Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/3611 E. , 2025/20682 K. "İçtihat Metni" İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 25.12.2024 tarihli ve 2023/5281 esas, 2024/19713 sayılı kararı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/966 E., 2021/1238 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük Ağır Ceza
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/3611 E. , 2025/20682 K. "İçtihat Metni" İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 25.12.2024 tarihli ve 2023/5281 esas, 2024/19713 sayılı kararı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/966 E., 2021/1238 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/293 E., 2021/283 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca verilen kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 25.12.2024 tarihli ve 2023/5281 esas, 2024/19713 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.05.2025 tarihli ve 2021/139596 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesi kapsamında yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2025 tarihli ve 2021/139596 sayılı itirazı; "En son .... İl Emniyet Müdürlüğünde ... yardımcısı olarak görev yapmaktayken FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisakları nedeniyle açığa alındıktan sonra bildiklerini samimi bir şekilde yargı makamlarına anlatan sanıkların aşamalardaki beyanlarında özetle; "lise ve üniversiteye hazırlık dönemlerini ve akabinde 2009-2014 yılları arasındaki Polis Akademisi sürecini anlattıkları, bu süreçlerde örgütle ilk tanışmalarını, örgüt evlerinde düzenlenen sohbet ve toplantılara katılmalarını, kendilerinden sorumlu mahrem abileriyle örgüt evlerinde ve kafelerde buluşarak görüşmelerini, mahrem abileri tarafından telefonla aranılarak irtibat kurulmasını anlattıkları, kendileriyle irtibat kuran ve görüşen örgütsel mahrem abilerinin kod ve gerçek isimlerini söyledikleri, 2015 yılında .... iline atandıktan sonra kendileri ile... kod ... isimli örgüt mensubunun ilgilendiğini" belirttikleri, ayrıca dosyada mevcut, sanıklar hakkında düzenlenen veri inceleme raporlarında her iki sanığın "B4" (FETÖ mensubiyeti olan, sadakati ve bağlılığı olan, ancak bazı konuları sorgulayan veya zaafı olan kişiler) olarak kodlandıkları, buna rağmen ilk derece mahkemesi tarafından sanıklar hakkında ilişki içinde oldukları yapının silahlı terör örgütü olduğu konusunda hataya düştüklerinden bahisle ve suç kasıtları olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği; ancak, sanıkların ....mezunu olup, ... yardımcısı olarak görev yaptıkları ve Devletin iç güvenliğinden sorumlu emniyet teşkilatında çalıştıkları da gözetildiğinde, örgütle ve örgütün mahrem yapısı ile ilişkilerini gizlilik ve mahremiyet içerisinde yürütmeleri ve menfur darbe girişimi akabinde açığa alındıktan sonra 16.05.2017 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak bildiklerini anlatmaları karşısında, ikrarlarına konu olan eylemlerinin örgüt hiyerarşisine organik bağ ile dahil olduklarını gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içerdiği, bu kapsamda üzerilerine atılı bulunan FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluştuğu anlaşılmakla, örgüt hiyerarşisine girdikleri ve bu yönde eylemlerde bulundukları konusunda tereddüt bulunmayan, Devletin güvenliğini sağlamakla görevli olmak üzere bu konuda eğitilmiş olan ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma başvurularını açığa alındıktan sonra yapan sanıklar yönünden hata hükümlerinin uygulanmasının söz konusu olamayacağı dikkate alınarak haklarında TCK'nın 221/4. maddesinin l. cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi tarafından sanıkların beraatlerine karar verilmesinde hukuki isabet görülmediğinden ve ilk derece mahkemesinin sanıkların beraatlerine dair hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekliği düşünüldüğünden, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin onama kararma karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir." Talebine ilişkindir. II. GEREKÇE .... Emniyet Müdürlüğünde ... yardımcısı olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY kapsamında açığa alındıktan sonra 16.05.2017 tarihinde .... Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe ile başvurarak bildiklerini samimi bir şekilde anlatan sanıklar ... ve ...'in aşamalardaki beyanlarında özetle; lise ve üniversiteye hazırlık dönemlerini ve akabinde 2009-2014 yıllan arasındaki ... sürecini anlattıkları, bu süreçlerde örgütle ilk tanışmalarını, örgüt evlerinde düzenlenen sohbet ve toplantılara katılmalarını, kendilerinden sorumlu mahrem abileriyle örgüt evlerinde ve/veya kafelerde buluşup görüşmelerini, mahrem abileri tarafından telefonla aranılıp irtibat kurulmasını anlattıkları, kendileriyle irtibat kuran/görüşen mahrem abilerin kod isimlerini ve/veya gerçek isimlerini söyledikleri, 2015 yılı başlarında ... iline atandıktan sonra kendileri ile... kod isimli ... isimli bir şahsın ilgilendiğini belirttikleri, ayrıca dosyada mevcut, sanıklar hakkında düzenlenen veri inceleme raporlannda her iki sanığın "B4" (FETÖ mensubiyeti olan, sadakati bağlılığı olan ancak bazı konuları sorgulayan veya zaafı olan kişiler) olarak kodlandıkları anlaşılmış fakat ilk derece mahkemesince sanıklar hakkında ilişki içinde oldukları yapının silahlı terör örgütü olduğu hususunda hataya düştüklerinden bahisle ve suç kasıtları olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi karşısında; Sanıkların polis akademisi mezunu olup ... yardımcısı olarak görev yaptıktan, devletin iç güvenliğinden sorumlu emniyet teşkilatında çalıştıkları gözetildiğinde, sanıkların örgütle ve örgütün mahrem yapısı ile ilişkilerinin gizlilik ve mahremiyet içerisinde yürüttükleri nazara alındığında haklarında TCK'nın 221/4. maddesi ilk cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanıkların beraatine karar verilmesi hukuka aykırıdır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 25.12.2024 tarihli ve 2023/5281 esas, 2024/19713 sayılı kararı ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; ... yardımcısı olarak görev yapmakta iken açığa alınma işlemi üzerine kendiliğinden Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak etkin pişmanlık kapsamında ifade veren, emniyet mahrem yapılanması içinde toplantılara katılıp mahrem imam ile örgütsel anlamda görüşmeler gerçekleştiren ve veri inceleme raporunda B4 (FETÖ mensubiyeti olan, sadakati bağlılığı olan ancak bazı konuları sorgulayan veya zaafı olan kişiler) olarak kodlandıkları ve bu haliyle örgütün hiyerarşik yapısına dahil oldukları anlaşılan sanıklar hakkında TCK'nın 221/4-birinci cümle ve CMK'nın 223/4-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyannca ..... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.