KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/3636 E., 2017/14441 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2017
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, murisleri ....'e ait vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davacı vekilinin kendisine verilen iki haftalık kesin süre içerisinde yatırması gereken ve dava şartı sayılan gider avansını mahkeme veznesine yatırmadığı gerekçesiyle davacının davasının 6100 sayılı HMK'nın 114/1-g maddesindeki dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1- ...nun 120. maddesine göre;
(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl ... Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.
(2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.
HMK'nun 114/g maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir. ...nun 115/2 ve 120 maddelerinden ve 30.09.2011 tarihli resmi gazetede yayımlanan HMK gider avansı tarifesinin 1 ve 6 maddelerindeki düzenlemelerden gider avansının davanın açılması sırasında alınmasının şart olmadığı mahkemenin sonradan da bu eksikliği kesin süre vererek ikmal ettirebileceği anlaşılmaktadır. Davanın açıldığı tarihte eksik veya hiç gider alınmamış olsa bile gider avansı dava şartı olmakla hüküm verilinceye kadar ikmal ettirilebilir. Bu durum, davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Gider avansının yatırılmaması halinde dava usulden red edilir. Tarafların bazı usuli işlemleri belli bir süre içinde yapmaları için hakimin bir tarafa kesin mehil verebileceği HMK'nun 94 ve devamı maddelerinde
ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Kesin mehil, davanın en az masrafla ve sürüncemede bırakılmadan bir an evvel sonuçlanmasını temin için hakime tanınan yasal takdir yetkisidir. Ancak, kesin mehil verilen işlemin yapılmaması, bir hakkın ortadan kalkması sonucunu doğurduğundan bu konudaki kararın yasaya uygun olması zorunludur. Bu nedenle HMK'da taraflara verilecek kesin süreye ilişkin ara kararlarda, yapılması gereken işlerin neler olduğunun açıklıkla belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve bu konuda tarafın uyarılması gereklidir. Aksi takdirde kesin mehle uymama, hukuki sonuç doğurmaz.
Somut olayda, mahkemece, ön inceleme davetiyesinin taraflara tebliği için gereken 250,00 TL eksik gider avansının iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılması ihtaratını içerir davetiyenin davacı vekiline 11.05.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliği edildiği, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan dekont evrakına göre ise, davacı vekilinin 200,00 TL'lik gider avansını kendisine yapılan tebliğinden önce 29.04.2015 tarihinde "Bahçe Asliye Hukuk Mahkemesi" banka hesabına yatırdığı, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede de, bu bedelin 17/06/2015 tarihinde (karar tarihinden sonra) tahsilat makbuzu olarak sisteme aktarıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, her ne kadar mahkemece, verilen kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere, davacı vekili tarafından, gider avansının iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılması ihtaratını içerir davetiyenin tebliğinden daha önce (200,00 TL') gider avansı yatırılmış olduğu anlaşılmakla, mahkemece bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/3636, K. 2017/14441, 23 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama