KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/2986 E., 2018/5109 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2018
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda itirazın iptali davasının reddine, kiralananın tahliyesi davasının kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının dava konusu taşınmazda 01.06.2011 yılından beri dava dışı ...'nın kiracısı olduğunu, taşınmazın ...
6. Aile Mahkemesi'nin 2014/1104 Esas- 2015/73 Karar sayılı dosyasında adına hükmen tesciline karar verildiğini, kira bedellerinin kendisine ödenmesini 25.02.2015 tarihli ihtarname ile davalıya bildirmesine rağmen davalının kira bedellerini ödememesi üzerine başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamını ve davalının kiralanandan tahliyesini istemiştir.Davalı, ödenmemiş kira alacağı borcu bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece itirazın iptali davasının reddine, tahliye davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının veya yan giderin muaccel (istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir.
Kiracıya verilecek süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiraya verene götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu husus da göz önünde tutulmalıdır.
Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödemede geçerlidir.
Somut olayda; Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ve Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesinde belirlenen temerrüt ihtarı niteliğindeki takip talebinde tahliye istemi bulunmaktadır. Temerrüt nedeniyle tahliye davasının ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük yasal ödeme süresi dolduktan sonra açılması gerekir. Ödeme emri davalı borçluya 26.03.2015 tarihinde tebliğ edilmiş olup, tahliye istemli bu dava 20.04.2015 tarihinde yasal 30 günlük ödeme süresi dolmadan açılmıştır.Yukarıda açıklanan nedenlerle tahliye isteminin reddi gerekirken kabulü doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/2986, K. 2018/5109, 14 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama