KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/20182 E., 2011/650 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, davalı oğluna aylık 1150 TL yardım nafakası ödediğini ve üniversiteyi bitirmesi nedeniyle nafakanın kaldırılmasını veya 250,00 TL.ye indirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının fakülteyi bitirmesine rağmen herhangi bir işi ve gelirin bulunmadığı gerekçesi ile nafakanın kaldırılması talebinin reddine; ancak öğrenciliğin sona ermesi nedeniyle ihtiyaçlarının azaldığı gerekçesi ile yardım nafakasının aylık 650,00 TL’ye indirilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
TMK.nun 328/2 maddesinde "çocuk ... olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullarına göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler" Aynı yasanın 364/1.maddesinde de; herkes, yardım etmediği taktirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür" düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, dava tarihinde davacının üniversiteyi bitirdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda reşit olan çocuğun TMK.nun 328/2. maddesinden yararlanmasına olanak bulunmamaktadır.
Mahkemece, TMK.nun 364.madde koşulları yönünden inceleme yapılarak davalının yardıma muhtaç olduğunu ispatı halinde anılan madde hükmü gereğince nafakaya hükmedilebilecektir ve yine, yardım nafakasının niteliği gözetilerek TMK.nun 4.maddesi uyarınca uygun bir miktar nafakaya karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde fazla miktarda nafakaya hükmedilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/20182, K. 2011/650, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama