konu edilen eylemin Facebook sosyal medya platformu üzerinden gerçekleştirilmesi nedeniyle basın ve yayın yolu ile işlendiğinin sabit olduğu, 3713 sayılı TMK'nın 7/2. maddesinin ikinci cümlesindeki nitelikli hale göre propaganda suçundan hükmedilecek temel cezada yarı oranında artırım yapılmasının gerekeceği, TCK'nın 66/3. maddesine göre zaman aşımı süresi hesaplanırken nitelikli halin göz önünde bulundurulması gerektiği, bu durumda bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektiren propaganda suçunun nitelikli hali için öngörülen cezanın üst sınırının yedi yıl altı ay hapis cezası olacağı, 5237 sayılı TCK'nın 66/1. maddesinde beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda olağan dava zaman aşımı süresinin on beş yıl, olağanüstü dava zaman aşımı süresinin ise TCK'nın 67. maddesine göre yirmi iki yıl altı ay olacağı, suç tarihi itibariyle 15 yaşını bitirmiş ancak 18 yaşını bitirmemiş kişiler için öngörülen 2/3'lük indirim yapılarak hesaplandığında olağan zaman aşımı süresinin on yıl, olağanüstü zaman aşımı süresinin ise on beş yıl olacağı, bu haliyle yargılamaya konu olayda suçu işlediği tarihte 15-18 yaş aralığında bulunan sanık yönünden, suç tarihi olan 13.03.2011 tarihinden itibaren on yıllık olağan zaman aşımı süresi dolmadan önce 13.02.2020 tarihinde kamu davası açıldığı, iddianame tanzim edilmesiyle olağan zaman aşımı süresinin kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı, olağanüstü zaman aşımı süresinin ise 13.03.2026 tarihinde dolacağı, mahkumiyet hükmünün ise 07.04.2022 tarihinde verildiği, sonuç itibariyle olağan ve olağanüstü zaman aşımı süreleri dolmadan önce iddianame tanzim edildiği ve yargılama yapılarak kovuşturmanın ertelenmesi kararı verildiği görülmekle, mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. II. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, merciine gönderilemek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde karar verildi.