KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/7325 E., 2019/3925 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2019
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile aralarında 01.05.2009 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, son dönemde ödenen kira bedelinin brüt 37.795TL olduğunu, emsallere göre düşük kalan kira bedelinin 01.05.2014 tarihinden itibaren aylık 40.000TL+KDV olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın aylık kira bedelinin 01.05.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 36.000TL +KDV olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davalının, sair temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9. maddesinde yer alan kira bedelinin tespiti davalarında mahkemece tespit olunan kira bedeli farkının bir yıllık tutarı üzerinden tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedileceği düzenlemesine göre tespit edilen yıllık brüt kira bedelinden davalı tarafından ödenen yıllık brüt kira bedeli çıkartılarak, aradaki fark üzerinden davacı yararına vekalet ücreti ve reddedilen kısım üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeksizin
davacı lehine fazla miktarda vekalet ücretine hükmedilmiş olduğu; öte yandan kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf lehine reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi yoluna gidilmiş ise de mahkemece hüküm fıkrasının yazımı sırasında davacı ve davalı kelimelerinin yazımında hata edildiği anlaşılmıştır. Ne var ki, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/7325, K. 2019/3925, 30 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama