KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2016/8341 E., 2018/1437 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2018
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, tarımsal sulama elektrik abonesi olduğunu, hakkında 4 adet kaçak elektrik tutanağı ve fatura düzenlendiğini, ancak kaçak elektrik kullanmadığını ve fatura bedellerinin fahiş olduğunu ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafça temyizi üzerine 13.Hukuk Dairesinin 19.4.2012 tarihli ve 2012/2879 E., 2012/20185 K. sayılı ilamı ile. "Temyize konu hükmün gerekçesinde, dava tarihi olan 10.03.2008 tarihi itibariyle BK.
60. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş ve davalı vekilinin süresi içerisinde zamanaşımı defini ileri sürmüş olduğu gözönünde bulundurularak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, esasa ilişkin olarak da kaçak tespit tutanaklarının aksi ispat edilinceye kadar geçerli belge olduğu ve bunun aksinin davacı tarafından ispat edilemediği ve yine üç kişilik bilirkişi hesaplamasına göre asıl ve feri alacak miktarının doğru olduğu belirtilerek davanın esastan reddine karar verilmek suretiyle davanın hem usulden hem de esastan reddine dair açıklamalarda bulunulmuştur.
Usuli nedenle davanın reddi halinde, bu durum işin esasının incelenmesine engel teşkil eder. Bu itibarla HUMK.’nun 388. maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda; davanın zaman aşımı dolmuş olması nedeniyle usulden reddine, karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın abonelik sözleşmesinden doğduğu konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Buna göre; dava konusu uyuşmazlıkta uygulanacak zamanaşımı süresi, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunması nedeniyle B.K.'nun 125. (yeni TBK.'nun 146.) maddesi gereğince 10 yıl olup, dava tarihine kadar geçen sürede, zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu nedenle davanın esasına girilip, taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/8341, K. 2018/1437, 21 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama