KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/12508 E., 2010/15294 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2010
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 5.000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.000 TL'nin tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının davacı hakkında verdiği şikayet dilekçesinde davacının kendisinden rüşvet istediğini belirterek davacının kişilik haklarına saldırıda bulunması nedeniyle 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 4.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş ve hükmü davalı temyiz etmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda; davalı tarafından Emniyet Genel Müdürlüğüne verilen 13.3.2007 tarihli şikayet dilekçesinde, "aracının park yeri konusunda davacı polisin kendisi ile uğraştığını, aracını bağlayacağını söyleyerek tehdit ettiğini, kendisine sigara almasını istediğini" belirtmiş ve soruşturma neticesinde kaymakamlık tarafından davacı hakkında soruşturmaya gerek olmadığına ilişkin karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacının polis memuru olduğu, aylık 2.000 TL maaş aldığı, davalının ise emekli olup 600 TL maaş aldığı tesbit edildiğine göre ve ayrıca taraflar arasındaki olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarı fazla ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yazılı bulunan "4.000 TL" manevi tazminat rakamının silinerek,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/12508, K. 2010/15294, 28 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama