KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/14846 E., 2018/11245 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2018
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı şirket ile 01/04/2007 tarihinde kira sözleşmesi imzaladıklarını, kiracının kira bedellerinin zamanında yatırmayıp sürekli aksamalar sebep olduğunu, davalı kiracı şirket ve kefil hakkında ... 1. İcra Müdürlüğünün 2012/8009 E. Sayılı dosyası ile ödenmeyen kira bedellerinin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalıların icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek davalıların ... 1. İcra Müdürlüğünün 2012/8009 E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 01.03.2016 tarih ve 2015/4016 E. 2016/1514 K sayılı ilamı ile; ''...... Davalı borçlu kefil ...'in temyiz itirazlarına gelince; takibe ve dosyaya dayanak yapılan 01.04.2007 başlangıç tarihli sözleşme 1 yıl süreli olup davalı ... bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalamıştır.
Dairemizin benimsediği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.05.2006 tarih ve 2006/6-346 E, 2006/300 Karar sayılı ilamından anlaşıldığı üzere kira süresinin, TBK 347. maddesi gereğince uzadığı hallerde, uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için; kefilin sorumluluğunun uzayan dönem için devam edeceğinin sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması yanında kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının sözleşmede açıkça gösterilmiş olması da şarttır.
01.04.2007 tarihli kira sözleşmesinde kefaletin süresi ve miktarı belirtilmediğinden kefilin sorumluluğu 01.04.2008 tarihinde başlayan dönemde sona ermiştir. Bu durumda kefil hakkındaki istemin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değildir.'' gerekçesi ile davalı kefil yönünden bozulmuştur.
Mahkemece; bozmaya uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda; davanın kiracı şirket yönünden kabulüne, davalı kefil ... yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davalı kefil ... vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Somut olayda mahkemece davalı kefil yararına hükmedilen vekalet ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmesi gerekirken, vekalet ücretinin diğer davalıdan alınarak davacıya verilmesi doğru değildir.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün, HUMK'nun 438/7, C2 hükmü ve 6100 sayılı HMK 370/2 ek 3/1 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/14846, K. 2018/11245, 8 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama