İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/4222 K.2019/5525

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönünden reddine, davalı ... bakımından davanın husumet yönünden reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf…

Esas2018/4222Karar2019/5525Tarih18 Haziran 2019Okuma8 dk · 1.572 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2018/4222 E., 2019/5525 K.·Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Haziran 2019
Mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 4.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.572 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönünden reddine, davalı ... bakımından davanın husumet yönünden reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 18/06/2019 tarihinde gelen davalı ...

Belediyesi vekili Av.... ile davacılar vekili Av.... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı, tapuda davalılar adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki binaların ölü ...'e ait olduğunu, üzerinde bulunan 4 adet binadan 1 ve 2 kapı numaralı binaların ...'e, 1/2 ve 1/3 kapı nolu binaların ise muris ...'e ait olduğunu, ... ve ...'in ölü ...'in mirasçıları olduğunu, ... mirasçılarının muristen kendilerine intikal eden hisselerini davalı ...'na sattıklarını, adıgeçen tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davasında ortaklığın giderilmesine karar verildiği ve taşınmaz üzerindeki davacıların murisi ...'e ait 1/2 ve 1/3 numaralı muhtesatların da satış dosyasında kıymet takdiri yapılarak

satışının yapıldığını, bu sebeple her iki davalının da tapudaki hisseleri oranında zenginleştiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıların tapudaki hisseleri oranında müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalı ...; davacıların malik olmayıp zilyet olduğunu, zilyetlikten dolayı husumetin davalı Belediyeye yöneltilmesi gerektiğini, hukuki yararlarının olmadığını, icra satış memurluğunca yapılan izale-i şuyu satışı sonrası diğer davalının hissesinin ihale ile ve bina değeri ödenmek suretiyle satın alındığını, taşınmazın 649/969 kısmına tekabül eden kısmının ... mirasçılarından arsa bedeli ve üzerindeki yapıların bedeli ödenmek suretiyle satın alındığını, davacı talebinin Belediye ile arasındaki hukuki ilişki olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ...; davaya konu taşınmazın tamamının Belediye Başkanlığı mülkiyetinde olduğu sırada, ... adına 08/06/1987 tarihinde tapu tahsis kararı alındığını, ...'in vefatından sonra 05/12/2012 tarih ve 3017-1277 sayılı encümen kararı ile taşınmazdaki hissenin, ...'in mirasçıları ..., ... (...) ... ve ... uhdesinde tapuya dönüştürülmesine karar verildiğini, hisse bedelinin de belediye adına bankaya yatırıldığını, davaya konu taşınmazın tapu kaydında davacıların murisi lehine bir muhtesat beyanı bulunmadığını, murisinin taşınmazdaki hissesini kayıt ve şarta bağlamadan bütün halinde ...'na sattığından davacıların aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince; dava konusu İstanbul İli, Kartal İlçesi, ..., 901 ada,1 parselde kayıtlı taşınmazın tamamının İstanbul Belediyesine ait iken dava dışı kişilerin murisleri olan ...'in tapu tahsis belgesi ile bu parselin 324,50m2'lik kısmının adlarına tescil edildiğini, bilahare bu hissenin ... mirasçıları tarafından davalılardan ...'na satıldığını, davalı ...'nun da diğer davalı ve paydaş olan İstanbul Büyükşehir Belediyesine karşı ortaklığın giderilmesi davası açtığını, İstanbul Anadolu 5. Sulh Hukuk Mahkemesi 2013/438 E, 2014/441 K. sayılı ilamla ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiğini,

karar veren mahkemenin gerekçesinde ve dayanak bilirkişi raporunda parsel üzerindeki muhdesatların dava dışı mirasçılar murisi ... dolayısıyla da ondan satın alan davalı ...'na ait olduğunun belirtildiği, tüm işlemlerin ve satışın mahkemenin bu kararına göre yapıldığı, yapılan satışta parselin tamamını ihaleden davalı ...'nun aldığı, dava konusu edilen 1/2 ve 1/3 kapı no'lu yapıların davacılara veya murisleri ...'e ait olduğuna ilişkin tapunun beyanlar hanesi veya mahkeme kararlarında yer almadığı,

tüm bu davaların görüm aşamasında dahi davacıların hiçbir itirazda bulunmamış olmalarının hayatın olağan akışına aykırı olmasına karşın muhdesatların kendilerine ait olduğuna ilişkin dava veya itirazlarının dahi bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ...'na karşı açılan davanın husumet yönünden reddine, davalı ... Belediyesine karşı açılan davanın reddine karar verilmiş; davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna müraacat edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmaz davalı İBB adına kayıtlı iken, ölü ... mirasçılarından sadece ... tarafından tapu tahsis talebinde bulunulduğu ve onun ölümü ile bu kez dava dışı ... mirasçıları adına tapu tahsis belgesine dayanılarak, dava dışı ... mirasçıları ..., ... ve ... ...'in adına tapuda tescil edildiği görülmekle, davacıların murisi ... adına tapu tahsis belgesi olmadığı gibi, buna dayanak tapu talep işlemlerinin tamamlanmadığı da anlaşıldığından, davacıların mülkiyet hakkının ispatlanamadığı,

tapu maliki olan dava dışı ...'in tapudaki hissesini diğer davalı ...'na sattığı, bu nedenle davacılar yönünden binalardaki hak iddiasının ispatlanamadığı gibi taşınmazın tapu tahsis belgesinden tapuya dönüşen kısmının ilk maliki ... olduğu açık bulunduğundan, ayrıca davalı belediyeye ödenen bina bedeli de bulunmadığından, davanın reddine dair mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davacılar taşınmazın, murisleri tarafından yapılan ve bilahare kendilerinin zilyetliğine geçen muhdesatlarla birlikte satıldığını, bu muhdesat bedeli kadar davalıların zenginleştiğini öne sürerek, bunun tahsilini istemiştir. Ilk derece ve bölge adliye mahkemesince muhdesatların davacılara ait olduğuna ilişkin dava veya itirazların olmadığını, bu nedenle davacılar yönünden binalardaki hak iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmiştir.

Somut olaya geçmeden önce muhdesat kavramına kısaca değinecek olursak, muhdesat 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında ve eşya hukukunda vurgulandığı üzere, bir arazi üzerinde arz malikinden başkasına veya bir paydaşa ait yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak sağlamayıp, muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır.

Dava konusu olayda, dosya kapsamından; taşınmazın Maliye Hazinesine ait olup toplam 484,50 m2 olduğu, muhdesat bilgileri kısmında üzerinde ''kök muris ...'e ait ev'' olduğunun belirtildiği, veraset ilamına göre kök murisin mirasçısı olarak ... ile ...'in kaldığı, davacıların, muris ...'in mirasçıları, dava dışı ... mirasçılarının ise dava dışı ..., ... ve ... ... olduğu,

Yine davaya konu taşınmazın, 324,50 m2'sinin 11.06.1987 tarihli tapu tahsis belgesi ile ...'e tahsis edildiği, bilahare 05.12.2012 tarihli Belediye Encümen Kararı ile ... mirasçılarına bedeli ödenmek suretiyle satışının yapıldığı ve tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürüldüğü, kalan 160,00 m2'lik kısmın ise İstanbul Belediyesi adına tapuya tescil edildiği, dava dışı mirasçılar tarafından bu hissenin tamamının 08.05.2013 tarihinde davalı ...'na satıldığı; adıgeçen tarafından İstanbul Belediyesi aleyhine açılan ortaklığın giderilmesi davası sonrasında da taşınmazın tamamının ihale ile satışı neticesinde davalı ... uhdesinde kaldığı anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, dosyada mevcut İBB Başkanlığı'nın 28.11.2016 tarihli yazısında "...taşınmazın yerinde yapılan tespitinde ... mirasçılarına ait 1. ve 2. katlı konut niteliğinde işgal bulunduğu; ...'e ait ise 3. katlı konut niteliğinde işgal bulunduğu; adıgeçenin imar affı müracaat formunun mevcut olduğu, ancak tapu tahsis belgesi almadığından herhangibir ödeme yapmadığı'' belirtilmekte yine 10.05.1983 tarihli gecekondulara ait başvuru dilekçe formunda ise yapının davacılar murisine ait olduğu, yapının 3 katlı olduğu, işgal edilen alanın m2'nin 160 olduğu belirtilmekte.

11.09.2012 tarihli İBB Belediye Bşk'nın tespit yazısında ise''...krokide B ile tanımlı ... ait 3 katlı konut olduğu anlaşılmış, yapıların 1982 yılı hava fotoğrafında mevcut olduğu'' belirtilmekte; davacılar tarafından, dava konusu edilen gecekondulara ilişkin abonelik kayıtları (su ve elektrik faturları), emlak beyannemesi, vergi kaydına ilişkin belgeler dosyaya ibraz edilmiştir.

Bununla birlikte, satış dosyasında mevcut bilirkişi raporunda taşınmaz ve muhdesat bedelleri 2014 yılı yaklaşık birim fiyatları esas alınarak ayrı ayrı hesaplanmış ve taşınmaza muhdesat bedelleri ile birlikte 880.262,50 TL bedel taktir edilmiş, ihaleye çıkılmış ihale 446.500 TL üzerinden davalı ... üzerinde kalmıştır. Son olarak İcra Müdürlüğü Satış Memurluğu'nun Tapu Sicil Müdürlüğü'ne hitaben yazılan 11.12.2015 tarihli yazısı ile ''...alan hissedarın hissesine düşen 299.049,02 TL ise de üzerinde binanın olduğu ve muhdesat değerinin mahkemece tespit edilen bilirkişi oranına göre hisse belirlendiğinden muhdesat değeri gözönünde bulundurularak 354.163,80 TL'nin mahsup edilerek satılan diğer hissedarın hissesine düşen 92.336,20 TL üzerinden harcın alınması'' gerektiği belirtilmiştir.

Bu açıklamalar neticesinde, davacılar murisi tarafından davaya konu taşınmaz üzerine binanın yapıldığı, ortaklığın giderilmesi davası ve taşınmazın ihale ile satışı safhasına kadar binaların davacılar zilyetliğinde olduğu ve fiilen de konut olarak kullanıldığı, satış safhasında bu yapıların, taşınmaz değerinin tespitinde de dikkate alındığı hususu sabittir.

Diğer taraftan, bir uyuşmazlıkta sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir tarafın mal varlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tesbit edilmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme borçlusunun, muhdesatın yapıldığı anda ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği ileri sürülmez. Zira, vücuda getiren tarafından kullanılan muhdesatın, taşınmaz malikine herhangi bir katkısı bulunmamaktadır. Bu nedenle, ekonomik yönden zenginleşme ve fakirleşmenin, satış suretiyle taşınmazdaki ortaklığın giderildiği anda gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Daha açık deyişle, sebepsiz zenginleşme, satışın yapılıp bedelinin ödendiği tarihte gerçekleşir.

Bu durumda, sebepsiz zenginleşme sebebiyle hükmedilecek miktar, muhdesatların satış tarihinde taşınmazın değerinde meydana getirdiği artış oranında olmalıdır. Diğer bir anlatımla, taşınmazın davacılara ait muhdesatlar yapılmamış olsa idi kaç liraya satılabileceği, muhdesatlar ile birlikte kaç liraya satılabileceği bilirkişiye tesbit ettirilmeli, taşınmazın muhdesatlar hariç belirlenen satış değeriyle muhdesatlar dahil belirlenen satış değeri birbirine oranlanmalı, bu oranın taşınmazın üçüncü kişiye satış bedeline uygulanması suretiyle elde edilecek fark bedel kadar davalıların muhdesatlar nedeniyle zenginleştiği kabul edilmelidir.

Başka bir deyişle, davacıya ait muhdesatların satış bedelinden davalılara ödenmiş olan paradan yukarıda açıklanan orantı ile bulunacak kısım kadar davalılar sebepsiz zenginleşmiş sayılır. Aynı şekilde, satış sonucu davacılar murisinin yaptırdığı muhdesatların davacıların elinden çıkması ile mamelekinde bir azalma olacağı da kesindir.

O halde, mahkemece; taraflar arasındaki uyuşmazlığın sağlıklı olarak çözümü için dava konusu taşınmazın ihale yolu ile satışına ilişkin satış dosyasının ayrıntılı incelenmesi ile, uzman bilirkişiden yukarıda açıklanan orantı kurulmak suretiyle rapor aldırılması (davacılara ait muhdesat bedellerinin hangi davalının uhdesinde kaldığı hususu tespit edilmek suretiyle) ve her bir davalının zenginleştiği tutar tespit edilerek tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bendde açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun 373/1 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, 2.037 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacı tarafa verilmesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 18/06/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/4222, K. 2019/5525, 18 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/4222
Karar No
2019/5525
Tarih
18 Haziran 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/4225 K.2019/2798
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2018/4226 K.2019/9576
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/4227 K.2019/3734
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/4234 K.2019/4692
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2018/4236 K.2019/9572
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/4236 K.2019/2861

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.