KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/7196 E., 2019/3262 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2019
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı kiracının kafe-restoran olarak kiraladığı işyerine ilişkin kira borçlarını ödemediğini, halen kullanıma devam ettiğini, başlattıkları takibe haksız ve yersiz şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, kira sözleşmesinin feshi ile temerrüt nedeniyle tahliyesine ve % 20'den az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; taşınmazın kafe ve restoran olarak kiralanmasına rağmen davacı tarafça gerekli ruhsatların alınamadığını, davacının engel olduğunu, belirtilen vasıfta kullanamadığını, bu sebeple kira akdinin fiilen sona erdiğini, kiralananı boşalttığını savunarak davanın reddini istemiş, aksi takdirde taşınmazın depo olarak değerlendirilmesini ve depo için ödenmesi gereken rayiç kira bedelinin esas alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece; taşınmaz yargılama sırasında tahliye edilmekle, tahliye talebi açısından davanın konusunun kalmaması nedeniyle esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, itirazın iptali davasının; kısmen kabulü ile takibin asıl alacak yönünden 14.520,00 TL ve işlemiş faiz açısından 286,57 TL üzerinden devamına, 14.520,00 TL'lik asıl alacak miktarının %20’si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.'nin 13.maddesine göre;
“Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
Dava konusu icra takibinde 14.520,00 TL asıl ve 300,14 TL işlemiş faiz yönünden icra takibi başlatıldığı, mahkemece asıl alacak yönünden 14.520,00 TL ve işlemiş faiz açısından 286,57 TL üzerinden devamına karar verildiği, reddedilen miktar dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK .436/2 maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/7196, K. 2019/3262, 11 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama