KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/1716 E., 2011/6651 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2011
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 22.898.63 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 10.558.10 TL faiz alacağının tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davalı ... vekili dava dilekçesinde, davalının dava dışı ...'a ait 4 nolu parseli satın almak istediği sırada Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından yanlışlıkla 10 nolu parselin satışının yapıldığını, 10 nolu taşınmazın ise daha sonra belediye tarafından kamulaştırılmasına karar verilerek davalıya 22.898.63 TL'nin kamulaştırma bedelinin ödendiğini, tapu kayıtlarında yanlışlık olduğunu Tapu Sicil Müdürlüğünün 18.02.2009 tarihli yazısı ile öğrendiklerini belirterek gerçekte davalıya ait olmayan 10 nolu parsel yönünden davalıya ödenen kamulaştırma bedeli 22.898.63 TL'nin mevduata uygulanan en yüksek faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı, duruşmaya gelmediği gibi cevap dilekçeside vermemiştir.
Mahkemece; asıl alacağın yargılama sırasında ödenmesi nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kamulaştırma bedelinin davalıya ödendiği 12.07.2007 tarihinden itibaren 10.558.10 TL mevduat faizinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Davalının, dava dışı ...'a ait 4 nolu taşınmazın satışı sırasında dava dışı Tapu Sicil Müdürlüğünün hatalı işlemi sonucu davalıya 10 nolu taşınmazın satıldığı ve 10 nolu taşınmazın da davacı ... tarafından kamulaştırılarak davalıya 12.07.2007 tarihinde 22.898.63 TL kamulaştırma bedelinin ödendiği ve bedelin 25.03.2009 dava tarihinden sonra 20.04.2009 tarihinde davalı tarafından davacıya ödendiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmede faizin başlangıç tarihi ve niteliği konusunda toplanmaktadır.
BK.nun 101/2.maddesi gereğince, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Zenginleşen kimseden (iyiniyetli ya da kötüniyetli olsun) iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılmasının yasal dayanağı bulunmamaktadır. Sebepsiz zenginleşmede gecikme faizinin işlemesi için borçlunun bir ihtar ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir.
Davacı tarafından, Tapu Sicil Müdürlüğünün 18.02.2009 tarihli yazısı ile haksız ödeme yapıldığının öğrenildiği ve ihtarname gönderilmeden 25.03.2009 tarihinde dava açıldığına göre bu durumda temerrüt faizinin dava tarihinden itibaren başlatılarak davalının iade ettiği 20.04.2009 ödeme tarihine kadar hesaplanacak yasal faize karar verilmesi gerekirken, mahkemece; 12.07.2007 kamulaştırma bedelinin davalıya ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, taraflar tacir olmadığı gibi aralarında sözleşme ile mevduat faizi konusunda bir anlaşma bulunmadığına göre davada yasal faizin uygulanması gerekirken en yüksek mevduat faizi ile hesaplanan miktara karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/1716, K. 2011/6651, 19 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama