KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/5589 E., 2018/9628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2018
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
.... Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, nişanda ve düğünde takılan ziynet eşyalarının düğünden kısa bir süre sonra davalı tarafından tüketici kredisini kapatmak için elinden alındığını ileri sürerek ziynet eşyalarının aynen iadesine mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, "1-Davanın kısmen kabulü ile 14 er gram ağırlığında 1.400 er TL değerinde 8 adet 22 ayar bilezik, 169'ar TL değerinde 27 adet çeyrek altın, 330 ar TL değerinde 3 adet yarım altın, 664 er TL değerinde 2 adet tam altının aynen olmadığı takdirde 14.300 TL'nin (bilezikler için 8.000 TL, çeyrek altınlar için 4.050 TL, yarım altın için 1.350 TL, tam altınlar için 900 TL olmak üzere ) dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedelde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, 2- Yine 1.900 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, " karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, ziynet alacağı talebine ilişkindir.
1-)Mahkemece, çeyrek altınlara ilişkin olarak; kısa kararda, 169'ar TL değerinde 20 adet çeyrek altın, çeyrek altınların değeri olan 4.050 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; gerekçeli kararda ise, 169,00'ar TL değerinde 27 adet çeyrek altın, çeyrek altınların değeri olan 4.050 TL dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu suretle, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun “Hükmün yazılması” başlıklı 298. maddesi gereğince gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.
.....
10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni oluşturmaktadır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla yeni bir karar vermekten ibarettir. 2-)Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
....
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/5589, K. 2018/9628, 4 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama