İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2025/5015 Karar: 2025/25634 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/5015 K.2025/25634)

3. Ceza Dairesi 2025/5015 E. , 2025/25634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1541 E., 2022/1538 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/491 E., 2020/198 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM : TCK’nın 314

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2025/5015 E. , 2025/25634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1541 E., 2022/1538 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/491 E., 2020/198 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM : TCK’nın 314

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2025/5015 E. , 2025/25634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1541 E., 2022/1538 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/491 E., 2020/198 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM : TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince hükmedilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 05.05.2025 tarihli ve 2024/94 esas, 2025/13299 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.07.2025 tarihli ve KD-3-2022/142192 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ İtirazın konusu, sanığın sübut bulan eylemlerinin ... silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. ... silahlı terör örgütünün en önemli mali kaynaklarından olan ... ile ilgili açık kaynak araştırmaları, kamuoyuna yansıyan bilgi ve belgeler ile yargısal içtihatlar incelendiğinde; I-... ... İlişkin Genel Açıklamalar ..., ülkemizde faaliyet gösteren dört katılım bankasından biri olarak 24/10/1996 tarihinde ... Finans Kurumu Anonim Şirketi unvanıyla kurulmuş ve 20.12.2005 tarihinde ... Finans Kurumu Anonim Şirketi olan unvanı, ... Katılım Bankası Anonim Şirketi olarak değiştirilmiştir. Kamu makamları tarafından ... silahlı terör örgütünün en önemli finans kaynaklarından biri olarak değerlendirilen ..., 2013 yılı Aralık ayı sonrasında mali olarak zor duruma düşmüştür. Bunun üzerine ... ... finansal olarak iyi durumda olduğunu göstermek ve böylece örgüte para aktarımının sürekliliğini temin etmek amacıyla Banka ... para yatırılması için 25.12.2013 tarihinde bizzat örgüt lideri tarafından çağrıda bulunulmuştur. Bu çağrıya uyan kişilerin özellikle 2014 yılının başından itibaren gerek bir kısım mal varlığını elden çıkararak gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekerek tasarruf ve kâr amacı gözetmeksizin örgüt yararına para yatırdığı, katılım hesapları açtığı, döviz ve altın alımı gibi işlemler yaptığı tespit edilmiştir. 15.07.2016 tarihli Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik menfur darbe girişimi öncesinde de ... ile irtibatlı olduğu değerlendirilen bazı ticari kuruluşlar ve finans kuruluşları için idari birtakım tedbirlere başvurulmuştur. Bu kapsamda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) 03.02.2015 tarihinde ... yönetimine el koymuş ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ise, ... ... 29.05.2015 tarihinde TMSF'ye tamamen devretmiştir. BDDK tarafından Bankanın TMSF'ye devrinden önce hazırlanan 28/05/2015 tarihli mali durum tespit raporunda ... ... kurumsal yapısıyla örtüşmeyen şekilde, ....’in yönlendirmesiyle yönetildiği ve bu örgüte maddi kaynak sağlamak üzere muhtelif işlemlerin gerçekleştirildiği hususlarına yer verilmiştir. Ayrıca aynı raporda ... ... içinde bulunduğu finansal krizi aşabilmesi için ... tarafından 25.12.2013 tarihinde ... ... para yatırılması yönünde talimat verildiği, söz konusu talimatın Banka yönetimi tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformunda tekzip edilmediği, talimat kapsamında ekonomik veya rasyonel saike dayanmayan bir şekilde hesabı olmayan kişilerin ... Asyada hesap açtıkları, hesabı olan kişilerin ise cari ve katılım hesaplarında bulunan mevduatlarında artışa gittikleri veya muhtelif bankacılık işlemleriyle ... ... likidite sağladıkları belirtilmiştir. Söz konusu mali tespit raporu içeriğinde; "i. Bankanın üst yönetiminde istikrarın bulunmadığı, kurumsal kimliği ile bağdaşmayan uygulamalar olduğu (...), ... ... kurumsal yapısının (organizasyon yapısı, bilgi işlem sistemi, şube ağı, personel vb.) kurumsal yönetim anlayışıyla bağdaşmayacak şekilde siyasi faaliyetler içinde olduğu, dolayısıyla Bankanın kanun kapsamında kendisine verilen faaliyet izinleri dışında başka faaliyetler içinde, organize bir şekilde yer aldığı vurgulanmıştır. ii. Beş ayrı şehirde bulunan 14 şubedeki 19 ayrı hesaptan çoğunluğu 20 06... yılları arasında olmak üzere 8.503.127 TL, 125.344 USD ve 10.000 avro tutarında 346 ödeme ve/veya havalenin, 4.200.877 TL tutarındaki 783 çekin usulsüz işlemlere konu edildiği, söz konusu 19 hesabın tamamının -sistematik ve ülke geneline yaygın bir şekilde- ... cemaatine maddi kaynak sağlamak üzere gayriresmî yollardan temin edilen çeklerin tahsili amacıyla kullanıldığına işaret ettiği, yapılan işlemlerin uzun yıllar boyunca farklı şehir ve şubelerde yoğun bir şekilde aynı yöntemlerle sürdürülebilmesinin usulsüzlüklerin şube ve Banka üst yönetiminin bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleştirildiğinin göstergesi olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir. iii. Banka ortaklık yapısının şeffaf olmadığı, bunun da ötesinde aralarında Banka kurucularının da olduğu ve 03.02.2015 tarihi itibarıyla %41,94 oranındaki (A) grubu nitelikli paya sahip gerçek kişi ortak ile tüzel kişi ortakları temsilen yönetici ve/veya hissedarlarca -geçmiş yıllarda Fona devrolan bazı bankalarda rastlandığı gibi- tarih ve devralan kısımları boş bırakılmış tek tip hisse devir sözleşmelerine imza atıldığı, bu durumun banka nitelikli pay sahiplerinin sahipliğe ilişkin iradelerini kim olduğu bilinmeyen kişi ya da kişilere teslim ettiğini açık bir biçimde gösterdiği, ayrıca bu iradenin teslim edildiği perde arkasındaki kişi ya da merkezin geçmişten beri Bankanın her türlü karar ve yönetim mekanizmasında tek söz sahibi olduğunu gösteren birtakım verilere ulaşıldığı, böyle bir vaziyetin bir Bankada var olmasının ise yatırımcıların ve tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatleri açısından büyük bir risk ve tehlike oluşturacağı açıklanmıştır. iv. Yukarıda ifade edilen hususlar gözönüne alındığında Bankanın bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı çok sayıda uygulama ve faaliyetinin bulunduğu, bu faaliyetlerin katılım fonu sahiplerinin hak ve menfaatlerine halel getirecek nitelikte olduğu, Bankanın açık ve şeffaf olmayan ortaklık yapısı ve organizasyon şemasından dolayı mali sistemin güven ve istikrarı açısından tehlike arz ettiği (...) sonuç ve kanaatine varıldığı ifade edilmiştir." Bu tespitler ışığında; Terör örgütleri faaliyetlerini devam ettirebilmek için paraya ihtiyaç duyarlar. Örgüte finansal olarak kaynak sağlamak için legal görünümlü ekonomik getirisi olan ticari işletmeler kurulabildiği gibi uyuşturucu veya silah ticareti, kara para aklama şeklinde yasa dışı faaliyetler ile ya da mensupları ile sempatizanlarından bağış ve himmet adı altında para toplayarak ekonomik kaynak sağlayabilmektedirler. ...'nin de finansal gücünün en önemli kaynaklarından biri olan ... ... esasen ekonomik prensipler ve ticari hükümler çerçevesinde faaliyet göstermesi beklenmekteyken, kuruluş tarihinden itibaren örgütün yurt dışı ve yurt içi kurumlarının finansmanı amacıyla kullanıldığı, 2008 yılından itibaren başlayan birtakım mali ve kurumsal sıkıntıların yoğunlaşmaya başladığı Aralık 2013- Ocak 2014 döneminden ... ... 29.05.2015 tarihinde TMSF'ye devredildiği tarihe kadar olan süreçte kamuoyu ve ekonomik çevrelerde kaybettiği itibar nedeniyle yaşadığı finansal krizi aşabilmek amacıyla rasyonel ekonomik gerekçelere ve kurumsal yönetim ilkelerine aykırı bir şekilde örgüt liderinin ve örgüt üst yönetiminin yönlendirmesiyle mevduat toplama kampanyaları düzenlediği, BDDK'nın yukarıda ayrıntıları verilen 28/05/2015 tarihli mali analiz raporundan anlaşılmaktadır. ... ... bahse konu finansal krizin aşılabilmesi için örgüt lideri ... ve örgütün üst yönetimi tarafından 25/12/2013 tarihinde ... ... para yatırılması yönünde 1. örgütsel talimatın verildiği (bu talimatın ...'den örgüt üyelerine; "gerekirse evinizi ve arabanızı satın, parasını ... ... yatırın, kirada oturabilirsiniz, arabasız yaşayabilirsiniz, öncelik olarak ... ... kurtarmalıyız" şeklinde iletildiği ve ... ... Uhud savaşındaki "... Tepesi" olarak nitelendirilerek terk edilmemesi gerektiğinin bildirildiği), söz konusu talimatın Banka yönetimi tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformunda tekzip edilmediği gibi Bankanın Genel Müdürü [A.B.'den] Yönetim Kurulu Başkanı [E.B.] ve Yönetim Kurulu Üyeleri [E.G.], [Z.E.], [M.U.], [R.K.], [M.G.] ve [A.Ç.'ye] 06.01.2014 tarihinde iletilen 05.01.2014 tarihinde Banka çalışanı [G.Y.'nin] [A.B.'ye] gönderdiği "Affınıza mahçuben" konulu elektronik posta mesajının içeriğinde "...Bizim iklimimizden bir ağabeyim ... Bankamız için seferberlik ilan ettik, aynen 2001'de olduğu gibi, neyimiz varsa namusumuz bildiğimiz bankamız için yarından tezi yok getireceğiz ... Arkadaşlar evini arabasını satacak, gerekirse başka bankalardan kredi çekecek bankamıza mevduat koyacağız..." ifadelerinin yer aldığı ve bu doğrultuda talimat kapsamındaki ekonomik ve rasyonel saike dayanmayan bir şekilde hesabı olmayan kişilerin ... Asyada hesap açtıkları, hesabı olan kişilerin ise cari ve katılım hesaplarında bulunan mevduatlarında artışa gittikleri veya muhtelif bankacılık işlemleriyle ... ... likitide sağladıkları anlaşılmaktadır. ... ... para yatırılması yönünde 2. örgütsel talimatın 28/08/2014 tarihinde verildiği ve bu talimat sonrasında da 2014 yılı Eylül-Ekim aylarında ... ... para yatırılmasına ilişkin yoğun bir kampanya gerçekleştirildiği görülmektedir. Bu kapsamda ... tarafından kontrol edilen özellikle ".. ..." kullanıcı isimli ... hesabından 2014 yılı Eylül ayında ... ... para yatırılmasına ilişkin yapılan çağrılar üzerine ... mensupları tarafından para yatırma işlemleri yoğun şekilde yapılmıştır. ... ... para yatırılması konusunda 3. örgütsel talimatın ise, BDDK'nın bir kısım ... imtiyazlı pay sahibine tedbir uyguladığı ve akabinde TMSF tarafından ... yönetiminin değiştirildiği tarih olan 04.02.2015 tarihinden itibaren verildiği, bu tarihte sosyal medya paylaşımları (bu kapsamda örneğin Hakan Şükür'ün; "Bu ülkenin tarihini bilen, ülkesini seven kim varsa; zulme ve hukuksuzluğa karşı yarın 1 TL de olsa ... ... yatırsın" şeklinde çağrıda bulunduğu) ile ... şubeleri önünde yapılan eylemlerle kişilerin ... ... para yatırmaya yönlendirildiği ve sembolik (50-100 TL) olsa dahi yeni hesap açma ve para yatırma işlemlerinin gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla, ... silahlı terör örgütünün ... ... para yatırılması konusundaki 3 çağrısına birden uyulması veya 3 çağrı tarihine birden uyumlu bulunmasa da başka bankalardan kredi çekmek suretiyle çağrı tarihlerinden herhangi birinde ... ... para yatırılması, rutin bankacılık faaliyeti dışında kabul edilmelidir. Bu kapsamda örgütün üst yönetiminin talimatları doğrultusunda kişisel yarar amacı güdülmeksizin örgütün en önemli finans kaynaklarından olan ... ... krizden kurtarılması amacıyla örgütün emir ve talimatları doğrultusunda hareket edilmesi suretiyle yukarıda ayrıntıları verilen 3 çağrıya uyumlu şekilde ... ... para yatırılması veya 3 çağrı tarihine birden uyumlu bulunmasa da başka bankalardan kredi çekmek suretiyle çağrı tarihlerinden herhangi birinde ... ... para yatırılması, örgüte ve liderine bağlılığı gösteren bir faaliyet olarak değerlendirilmiştir. Yalnız başına bu faaliyetin silahlı terör örgütüne üye olma suçu açısından yeterli kriter kabul edilebilmesi mümkün değilse de bu şekilde örgütün 3 çağrısına birden uyumlu olarak ... ... para yatırılması veya 3 çağrı tarihine birden uyumlu bulunmasa da başka bankalardan kredi çekmek suretiyle çağrı tarihlerinden herhangi birinde ... ... para yatırılması, silahlı terör örgütüne yardım etme suçu kapsamında kabul edilmelidir (Benzer mahiyette AYM, ... ..., B. No: 2020/16435, 17.11.2022 tarihli kararı; YCGK 13.01.2022 tarihli ve 2020/9.MD-3 44... /12 sayılı kararı; Yargıtay 16. CD. 20.03.2019 tarihli ve 2018/28 82... /1926 sayılı kararı). II-... silahlı terör örgütüne yardım etme suçunun unsurları bakımından sürecin değerlendirilmesi ... silahlı terör örgütünün Anayasal düzen ile meşru ve seçilmiş hükümete yönelik vahim nitelikteki eylemleri sırasıyla incelendiğinde; İlk olarak 19.01.2007 tarihinde saat 15:05 sıralarında ... ili ... ilçesinde .... caddesi üzerinde ... gazetesi ofisinin yer aldığı Sebat apartmanı önünde uğradığı silahlı saldırı sonucunda .. (..) ... olay yerinde hayatını kaybettiği ve bu cinayet sonrasında ulusal ve uluslararası basın ve yayın kuruluşlarında yapılan haberler ile binlerce kişinin "hepimiz Ermeniyiz" şeklinde sloganlar atarak sokaklara çıktığı, uluslararası alanda meşru ve seçilmiş hükümetin karşı karşıya kaldığı zorluklar birlikte değerlendirildiğinde .. (..) ... cinayeti ile ... silahlı terör örgütü tarafından hedeflenenin azınlıkların ötekileştirilmesi, meşru ve seçilmiş hükümete yönelik güvensizlik duyulması, can ve mal güvenliğinin sağlanamaması gibi söylemlerin yaygınlaştırılması ve Anayasanın öngördüğü düzenin fiilen uygulanmasını önlemek olduğu, vahim eylem niteliğinde gerçekleşen bu cinayet sonrasında basına servis edilen fail .. .. Türk Bayrağı önünde Samsun İl Jandarma görevlileri ile birlikte çekilen fotoğrafları aracılığıyla da Türk Silahlı Kuvvetlerinin içine sızan ... silahlı terör örgütü mensuplarının bu kurumun yönetim kadrolarına yerleştirilmesi amacıyla .. ve .. yargılamalarına delil oluşturulmaya çalışıldığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün cinayette ihmali olduğu ileri sürülerek ve bu yönde delil oluşturulmaya çalışılarak emniyetin üst kadrolarına ../.. silahlı terör örgütü mensuplarının atanmasının sağlandığı (Yargıtay 3. CD.'nin 21.06.2023 tarihli ve 2022/352 00... /4495 sayılı kararı), bu sayede 2009 yılında örgüt tarafından .. .... soruşturmasının başlatıldığı, 2009 yılında ... silahlı terör örgütü mensupları tarafından başlatılan ve silahlı terör örgütüne üye olma ile örgüt adına eylem ve faaliyetlerde bulunma iddiasıyla yürütülen .. ... soruşturması kapsamında 3 yılı geçen zaman dilimi içerisinde yüzlerce kişi hakkında uygulanan tedbir kararlarına rağmen herhangi bir kişinin şüpheli olarak ifadesine başvurulmadığı, bu doğrultuda bir usuli işlemin ifa edilmediği, herhangi bir yakalama veya gözaltı işleminin uygulanmadığı dikkate alındığında Başbakan, Bakanlar, MİT Müsteşarı, siyasiler, bürokratlar ile akademisyenler, gazeteci ve yazarlardan hükümete yakın konumda olanların İran ile iş birliği içerisinde ve İran'a yakın terör örgütüne destek veren konumda gösterildiği, bu kişilerin Devlet yönetimine ilişkin saklı kalması gereken ve Devlet politikaları açısından son derece önem arz eden iletişimlerinin hukuka aykırı şekilde dinlendiği, tespit edildiği ve kayda alındığı, bu bakımdan anılan kurgu dosyanın ileride meşru ve seçilmiş hükümete örgüt tarafından yapılacak olan hukuka aykırı operasyonlara temel oluşturmayı hedeflediği ve ... silahlı terör örgütü mensuplarının eylemlerini, resmi hiçbir sıfat ve görevi bulunmayan örgüt elebaşı ... liderliğinde, yasal resmi hiyerarşinin dışındaki ast-üst ilişkisi içerisinde bilinçli, sistematik ve koordineli biçimde, eylem ve fikir birliği içinde gerçekleştirdikleri, örgütün gerçek yüzünün kamuoyu nazarında açığa çıkmaya başladığı 17... Aralık 2013 kumpas soruşturmalarına hazırlık hareketi niteliğinde olacak şekilde (soruşturma kapsamında tüm teknik takiplerin 18.12.2013 tarihinde sonlandırıldığı tespit edilmesi nedeniyle) amaç birliği içerisinde hareket ettikleri, nihai hedef olarak başta Türkiye Cumhuriyeti hükümeti Başbakanı (halen Cumhurbaşkanı) ve Bakanları ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı olmak üzere çok sayıda Devlet yetkilisini, gazeteci ve yazarı, öğretim üyelerini, iş adamlarını, vakıf ve dernek yetkililerini terörle ilişkilendirmeye çalıştıkları, suç tarihlerinde Devletin güvenliği, iç veya dış siyasi yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken Devlet sırrı niteliğindeki bilgileri temin ettikleri, Devlet sırrı niteliğindeki bu bilgileri örgütsel faaliyet ve müşterek birliktelik kapsamında siyasal casusluk maksadıyla elde ettikleri konusunda kuşku bulunmadığı, örgütsel amaçla ve casusluk maksadıyla planlı bir şekilde iş bölümü ve organizasyon dahilinde hareket ettikleri (Yargıtay 3. CD.'nin 08.05.2023 tarihli ve 2022/398 08... /2715 sayılı kararı ve bu kararla bağlantılı Yargıtay 3. CD.'nin 28.03.2022 tarihli ve 2021/43 75... /1552 sayılı kararı), Yine, özellikle 20 09... yılları arasında ... silahlı terör örgütünün emniyete sızmış olan mensupları aracılığıyla kişilerin özel hayatına ilişkin verileri ele geçirerek legal görünümle kamufle edilen ya da doğrudan illegal yöntemlerle elde etmek suretiyle bu verileri siyasi, adli veya ticari konularda ya da kadrolaşma için örgüt üyelerine yer açma, örgüt aleyhtarı kamu görevlisi, siyasetçi, gazeteci, iş adamı vb. kimseleri itibarsızlaştırıp, etkisiz hale getirmek için kullandığı, bu şekilde yasa dışı örgütsel dinleme eylemleri ile elde ettikleri verileri muhatapları aleyhine kullanarak örgütsel etkinliği sürdürmeye çalıştıkları (bu bakımdan farklı illerde örgütün emniyet mensubu olan üyeleri tarafından birçok yasa dışı dinleme eyleminde bulunulduğu, bu yasa dışı dinleme eylemlerine bir örnek olarak Yargıtay 3. CD.'nin 25.10.2024 tarihli ve 2023/61 98... /12473 sayılı kararı), bu bakımdan planlı bir şekilde iş bölümü ve organizasyon dahilinde dinleme eylemlerini gerçekleştirdikleri, bu şekilde gerçekleştirilen hukuka aykırı dinlemelerin ardından ... silahlı terör örgütünün kamuoyunca da bilinen Türkiye Cumhuriyetinin Anayasal düzeni ile meşru ve seçilmiş hükümetine yönelik operasyonel eylemlerine başladığı, Bu kapsamda süreç içerisinde 07.02.2012 tarihinde MİT Başkanının hukuka aykırı şekilde ifadeye çağrıldığı (usulen bozma kararı verilmiş olsa da Yargıtay 3. CD.'nin 20.02.2023 tarihli ve 2022/76 67... /569 sayılı kararına esas teşkil eden ilk derece mahkemesi kararı), örgüt tarafından 2013 yılındaki 17-25 Aralık soruşturmalarına başlanması ile birlikte ortaya çıktığı üzere (Yargıtay 3. CD.'nin 08.05.2023 tarihli ve 2021/43 83... /2717 sayılı, 09.05.2023 tarihli ve 2021/41 97... /2716 sayılı kararları), hukuka aykırı nitelikteki bu soruşturmaların öncesinde Başbakan, Bakanlar, MİT Başkanı ile Devletin üst kademesinde bulunan birçok üst düzey kamu görevlisinin dinlendiği ve takip edildiği gibi gerçeği yansıtmayan delillerin oluşturulması suretiyle meşru ve seçilmiş hükümeti ortadan kaldırmaya yönelik operasyonların gerçekleştirildiği, 1- 19... tarihlerinde Hatay Kırıkhan'da ve Adana-Ceyhan istikametinde seyreden MİT tırlarının hukuka aykırı şekilde durdurularak arandığı (Yargıtay 3. CD.'nin 31.03.2023 tarihli ve 2022/336 57... /1754 sayılı kararı), bunlardan bir sonuç elde edemeyen ... silahlı terör örgütünün nihayetinde 15 Temmuz 2016 tarihinde Anayasal düzene yönelik darbe girişiminde bulunduğu anlaşılmıştır. Silahlı terör örgütüne yardım etme suçu açısından bilme ve isteme şeklinde doğrudan kast aranmaktadır. 5237 sayılı TCK ile 5271 sayılı CMK'da kastın nasıl kanıtlanacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığından, mahkemece sanığın hangi kastla hareket ettiği belirlenirken, somut olaya ilişkin bütün deliller ve veriler göz önünde tutularak değerlendirme yapılacaktır. Ceza hukuku sistemimizde, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından delil serbestisi ilkesi ve bu ilke kapsamında delillerin serbestçe mahkemeler tarafından değerlendirilmesi kabul edilmiştir. Bu ilke gereği mahkemeler, sanığın kastını somut olayın özellikleri ile dış dünyaya yansıyan söz, davranış ve hareketlerini gösteren somut deliller ışığında tespit etmektedirler. Yargıtay Ceza Genel Kurulu da istikrar kazanan kararlarında kastın, her somut olayın şartları dahilinde sanığın olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışlarının ölçü alınarak belirlenebileceğini öngörmüştür (YCGK'nın 19.02.2019 tarihli ve 2017/10-9 72... /114 sayılı, 22.11.2018 tarihli ve 2017/10-7 23... /562 sayılı kararları). Bu açıklamalar ışığında; Özellikle, 07.02.2012 tarihinde MİT Başkanının hukuka aykırı şekilde ifade çağrılması, 2013 yılındaki 17-25 Aralık soruşturmalarına başlanması ve 1- 19... tarihlerinde .. .. ve ............ istikametinde seyreden MİT tırlarının hukuka aykırı şekilde durdurularak aranması ile birlikte başlayan ve yukarıda ayrıntıları açıklanan süreçte, cemaat olduğunu iddia eden ... silahlı terör örgütü hakkında legal görünümlü illegal yapılanma, paralel yapılanma, ... yapı, çete ve örgüt gibi menfi açıklamalar, Devletin ilgili kurumları ve kişileri tarafından yapılmıştır. 17-25 Aralık 2013 tarihlerinde Türkiye Cumhuriyetinin meşru ve seçilmiş hükümetini ortadan kaldırmaya yönelik menfur darbe girişiminin ardından ...'nin illegal yapılanması, kamuoyu ve Devlet kurumları tarafından gerçek anlamda fark edilmeye başlandığından, ... ... yönelik kamuoyunda menfi açıklamalarda bulunulmaya başlanmış ve kamu gücü tarafından bu Bankaya yönelik sürece yayılan müdahaleler gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda Türk Hava Yolları 2014 yılı Şubat ayında ... Asyadaki tüm parasını çekmiş ve 10/08/2014 tarihindeki Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar birçok vatandaşımız örgüte tepki amacıyla parasını ... ... başka bankalara taşımıştır. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi otobüslerinde ... Dıt Kart kullanımı ve ..... Üniversitesi öğrencilerinin ... Kampüs Dıt Kart kullanımı 2014 yılı Haziran ayında sonlandırılmıştır. ... ... vergi ve SGK prim tahsil yetkisi 07/08/2014 tarihinde kaldırılmıştır. Yine 30/10/2014 tarihinde Milli Güvenlik Kurulunda ... için legal görünümlü illegal yapı şeklinde tanımlama yapılarak ...'nin milli güvenlik açısından büyük tehlike arz eden durumu kamuoyuna açık şekilde duyurulmuştur. Bu kapsamda milli güvenliğimizi tehdit eden ve kamu düzenini bozan iç ve dış legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten paralel yapılanmalar ve illegal oluşumlar ile yürütülen mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanmıştır. Bunca yaşanan gelişmeden sonra dahi bazı kişiler tarafından örgütün çağrılarına uyularak örgüte bilerek ve isteyerek yardım edilmesi amacıyla başka bankalardan kredi çekilerek veya mevcut mal varlığı paraya dönüştürülerek ... ... mevduat girişi yapılmıştır. Ancak, ... ... mali durumu daha da kötüleşmeye devam etmiş ve 04/02/2015 tarihinden itibaren Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, ... ... yönetim kurulunu belirleyen imtiyazlı payın %63'lük bölümünün Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından kullanılmasına karar vermiştir. Bunun üzerine ... tarafından bu tarihten sonrasında da ... ... mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve TMSF'nin Bankadaki yönetimine son vermek amacıyla ... ... para yatırılması konusunda çağrıda bulunulmuştur. Neticede örgüt tarafından yapılan çağrılara rağmen Bankanın mali durumu düzelmemiş ve ... ... tamamı 30/05/2015 tarihinden itibaren BDDK tarafından TMSF'ye devredilmiştir. ...'nin en önemli mali kaynaklarından olan ... ... içinde bulunduğu finansal krizin aşılabilmesi için örgüt lideri ... ve örgütün üst yönetimi tarafından 25/12/2013 tarihinde ... ... para yatırılması yönünde 1. örgütsel talimatın verildiği, bu konuda 2. örgütsel talimatın 28/08/2014 tarihinde verildiği ve son olarak ... ... para yatırılması konusunda 3. örgütsel talimatın ise, BDDK'nın bir kısım ... imtiyazlı pay sahibine tedbir uyguladığı ve akabinde TMSF tarafından ... yönetiminin değiştirildiği tarih olan 04/02/2015 tarihinde verildiği anlaşılmıştır. ... ... para yatırılması konusunda örgütsel çağrıların tamamına uyan veya 3 çağrı tarihine birden uyumlu bulunmasa dahi başka bankalardan kredi çekmek suretiyle çağrı tarihlerinden herhangi birinde ... ... para yatıran bir kişi açısından örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme kastı açık olup, bu durumdaki kişiler açısından silahlı terör örgütüne yardım etme suçunun maddi ve manevi unsurları gerçekleşmiştir. Dolayısıyla bu hallerde, haksızlık unsurunu havi, hukuka aykırı ve cezalandırılabilir bir fiil mevcuttur. III-Silahlı terör örgütüne yardım etme suçu ve suça konu delillerin takdir edilmesi ile ilgili mevzuat TCK'nın "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma" kenar başlıklı 220. maddesinin (7) numaralı fıkrası şöyledir: "(Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir." TCK'nın "Silâhlı örgüt" kenar başlıklı 314. maddesi şöyledir: "(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir. (4) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır. " 3713 sayılı TMK'nın "Cezaların artırılması" kenar başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi şöyledir: "3 ve 4 üncü maddelerde yazılı suçları işleyenler hakkında ilgili kanunlara göre tayin edilecek hapis cezaları veya adlî para cezaları yarı oranında artırılarak hükmolunur." CMK'nın "Delilleri takdir yetkisi" kenar başlıklı 217. maddesi şöyledir: "(1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir. (2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir." IV-Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesine Dair Açıklamalar Şüpheden sanık yararlanır ilkesi çerçevesinde mahkemede oluşan şüphenin mahkumiyet hükmü lehine yenilememesi halinde, yüklenen fiilin sanık tarafından işlendiği sabit görülmediğinden, bu durumun lehine yorumlanması suretiyle sanığın beraatine karar verilecektir (.. .., “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Sisteminde Adil Yargılanma Hakkının Temel Unsuru Olarak Masumiyet Karinesi”, 2004, 8 (3-4), .. Üniversitesi .... Hukuk Fakültesi Dergisi, s. 295-296). Bu ilke, suçsuzluk karinesiyle de bağlantılı olup, ceza muhakemesinde suçsuzluk karinesi, güvence niteliğinde bazı neticeler meydana getirmektedir. Bu neticeler, ispat yükünün iddia makamında olması, susma hakkı, şüpheden sanığın yararlanması, tutuklulukta makul süreye riayet edilmesi ve hukuka aykırı delillere dayanma yasağı olup, bu güvenceler sayesinde güvenli bir muhakeme neticesinde sanığın cezalandırılması veya aklanması söz konusu olmaktadır (.. ..., “Suçsuzluk Karinesi”, 2012, (1), Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi, s. 139). Bu kapsamda amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşmak suretiyle adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit görülen sanığı cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzeninin yeniden tesisini sağlamak olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri olarak şüpheden sanık yararlanır ilkesi kabul edilmektedir. Bu ilkenin esası, ceza yargılamasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi açısından dikkate alınması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin mutlaka sanık yararına değerlendirilmesi olup, oldukça geniş bir uygulama alanı olan bu ilke, yargılamaya konu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphenin bulunup bulunmadığı durumları yönünden de söz konusu olmaktadır. Sanığın bir suçtan mahkumiyetine karar verilebilmesinin temel koşulu, suçun hiçbir şüphe söz konusu olmayacak kesinlikle ispat edilmesi olduğundan, gerçekleşme şekli şüpheli bulunan ya da tam olarak aydınlatılmayan olaylar ve iddialar, sanığın aleyhine yorumlanmak suretiyle mahkumiyet hükmü kurulamayacağı gibi ceza mahkumiyeti, herhangi bir ihtimale değil, açık ve kesin bir şekilde ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmının gözardı edilmesi suretiyle ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe ya da başkaca türlü oluşa olanak tanımayacak açıklıkta olmalıdır (YCGK 03.04.2024 tarihli ve 2018/1-1 62... /156 sayılı kararı). Bu sayede şüphenin sanık yararlanır ilkesinin ceza muhakemesinde gerçekleştirilmesi söz konusu olacaktır. Ancak, ... ... para yatırılması konusunda yukarıda ayrıntıları verilen örgütsel çağrıların tamamına uyan veya 3 çağrı tarihine birden uyumlu bulunmasa da başka bankalardan kredi çekmek suretiyle çağrı tarihlerinden herhangi birinde ... ... para yatıran bir kişi açısından örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme kastının açık olduğu, bu durumda ortada rutin kabul edilebilecek bankacılık işlemleri bulunmadığı, kendilerince dini bir cemaat şeklinde ifade edilen bu yapılanmanın özellikle, 07.02.2012 tarihinde MİT Başkanının hukuka aykırı şekilde ifade çağrılması, 2013 yılındaki 17-25 Aralık soruşturmalarına başlanması ve 1- 19... tarihlerinde Hatay Kırıkhan'da ve Adana-Ceyhan istikametinde seyreden MİT tırlarının hukuka aykırı şekilde durdurularak aranması ile birlikte başlayan sürecin ardından esasında cemaat yapılanması dışında bir silahlı terör örgütü olduğunun açığa çıktığı, ... silahlı terör örgütü hakkında Devletin ilgili kurumları ve kişilerince legal görünümlü illegal yapılanma, paralel yapılanma, ... yapı, çete ve örgüt gibi menfi açıklamalar yapıldığı, bu kapsamda Devletin kurumları ... ... para çekerken, ... hakkında MGK tarafından legal görünümlü illegal yapılanma şeklinde açıklama yapılırken ve BDDK tarafından Banka yönetimi değiştirilirken, ... ... ilişkin birçok menfi habere ve açıklamaya rağmen örgütsel 3 çağrının üçüne birden uyan veya 3 çağrı tarihine birden uyumlu bulunmasa dahi başka bankalardan kredi çekmek suretiyle çağrı tarihlerinden herhangi birinde ... ... para yatıran kişiler açısından silahlı terör örgütüne yardım etme suçunun oluştuğu konusunda herhangi bir şüphe bulunmadığı için şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmasının söz konusu olmadığı belirlenmiştir. V-... silahlı terör örgütü ile ... Özelinde silahlı terör örgütüne yardım etme suçu ve somut olay Genel açıklamalar kısmında ayrıntıları açıklandığı üzere, ...'nin en önemli mali kaynaklarından olan ... ... içinde bulunduğu finansal krizin aşılabilmesi için örgüt lideri ... ve örgütün üst yönetimi tarafından 25.12.2013 tarihinde ... ... para yatırılması yönünde 1. örgütsel talimatın verildiği, bu konuda 2. örgütsel talimatın 28/08/2014 tarihinde verildiği ve son olarak ... ... para yatırılması konusunda 3. örgütsel talimatın ise, BDDK'nın bir kısım ... imtiyazlı pay sahibine tedbir uyguladığı ve akabinde TMSF tarafından ... yönetiminin değiştirildiği tarih olan 04.02.2015 tarihinden itibaren verildiği anlaşılmıştır. ... ... para yatırılması konusunda örgütsel çağrıların tamamına uyan veya 3 çağrı tarihine birden uyumlu bulunmasa dahi başka bankalardan kredi çekmek suretiyle çağrı tarihlerinden herhangi birinde ... ... para yatıran bir kişi açısından örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme kastının açık olduğu, bu durumda ortada rutin kabul edilebilecek bankacılık işlemlerinin bulunmadığı, kendilerince dini bir cemaat şeklinde ifade edilen bu yapılanmanın özellikle, 07.02.2012 tarihinde MİT Başkanının hukuka aykırı şekilde ifade çağrılması, 2013 yılındaki 17-25 Aralık soruşturmalarına başlanması ve 1- 19... tarihlerinde ... ... ve ........ istikametinde seyreden MİT tırlarının hukuka aykırı şekilde durdurularak aranması ile birlikte başlayan sürecin ardından esasında cemaat yapılanması dışında bir silahlı terör örgütü olduğunun açığa çıktığı, cemaat olduğunu iddia eden ... silahlı terör örgütü hakkında Devletin ilgili kurumları ve kişilerince legal görünümlü illegal yapılanma, paralel yapılanma, ... yapı, çete ve örgüt gibi menfi açıklamalar yapıldığı, bu kapsamda Devletin kurumları ... ... para çekerken, ... hakkında MGK tarafından legal görünümlü illegal yapılanma şeklinde açıklama yapılırken ve BDDK tarafından Banka yönetimi değiştirilirken, ... ... ilişkin birçok menfi habere ve açıklamaya rağmen örgütsel 3 çağrının üçüne de uyan veya 3 çağrı tarihine birden uyumlu bulunmasa dahi başka bankalardan kredi çekmek suretiyle çağrı tarihlerinden herhangi birinde ... ... para yatıran kişiler açısından silahlı terör örgütüne yardım etme suçunun oluştuğu konusunda şüphe mevcut değildir. Bu bakımdan CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmaya getirilen, örgüte yardım kastını ortaya koyan ve üç çağrı tarihine de uyumlu olan veya 3 çağrı tarihine birden uyumlu bulunmasa da başka bankalardan kredi çekmek suretiyle çağrı tarihlerinden herhangi birinde ... ... para yatırılmasına ilişkin hesap hareketleri, hukuka uygun şekilde elde edildikleri için mahkumiyet hükmüne esas alınabilecektir. Bu kapsamda örgütün üst yönetiminin talimatları doğrultusunda kişisel yarar amacı güdülmeksizin örgütün en önemli finans kaynaklarından olan ... ... krizden kurtarılması amacıyla örgütün emir ve talimatları doğrultusunda hareket edilmesi suretiyle yukarıda ayrıntıları verilen 3 çağrıya uyumlu şekilde ... ... para yatırılması veya 3 çağrı tarihine birden uyumlu bulunmasa dahi başka bankalardan kredi çekmek suretiyle çağrı tarihlerinden herhangi birinde ... ... para yatırılması, örgüte ve liderine bağlılığı gösteren bir faaliyettir. Yalnız başına bu faaliyetin silahlı terör örgütüne üye olma suçu açısından yeterli kriter kabul edilebilmesi mümkün değilse de bu şekilde örgütün 3 çağrısına birden uyumlu olarak ... ... para yatırılması veya 3 çağrı tarihine birden uyumlu bulunmasa dahi başka bankalardan kredi çekmek suretiyle çağrı tarihlerinden herhangi birinde ... ... para yatırılması, silahlı terör örgütüne yardım etme suçu kapsamında kabul edilmelidir. Dosya kapsamına göre; Sanığın ... silahlı terör örgütü iltisaklı Özel ...... Merkezi Dershanesinde 12.08.2008-19.09.2008 tarihleri arasında, .... .... ... Lisesinde 18.09.2008-17.08.2009 tarihleri arasında, ... ... Eğitim Merkezi Dershanesinde 19.10.2009-26.06.2015 tarihleri arasında öğretmen olarak görev yaptığı, örgüte müzahir ... isimli sendikaya üyelik kaydının bulunduğu, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ve 20.03.2019 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere; sanığın ...'da 24.11.1997 tarihinde 24060 müşteri numarası ile hesap açtığı, sanığın örgütün 1. çağrısından sonra ... ... destek olmak amacıyla 27.01.2014 tarihinde 3.000 TL katılım hesabı açtığı, ardından ... Bankasından 28/01/2014 tarihinde bireysel ihtiyaç kredisi kapsamında 20.000 TL kredi çektiği ve aynı gün tarihinde ...'da 19.638 TL katılım hesabı açtığı, yine 31.01.2014 tarihinde 12.000 TL katılım hesabı açtığı, yine örgütün 2. çağrısından sonra ... ... destek olmak amacıyla ... Finans ...'tan 23.09.2014 tarihinde bireysel ihtiyaç kredisi kapsamında 10.000 TL kredi çektiği ve aynı gün ...'daki hesabına toplamda 10.000 TL para yatırdığı, sanığın bu şekilde sadece talimat tarihlerine denk gelecek şekilde ve başka bankadan ihtiyaç kredisi çekerek aynı gün ...'ya para yatırma ve katılım hesapları açma işlemleri yapmasının mutat bankacılık hareketi olarak kabul edilemeyeceği, yine sanığın ... silahlı terör örgütüne yardım etme kastını ortaya koymak açısından ... silahlı terör örgütü iltisaklı dershane ve okullarda öğretmen olarak uzun yıllardır çalıştığı ve örgüte müzahir .... Eğitim İş isimli sendikaya üyelik kaydının bulunduğu anlaşılmakla, bu şekilde ... ... örgütün çağrı tarihlerine uyumlu olan ve başka bankadan ihtiyaç kredisi çekerek aynı gün ...'ya para yatırmaları, diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturacağı, ayrıca ... silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiği hususunda ortada herhangi bir şüphe de söz konusu olmadığı, açıklanan bu nedenlerle silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine dair hükmün onanması gerektiği düşünüldüğünden, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz yasa yoluna başvurmak gerekmiştir. II. GEREKÇE Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz yazısı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre; Kadıköy, Kartal ve Gebze'de örgütle iltisaklı ... dershanesi ve ... Kolejinde 1997-2015 yılları arasında çalışma kaydı bulunan sanığın, ... Katılım Bankasında ilk kez hesap açtırdığı tarihin 24.11.1997 tarihi olduğu, söz konusu hesabını maaş hesabı olarak kullandığı, bununla birlikte daha önce hiç katılım hesabı açma işlemi bulunmayan sanığın örgüt liderinin ...'ya para yatırılmasına ilişkin ilk talimat tarihiyle uyumlu olacak şekilde 27.01.2014 tarihinde 3.000 TL katılım hesabı açtığı, hemen akabinde 28.01.2014 tarihinde .... Bankası'ndan 20.000 TL bireysel ihtiyaç kredisi çektiği ve aynı gün ...'da 19.638 TL katılım hesabı açtığı, devamla 31.01.2014 tarihinde 12.000 TL ve 11.02.2014 tarihinde 20.000 TL katılım hesapları açıldığı, yine örgüt liderinin bankaya destek olunması şeklindeki ikinci talimatından sonra 23.09.2014 tarihinde ... Finans ...'tan 10.000 TL bireysel ihtiyaç kredisi çektiği ve aynı gün ... hesabına yatırdığı, bankanın TMSF'ye devrinden sonra maaş ödemeleri aynı bankaya yatmaya devam etmesine rağmen yeni hesap açma işleminin bulunmadığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın söz konusu işlemleri örgüt liderinin talimatı doğrultusunda ve örgüte yardım etmek kastıyla gerçekleştirdiği anlaşıldığından, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyetine dair hükmün ve buna ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmiş olması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz talebinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluyla KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 05.05.2025 tarihli ve 2024/94 esas, 2025/13299 karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2020/1541 esas - 2022/1538 karar sayılı kararında sanık müdafince belirtilen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 302/1. Maddesi gereğince oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı oy) KARŞI OY Sayın çoğunluğun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne ve mahkumiyet hükmünün onanmasına dair gerekçesine tarafımca iştirak edilmemiştir. İncelenen dosya kapsamından; oluş, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin (kapatılan) ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin süreklilik gösteren kararlarında açıklandığı üzere, ..., cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmıştır. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması, yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Silahlı terör örgütüne yardım etme suçunun oluşması doğrudan kastın varlığına bağlıdır. Doğrudan kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir(TCK madde 21/1). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasaya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile suç kastının bulunup bulunmadığı somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesinin 22/01/2025 tarih ve 32790 sayısıyla resmi gazetede yayımlanan 09.10.2024 tarih ve 2018/37695 başvuru numaralı kararında gerekçeli karar hakkı kapsamında yaptığı değerlendirme şu şekildedir; ''....Anayasa Mahkemesi, ... verilerinin mahkûmiyette belirleyici delil olarak kabul edildiği bir yargılamanın şikâyet konusu yapıldığı başvuruda başvurucunun mutat hesap hareketlerine dayanılarak ceza verildiği yönündeki savunması hakkında mahkûmiyet kararında yeterli açıklamalara yer verilmemesini gerekçeli karar hakkı kapsamında değerlendirmiştir.... Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi ... kararında başvurucunun ... Asyadaki mevduatına ilişkin olarak ileri sürdüğü iddiası karar sonucunu değiştirebilecek nitelikte esaslı bir iddia olduğu hâlde bunun gerekçede karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır.... Anayasa Mahkemesi anılan kararında öncelikle ilgili Yargıtay içtihadına atıf yapmak suretiyle bahse konu Bankada parasal bir işlem yapılmasının kategorik olarak örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilmediğini belirtmiştir.... Somut olayda Mahkeme, bankacılık verileri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmamıştır. Gerekçeli karar içeriğine ve dosyadaki delillere göre başvurucunun 2013 yılı Aralık ayında 17.470,65 TL olan hesabı 2014 Mayıs ayına kadar düşük miktarlarda olacak şekilde 24.621,57 TL'ye yükselmiştir. Alınan MASAK raporunun da sözkonusu hesap hareketlerinin yukarıda belirtilen Yargıtay içtihadında açıklanan nitelikleri taşımadığı anlaşılmıştır. Raporda başvurucunun hesabı açış tarihinden itibaren mukayeseli bir inceleme yapılmadığı, başvurucunun başka bankalardan kredi çekerek ... ... para yatırdığının ya da işlem yaptığı üçüncü kişilerden ...'den işlem gören kişiler olduğunun tespit edilmediği görülmektedir. Başvurucu; yargılama sırasında yaptığı savunmada ... Asyada hesap açtırdığını, faizsiz finans kuruluşu olması sebebiyle bu Bankayı tercih ettiğini, örgüt liderinin talimatıyla bu Bankaya para yatırmadığını, darbe girişiminden bir yıl önce de parasını çektiğini ileri sürmüştür. Başvurucunun bu savunması karşısında söz konusu hesap açma ve bankacılık işlemlerini ekonomik çıkarları dışında farklı bir amacı gerçekleştirme saiki ile yaptığı hususunda gerekçeli kararda yeterli bir değerlendirme yapıldığını söylemek mümkün gözükmemektedir.... Başvurucunun mahkûmiyetinde esas alınan deliller gözetildiğinde tek başına örgütün nihai amacını bildiğini ve terör örgütü hiyerarşisi içerisinde gerçekleştirilmiş örgütsel faaliyetlerin varlığını ortaya koyduğu söylenemez...'' şeklinde değerlendirme bulunmuş ve yine aynı karar içeriğinde suçta ve cezada kanunilik ilkesi yönünden '' ... Ceza verme yetkisinin keyfî ve hukuk dışı amaçlarla kullanılmasının önlenebilmesi kanunilik ilkesinin katı bir şekilde uygulanmasıyla mümkün olabilir. Bu kapsamda yargı organlarınca yapılacak yorumun ceza normlarının özüyle çelişmemesi ve öngörülebilir olması gerekir. Yargı organları, terör suçları da dâhil olmak üzere tüm suçlar bakımından suça veya cezaya ilişkin olguları değerlendirirken, özellikle fiillerin bir suça karşılık gelip gelmediğini belirlerken suçta ve cezada kanunilik ilkesini anlamsız kılacak şekilde öngörülemez bir yaklaşımda bulunmamalıdır.... Bu kapsamda somut olayda değerlendirilmesi gereken, terör örgütüne üye olma suçunun kapsamının öngörülemez şekilde sanığın aleyhine olarak genişletici bir yoruma tabi tutulup tutulmadığıdır.... Bu nedenle suçta ve cezada kanunilik ilkesinin denetlenmesinde normun mevcut deliller çerçevesinde somut olaya uygulanış biçiminin yasal düzenlemeyle bağdaşmaz ve öngörülemez bir sonuca yol açıp açmadığı incelenmelidir.... Yukarıda açıklandığı üzere yargı makamları başvurucunun ...'nin nihai amacını ve yöntemlerini bilen örgüt mensuplarından biri olduğunu ileri sürmediği gibi ...'nin devletçe bir terör örgütü kabul edilmeye ve herkesçe öyle bilinmeye başlanmasından önce söz konusu oluşumun bir terör örgütü olduğundan haberdar olduğunu da iddia etmemiştir. Üyesi olduklarından bahisle kişilerin cezalandırılmalarına neden olan bir oluşumun veya yapılanmanın terör örgütü olduğunu bildiklerinin ortaya konulmaması ceza hukukunun genel ilkelerine aykırı olduğu gibi önceden suç olarak tanımlanmayan fiilleri işledikleri gerekçesiyle terör örgütüne üye olma gibi ağır suçlardan mahkûm edilmeleri sonucunu da doğurabilir.... .... Böylelikle ...'ye üye olma suçundan cezalandırılan başvurucunun mahkûmiyetinde delil olarak kullanılan fiillerinin kendisini cezai yönden sorumluluk altına sokacağını makul olarak öngörebileceği ilk derece mahkemesince somut olayda gösterilememiştir. Sonuç olarak başvurucunun bu şekilde terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm edilmesi anılan suçun başvurucunun aleyhine öngörülemez biçimde genişletici bir yoruma tabi tutulması ile mümkün olmuştur. Ortaya çıkan bu sonuç Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrası ile bağdaşmamaktadır....'' şeklinde değerlendirmede bulunarak başvurucu lehine suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmadığı kabul edilen sanığın, oluş, iddia, mahkeme kabulü ve dosya kapsamına yansıyan eylemleri göz önünde bulundurulduğunda; aşamalardaki savunmalarının aksine, örgütün nihai amacını bildiğine veya örgüt liderinin talimatı doğrultusunda terör örgütüne yardım etmek kastı ile hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından sayın çoğunluğun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne ve mahkumiyet hükmünün onanmasına dair düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Örgüt iltisaklı dershane ve okullarda uzun yıllar öğretmenlik yapan, müzahir sendikaya üye sanık; örgüt liderinin Bank Asya çağrı tarihlerine denk gelecek şekilde katılım hesapları açmış ve başka bankalardan ihtiyaç kredisi çekip aynı gün Bank Asya'ya yatırmıştır. Daire önce bozmuş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı olağanüstü itirazda bulunmuştur.

Hukuki İlke: Örgütün en önemli finans kaynağı olan bankaya, örgütsel çağrı tarihlerinin tamamına uyumlu şekilde ya da başka bankadan kredi çekilerek çağrı tarihinden birinde para yatırılması rutin bankacılık işlemi sayılmaz; örgüt iltisaklı kurum ve sendika bağlantısıyla birlikte değerlendirildiğinde silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım (TCK 220/7, 314/2, 3713 SK 5/1) suçunu oluşturur.

Uygulama Sonucu: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulü, bozma ilamının kaldırılması, onama (oy çokluğuyla)

Dava Strateji Notu: Savunmada Bank Asya işlemlerinin mutat/ekonomik saikli (faizsiz kuruluş tercihi, tasarruf) olduğu, kredi çekme-aynı gün yatırma zincirinin bulunmadığı, hesabın açılış tarihinden itibaren mukayeseli MASAK/bilirkişi incelemesi yapılmadığı vurgulanmalı; karşı oy ve AYM 2018/37695 kararı, çağrı öncesi hesap açan ve örgütün nihai amacını bildiği ortaya konulamayan kişilerde şüpheden yararlanma ve kanunilik ihlali argümanı sağlar.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla