İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2025/4729 Karar: 2026/9091 Tarih: 2026

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2025/4729 K.2026/9091

3. Ceza Dairesi 2025/4729 E. , 2026/9091 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli, 2021/168 esas, 2022/88 sayılı kararı TALEBE KONU İLGİLİ MAHKEME KARARI : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 27.06.2022 tarihli, 2022/632 esas, 2022/956 sayılı kararı TALEBE

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2025/4729 E. , 2026/9091 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli, 2021/168 esas, 2022/88 sayılı kararı TALEBE KONU İLGİLİ MAHKEME KARARI : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 27.06.2022 tarihli, 2022/632 esas, 2022/956 sayılı kararı TALEBE

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2025/4729 E. , 2026/9091 K. "İçtihat Metni" İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli, 2021/168 esas, 2022/88 sayılı kararı TALEBE KONU İLGİLİ MAHKEME KARARI : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 27.06.2022 tarihli, 2022/632 esas, 2022/956 sayılı kararı TALEBE KONU HÜKÜM : TCK 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62... . maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17.03.2025 tarih, 2023/23004 esas, 2025/8224 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.06.2025 tarihli ve 3 - 2022/106018 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavılığı'nın itiraz yazısı üzerine dava dosyası incelenip gereği düşünüldü: I- İTİRAZIN KONU VE KAPSAMI: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.06.2025 tarihli ve 3 - 2022/106018 sayılı yazısında: "Dosya kapsamına göre; ... devlet hastahanesinde hemşire olarak görev yaparken kanun hükmünde kararname (KHK) ile kamu görevinden çıkartılan sanığın, örgütle iltisakları nedeniyle KHK ile kapatılmasına karar verilen ... Sağlık Sendikası ve ... Sağlık Derneği üyesi olduğu, sanık hakkında tanık ...'un usulüne uygun alınan beyanının; "Ben Diyarbakır'dan ...'ye 2016 yılı Ocak ayında geldim. Buraya geldikten belirli bir müddet sonra yani 2016 Nisan ayları gibi daha önceki beyanlarımda teferruatlı anlattığım şekilde sohbet vermeye başladım. Bu sohbet toplantılarını sağlık personeli yada hemşire olarak bildiğim sanık ... ile soruşturma evresinde isimlerini verdiğim şahıslar katılırdı. Bu sohbetler de dini konulardan bahsederdim. Hususi olarak ... ...'e ait kitaplardan veya CD, DVD'den okuma yada izletme gibi bir durum söz konusu değildi. Sohbete gelenler de bu sohbetlerin bu cemaatle irtibatı olanlardı. Sohbete katılanlar aylık bir miktar burs verirlerdi. Burs verme hususu sohbete katılanlar kendi aralarında toplayıp toplu olarak bana verirlerdi. Ben de bu paraları Ordu da bu cemaatte abla olarak bilinen Havra isimli bayana teslim ediyordum. Sohbete katılanlar verdikleri bu bursu bu cemaate ait öğrenci evlerinde ihtiyacı olan talebelere verileceği bilincindeydiler, ben bu sohbetleri 2016 yılı Haziran ayının ilk haftalarına kadar verdim. Sanık da bu tarihe kadar katılmıştır. 2016 yılı Haziran ayında İstanbul'a gittikten sonra sohbet olup olmadığı hususunda bir bilgim yoktur," şeklinde olduğu, yine gizli tanık Karadeniz'in beyanının; "Sanığın 15 Temmuz 2016 tarihine kadar örgüt içerisinde aktif olduğu ve örgütün bayan mütevelli üyelerinden olduğu, örgüt içerisinde abonelik, üye, yardım, kurban bağışı işlerine baktığı, sohbetlere katıldığı" şeklinde olduğu, sanığa ait ... hesap hareketlerinin incelendiği mali bilirkişi raporuna göre; sanığın örgütün 2. çağrı tarihi olan 28.08.2014 tarihinde ...'da hesap açarak 11.000.00 TL yatırdığı ve aynı tarihte belirtilen miktar kadar katılım hesabı açtığı, örgütün 3. çağrı tarihi olan 04.02.2015 günü ise katılım hesabına 5.500.00 TL para yatırdığı, 10.04.2015 tarihinde ...'tan bu bankadaki katılım hesabına 3.500 TL havale yaptığı, Banka'nın TMSF'ye devrinden sonra ise 15.10.2015 tarihinde hesaptan neredeyse tüm parayı çektiği, sanığın bu şekilde örgüt tarafından verilen talimat tarihlerine denk gelecek şekilde hesap açma ve katılım hesabı açma işlemleri yapmasının mutat bankacılık hareketi olarak kabul edilemeyeceği, sanığın Bank ... da örgütün 2 çağrısına birden uyumlu şekilde para yatırma ve katılım hesapları açma şeklinde vuku bulan ve örgütün talimatları doğrultusunda amaca hizmet eden eylemlerinin, dosya kapsamı ile değerlendirildiğinde, silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturacağı, ayrıca FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiği hususunda ortada herhangi bir şüphenin de söz konusu olmadığı, açıklanan bu nedenlerle silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine dair hükmün onanması gerektiği düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. İtirazımızın KABULÜ ile, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17.03.2025 tarihli ve 2023/23004 esas, 2025/8224 sayılı BOZMA kararının KALDIRILMASI, 3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 27.06.2022 tarihli ve 2022/632 esas, 2022/956 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmüne yönelik verdiği istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının ONANMASI, 4. İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi" denilmek suretiyle Daire kararının kaldırılması ile hükmün onanmasına ilişkindir. II- GEREKÇE: Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmadığı kabul edilen sanığın, oluş, iddia, mahkeme kabulü ve dosya kapsamına yansıyan eylemleri, ...'da bulunan paraların çekilmesi talimatına uymaması ve bankanın TMSF'ye devrinden sonra parasının bir kısmını hesabında tutması göz önünde bulundurulduğunda; aşamalardaki savunmalarının aksine, örgütün nihai amacını bildiğine veya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III- KARAR: 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ üye Sn. Dr. ... ile üye Sn. ...'ın karşı oyları nedeniyle oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 17.03.2025 tarih, 2023/23004 esas, 2025/8224 sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY; Sayın çoğunluğun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine dair kararına tarafımızca iştirak edilmemiş olup itirazın yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İncelenen dosya kapsamında, sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf "sanığın dosya kapsamına yansıyan eyleminin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne yardım suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Yardım fiilini işleyen failin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK'nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması ve yapılan yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri, örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir. Maddedeki suçun oluşması için genel kast yeterli olup, failin iç dünyasını ilgilendiren özel bir saik aranmaz. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, esas 9-242, karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım faaliyeti bir kez gerçekleşebileceği gibi birden fazla da gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise, sanığın hukuki durumunun, örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilmesi gerekebilir. FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün kriminalize olup gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonraki bir tarihte örgüte finansal destek sağladığı konusunda kuşku bulunmayan ... Katılım Bankasına BDDK tarafından el konulmasının önüne geçmek amacıyla örgüt içerisinde bankanın mali yapısının hem parasal büyüklük hem de mudi sayısının artırılması amacıyla örgüt liderinin sözde vaazlarında sıklıkla söylediği, açık kaynaklarda ve örgüt içi gizli haberleşme içeriklerinde Bank ... ya sahip çıkılması konusunda telkinlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda ByLock yazışmalarında özellikle örgüt liderinden gelen mesajları örgüt üyelerine aktaran bir mesaj içeriğinde bir "il eğitim danışmanı" nın ByLock grubundaki kişilere gönderdiği mesajda; "....Kırıkkale'de işçi abilerle bir salondayız. ... . sohbet ediyor. Sinevizyonda yeşil bir listede ...'ya ve zor zamanda hizmetlere sahip çıkanların ismi var... İşte bunlar cennetlik liste diyor.. Bir de kırmızı liste vardı, bunlar da süreçte ayrılanlar. ... . bunlar üzerine sohbet etti. ... . sohbetin sonunda sorusu olan var mı diye sordu. ... . gülümsedi bu soruyu bekliyordum dedi... Bu sorunun cevabını yan odada davanın sahibi var, O (S.A.V.) versin dedi. Yan odadan Efendimiz'in (S.A.V.) sesi duyuldu: "Dışarıdakiler içeridekilerle aynı seviyeye gelene kadar devam edecek" dedi... " şeklinde söylediği, Bu kapsamda, örgütün en önemli finans kaynaklarından olan ...'ya devletin el koymasının önüne geçmek için önce Banka ... ya para yatırılması, el koymanın önünüe geçilemeyince de 29.05.2015 günü BDDK'nın el koymasının yani devletin kontrolüne geçmesinden sonra ise iflas ettirilmesi için para çekme-hesap kapatmaya ilişkin talimatların yerine getirilmesinin öneminin vurgulandığı, bu kapsamda rutin bankacılık faaliyetleri dışında örgütten gelen talimatlara uyarak para yatırıp çeken yada mudi sayısı yönünden hesap açıp kapatan kişilerin eylemlerinin yukarıda belirtilen şekilde silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım suçunu oluşturacağının kabulü gerekir. Somut olaya gelince; Oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna yönelik tam olarak şüpheleri ortadan kaldıracak kanaat edinilemeyen ancak örgütle dernek ve örgütle iltisaklı sendika üyeliklerinin bulunmasına göre FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile sempati düzeyinde bağlantısı olan sanığın, örgüt liderinin iki talimatına da uyacak şekilde mutad dışı, örgüte bağlı ... Katılım Bankasına (...) para yatırarak katılım hesapları açması şeklindeki eyleminin bu güne kadar Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi ve 3. Ceza Dairesinin istikrarlı ve süreklilik gösteren kararlarında da görüleceği üzere "silahlı terör örgütüne yardım etme" suçunu oluşturacağından sayın çoğunluğun "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine" karar verilmesi yönündeki düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla